Trabzonspor'un Fransız orta saha oyuncusu Tim Jabol Folcarelli, yeni sezon öncesi kamp çalışmalarını, Fatih Tekke ile birlikte değişen oyun anlayışını, bordo-mavili ekibin hedeflerini ve Trabzonspor taraftarıyla kurduğu bağı anlattı.
Oyununda önemli bir gelişim yaşadığını belirten Folcarelli, yeni sezonda hem ligde hem Avrupa'da başarılı olmak istediklerini söylerken, taraftarlara da sabırlı ve pozitif olmaları çağrısında bulundu. Başarılı oyuncu, TAKA Gazetesi Muhabiri Nurgül Günaydın’a samimi açıklamalarda bulunurken röportajını “Avusturya da bize Trabzon” sözleriyle tamamladı.
Kamp sürecini değerlendirir misin? Nasıl bir kamp süreci geçiriyorsunuz?
Öncelikle geçen sezon çok enerjik, dinamik bir sezon geçirdiğimizi söyleyebilirim. Bu sezon da aynı dinamizmle başlamak istediğimiz bir sezon kampı geçirmekteyiz. Ekibimizin çoğunluğu beraber oynadığımız geçen seneki oyunculardan oluşmakta. Bu da aynı zamanda bize bu dinamizmle devam etmemiz için yardımcı oluyor. Yeni katılan oyuncularımız da var elbette. Yeni katılan oyuncularımızla bu enerji ve dinamiğe, o grubun içerisine dahil olma konusundaki adaptasyon sürecinin çok kısa olduğunu söyleyebilirim.

Gerçekten onlarla aynı dinamikte, aynı enerjide antrenmanlarda da görmekteyiz. Çalışma sistemimizi, hocamızın bize antrenmanlarda yaptıklarından kısa süre içerisinde adapte oluyorlar. Biz de bu sezon yapmamız gerekenler içerisindeki hocamızın bize verdiği talimatlar içerisinde antrenman hazırlıklarımıza devam etmekteyiz. Hazırlık kampı sürecimizin iyi geçtiğini söyleyebilirim İlk hazırlık maçımızı oynadık. Birçok oyuncumuz var şu anda oynama fırsatı buldu herkes. Bu hazırlık maçından çıkaracağımız dersler olacak elbette. Yeni yeni oturan çalışma sistemlerimiz içerisinde hocamızın bize katmaya çalıştıkları antrenmanları beraber tekrar ederek, sistemimizi oturarak hazırlanmaya çalışıyoruz.
Alt liglerden Trabzonspor’a uzanan kariyer yolculuğunda kendisine en önemli ders ne çıkardı?
Akademide genç zamanımdaki süreçteki kariyerimde oynadığım takımlardan farklı olduğunu söyleyebilirim. Çok farklı takımlarda, çok farklı sistemler içerisinde yer aldım. Profesyonel anlamda bu dördüncü yılım. Bana çok şey kattığını söyleyebilirim. Aynı zamanda bu gelişim ve ilerleme sürecinde çok dersler çıkardığımı söyleyebilirim. Farklı kulüplerde elde etmiş olduğum tecrübeler, farklı sistemlerde çalışmış olduğum hoca grupları ve diğer takım arkadaşlarımdan elbette ki çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Bu sene de bize çok büyük katkı sağlayacak. Avrupa Kupası tecrübem de olacak. Aynı zamanda Avrupa kupalarında takımla beraber oynadıktan sonra hala gelişim gösterdiğim ve hala kariyerimde gelişim, ders çıkardığım zamanlar olduğunu söyleyebilirim.
Trabzon’a geldiği zaman en çok neye şaşırdı? Buradaki futbol kültürü mü, taraftar mı, şehir mi kendisini en çok şaşırtan şey oldu?
Beni Trabzon’da en çok şaşırtan şey tabi ki futbol kültürü. Çünkü buradaki şehrin ve taraftarın tutkusunun çok üst düzey olduğunu gördüm. Çok fazla tutkulu bir şekilde takımını destekleyen bir şehir, taraftar grubu gördüğüm için şaşırdığımı söyleyebilirim.
Bu sezon yeni takım arkadaşları var, oldukça yeni diyebileceğimiz bir kadro olacak. Bu sezon hedefleriyle alakalı neler söylemek istersin?
Öncelikli hedefimiz, geçen sezonun üzerine çıkarak ligi daha iyi bir noktada tamamlamak. Takım olarak ilk hedefimizin bu olduğunu söyleyebilirim. Elbette Trabzonspor çok büyük bir kulüp. Buraya gelmeden önce de bildiğim gibi, her zaman şampiyonluğu hedefleyen ve zirveye oynayan bir camia. Geçen sezon da bunu gösterdik, şampiyonluk yarışının içinde yer aldık. Bu sezon ise umarım şampiyon olduğumuz, taraftarımızı gururlandırdığımız, onlara daha fazla sevinç yaşattığımız ve çok daha fazla maç kazandığımız bir yıl geçiririz. Bunun yanı sıra Avrupa hedeflerimiz de var. Önümüzde play-off elemesi bulunuyor ve ilk hedefimiz bu aşamayı başarıyla geçerek gruplara kalmak. Geçen sezon kazandığımız başarılarla bunu hak ettiğimizi düşünüyorum. Ardından üç kulvarda da yolumuza en iyi şekilde devam ederek hem takım hem de bireysel anlamda mümkün olan en başarılı sezonu geçirmek istiyoruz.
