Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 1 aydır aralıksız yurt dışı gezilerinde.
 
Daha önce özellikle Avrupa ülkelerinden davet alamıyor diye eleştirilen hükümet ve Erdoğan’ın bu ziyaretleri adeta başı döndürdü.
 
Erdoğan mekik diplomasisine devam ediyor.
 
Hindistan ile başlayan ziyaretler Kuveyt ile devam etti. Soçi’de Putin ile ekonomi zirvesinde görüşen Erdoğan, Çin’e gitti. Burada da çok sıcak karşılandı, hatıra fotoğrafında en önde yer aldı.
 
Erdoğan’ın Çin ziyareti sonrası verdiği mesajlar anlamlıydı.
 
Zira Erdoğan dünden itibaren ABD turuna başladı.
 
ABD’nin itibarını yokettiğini açıklayan Erdoğan net konuştu: ‘’Eğer stratejik müttefiksek ittifak içinde karar almamız lazım.
İttifaka gölge düşecekse başımızın çaresine bakmamız lazım’’
 
Lafı eğip bükmedi, kitabın ortasından konuştu.
 
ABD, bu ziyaret öncesinde terör örgütü YPG’ye ağır silah verilmesini öngören kanunu onaylamıştı.
 
ABD ile onarılması gereken bir değil birden fazla sorun var.
 
Nitekim Cumhurbaşkanı danışmanlarından İlnur Çevik bunları açıkça söyledi.
 
Çevik her ne kadar sonradan düzeltmiş olsa da Suriye’deki keşmekeşte ABD askerlerinin bile kim vurduya gidebileceğine dokundurdu.
 
Erdoğan, ABD’den ne isteyecek?
 
18 Nisan gecesi iki lider telefonda görüşmüşken ziyaret teklifi Trump’tan gelmişti: Yüz yüze görüşelim, bizim için çok önemli, sizinle çalışmak istiyoruz’
 
The Washington Post gazetesi görüşmenin Trump'ın başkanlığa geldikten sonra bir yabancı liderle yaptığı en zorlu görüşme olacağını öne sürüyor.
 
ABD basının Trump’a cephe aldığını biliyoruz; ama karşısında her şeye ‘evet’ demeyecek bir Erdoğan olmayacağını da biliyor olmalı.
Erdoğan’ın ve dolayısıyla Türkiye’nin temel istekleri belli: Fetullah Gülen'in iadesi ve FETÖ faaliyetlerinin kısıtlanması, Suriye, PYD ve PKK konularında Türkiye'nin hassasiyetleri, Rakka operasyonu, ekonomik ilişkiler gibi dosyalar,
 
Bu ziyareti diğer ziyaretlerden ayıran temel unsurlar var.
 
Türkiye, fiili olarak Suriye politikasının içinde.
 
Kuzey Irak’ta kurulması düşünülen Kürdistan’a temelden karşı.
 
Yoğun diplomasi trafiğinin mayıstaki son durağı ise Brüksel.
 
Erdoğan, 28 üye ülkenin liderleriyle 25 Mayıs'ta NATO Zirvesi'nde buluşacak.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AB'ye üye ülkelerin liderleriyle görüşmeler yapması, AB Komisyonu Başkanı Jean ClaudeJunker ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'la bir araya gelmesi planlanıyor.
 
Ankara, Ankara-Brüksel ilişkileri konusunda, "Türkiye ile devam etmek istiyorsanız, devam edeceğiz. Ancak fasıllar, vize muafiyeti, AB'deki PKK ve FETÖ varlığı konusunda sorunları çözmemiz lazım" diyecek.
 
16 Nisan öncesinde Avrupa’ya ‘sürprizlere hazırlıklı olun’ diyen Erdoğan ne demek istedi?
 
Avrupalılar, Türkiye’nin idamı onaylaması durumunda AB’den uzak kalacağını resmi olarak açıklarken, Erdoğan’da fasıllar meselesinde ‘bu işi uzatmayın’ diyor
 
AB’den kısa zaman içinde bir geri adım gelmezse Partili Cumhurbaşkanlığı ile idamın yeniden anayasaya girmesi ve Ayasofya’nın da ibadete açılması süreçlerinin gündeme gelmesine dahi tanıklık edebiliriz.
 
Önümüzdeki bir-iki ay, bu ziyaretlerin sahadaki sonuçlarını görme adına belirleyici olacak.