Fatih Tekke, oyunda sürekli detaylardan bahseden bir hoca, oyun anlamında Fatih Tekke ile değiştiğini düşünüyor musun?
Öncelikle şunu söyleyebilirim; Trabzonspor'a gelmeden önce daha çok ofansif özellikleriyle öne çıkan bir orta saha oyuncusuydum. Dribbling yapan, topu aldıktan sonra sürekli ileriye oynamayı düşünen ve ön alanda baskıyı seven bir yapıya sahiptim. Ancak buraya geldikten sonra Fatih Hocamızla yaptığımız çalışmalar sayesinde oyunum farklı bir boyut kazandı. Artık daha mobil, daha hareketli ve orta sahada savunma yönünü de ön plana çıkaran bir oyuncu haline geldiğimi söyleyebilirim. Sezonu da bu yönlerimi geliştirerek tamamladım. Hocamızın çalışma anlayışında detayların çok önemli bir yeri var. Bizi her antrenmanda en ince ayrıntısına kadar hazırlıyor. Her pozisyonu tek tek çalışıyor, her oyuncunun takıma en fazla katkıyı vermesi için son derece titiz bir şekilde ilgileniyor. Ben de bu sayede özellikle savunma yönümü geliştirdiğimi ve takıma bu anlamda daha fazla katkı sağlayabildiğimi düşünüyorum

Trabzonspor’a geldiğin sezondan sonra hep yükselen bir grafik sergiledin. Top ayağına gelmeden çevre kontrolünü çok iyi yapıyorsun. Bir orta saha oyuncusunda teknik mi oyun görüşü mü daha önemli?
Trabzonspor'a gelmeden önce forma giydiğim takımlarda hem savunma hem de hücum yönüyle oynuyor, daha özgür bir role sahip oluyordum. Özellikle son kulübümde bu şekilde görev alıyordum. Burada ise savunma yönünün daha fazla ön plana çıktığını söyleyebilirim. Ancak bu tamamen takımın oyun anlayışı ve hocamızın bize verdiği görevlerle ilgili. Bizim için önemli olan bireysel tercihler değil, takımın ihtiyacına göre sahada en doğru rolü üstlenebilmek. Bazen daha özgür oynuyoruz, bazen ise daha disiplinli bir rol üstleniyoruz. Sonuçta önemli olan takımın başarısı ve hocamızın bizden istediklerini en iyi şekilde uygulayabilmek.
Türkiye Süper Ligi’ni artık iyi tanıyorsun. Sana göre Süper Lig’inin oyun temposunun yüksekliği mi yoksa Fransa Liglerindeki taktik disiplin mi?

Fransa'daki oyun anlayışıyla ilgili konuşurken Ligue 1'le kıyaslama yapmam doğru olmaz. Çünkü ben Fransa'da ikinci ligde oynadım. Kendi oynadığım lig üzerinden değerlendirecek olursam, orada da yoğun antrenmanlar yapan, atletizme önem veren ve fiziksel olarak güçlü oyuncuların bulunduğu takımlarda görev aldım. Ancak Trabzonspor'da gördüğüm çalışma temposunun ve taktik disiplinin çok daha üst seviyede olduğunu söyleyebilirim.
Türkiye Ligi'nde bireysel yetenek seviyesi yüksek çok fazla takım var. Oyuncuların kalitesi oldukça iyi ve takımlar bunu kolektif oyuna yansıtmaya çalışıyor. Taktik açıdan da ligin önemli bir seviyede olduğunu düşünüyorum. Kendi adıma konuşacak olursam, Gerçekten taktik, atletizm ve yoğun antrenmanlar anlamında diğer takımlara nazaran karşılaştırma yapmak gerekirse, önceki oynadığım ikinci ligdeki Fransa'ya göre buradaki oyun anlayışını tercih ettiğimi söyleyebilirim.
Fransa’dan gelen aile bireyleri ya da arkadaşlarını Trabzon’da nereye götürmek istersin ve hangi yemeği tavsiye edersin?
Açıkçası Trabzon’da müzeleri ya da tarihi yerleri çok fazla gezme fırsatım olmadı. Ama Trabzon'un doğal güzellikleri gerçekten etkileyici. Çok yeşil, doğayla iç içe bir şehir. Bu yüzden ailem ya da arkadaşlarım beni ziyarete geldiğinde onlara ilk olarak bu güzel doğal alanları gezdirmek isterim. Yemek konusunda ise en çok balığı seviyorum. Zaten buranın en önemli lezzetlerinden biri. Trabzon'da çok iyi balık restoranları var ve bu işi gerçekten çok başarılı yaptıklarını düşünüyorum. Geleneksel yemekleri de deniyorum ancak çoğu bana biraz ağır ve yağlı geliyor. Bu yüzden en çok tercih ettiğim yemek balık oluyor. Misafirlerim geldiğinde de onlara ilk olarak güzel bir balık yemeyi tavsiye ederim.
Tribünde Folcarelli’yi izleyen bir taraftar olsaydın, kendini nasıl tanımlarsın?
Öncelikle çok fazla değişim gösterdiğimi düşünüyorum. Fransa'da oynadığım dönemle bugünkü halim arasında önemli farklar olduğunu söyleyebilirim. Taraftar gözüyle baktığımda ise beni en iyi anlatan özellik, sahada her zaman elinden gelenin en iyisini vermeye çalışan bir futbolcu olmam. Hocamızın bizden istediklerini uygulamaya çalışırken daha agresif, daha mücadeleci ve topu geri kazanmak için sürekli savaşan bir oyuncuya dönüştüm. Sahada her zaman maksimumunu vermeye, kendini geliştirmeye odaklanan, hırslı ve mücadeleci bir futbolcu olduğumu düşünüyorum.
Bir arkadaşına Trabzonspor’u nasıl bir kulüp olarak anlatırsın?
Bir arkadaşıma Trabzonspor'u anlatacak olsam, ilk olarak buradaki tutkudan bahsederdim. Taraftarlarımızın futbola bakış açısını, bu şehirde yaşayan insanların futbola ve Trabzonspor'a duyduğu sevgiyi anlatırdım. Trabzonspor'un her zaman şampiyonluğu hedefleyen büyük bir kulüp olduğunu söylerdim. Çok güçlü bir takım ve güçlü bir camia olduğunu, şehriyle bütünleştiğini ifade ederdim. Buradaki insanların formaya, şehre ve takımlarına büyük bir sahiplenme duygusuyla bağlı olduğunu, taraftarın da takımı her zaman ateşleyen çok önemli bir güç olduğunu söylerdim.
Geçtiğimiz sezon en çok sevindiğin mutlu olduğun anlar, hangi maçlar oldu?
Elbette gol sevinçleri bizim için çok özel. Onuachu’nun gol attıktan sonra attığı taklalar ve bizim o anları yakından da görmek çok etkileyici. Her maç attığımız gol sonrası yaşadığımız sevinçlerin hepsi ayrı ve özel. Ernest Muçi'nin attığı goller, özellikle son dakika golleri sonrasında yaşadığımız sevinçleri hatırlıyorum. Şampiyonluk yarışında olduğumuz dönemde de bu anları yaşadık. Ama benim için en unutulmaz an, Türkiye Kupası'nı kazandığımız final maçıydı. Attığımız gollerin ardından yaşadığımız sevinç ve maçın bitiş düdüğüyle birlikte kupayı kazandığımız anı hiçbir zaman unutamam.
Taraftara yeni sezon için neler söylemek, nasıl bir mesaj vermek istersin?
Taraftarlarımıza öncelikle hazırlık süreciyle ilgili şunu söylemek isterim; çok iyi çalışıyoruz ve iyi bir kamp dönemi geçiriyoruz. Hazırlık maçlarında istediğimiz sonucu alamamış olabiliriz. Ancak lige başladığımızda, yeni katılan arkadaşlarımızın da takıma ve hocamızın bize öğretmeye çalıştığı oyun sistemine tam anlamıyla adapte olmasıyla birlikte çok iyi maçlar çıkaracağımıza inanıyorum. Taraftarlarımıza bunun mesajını vermek istiyorum. Çok iyi bir takım olduğumuzu ve çok iyi maçlar oynayacağımızı düşünüyorum.

Geçen sezon zaman zaman inişli çıkışlı dönemler yaşadık. Çok iyi anlarımız da oldu, daha iyi olabileceğimiz dönemler de oldu. Taraftarlarımızın zaman zaman sabırsız olabildiğini biliyoruz. Ama onlardan ricam, her zaman pozitif kalmaları ve sabırlı olmaları. Buradaki herkes; futbolcular, teknik ekip ve kulüpte çalışan herkes, taraftarımızı mutlu etmek ve kazanmak için çalışıyor. Bazen bunu sahaya yansıtamayabiliyoruz ama amacımız her zaman onları sevindirmek. Umarım bu sezonu kupalarla ve şampiyonlukla tamamlayabiliriz."
Nereye gitseniz Trabzonspor taraftarı yanınızda. Bunu nasıl değerlendiriyorsun?
Bize Her Yer Trabzon. Evet, burası da Trabzon gibi. Gördüğünüz gibi burada da çok fazla taraftarımız var. Bu yüzden burası da bizim için Trabzon oluyor.
