Trabzon Barosu, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırılarla ilgili yazılı bir açıklama yayımlayarak bölgedeki askeri gerilime dikkat çekti. Açıklamada, Orta Doğu’da artan çatışmaların yeni ve tehlikeli bir savaş sarmalına yol açabileceği uyarısında bulunuldu. Baro, uluslararası hukukun temel ilkelerine uyulması gerektiğini vurgulayarak Birleşmiş Milletler Şartı ve Cenevre Sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası hukuk kurallarının ihlal edilmemesi çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, askeri müdahalelerin bölgesel istikrarsızlığı artırdığına dikkat çekilerek, barışın korunması için diplomatik ve barışçıl yöntemlerin öncelik haline getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Trabzon Barosu: “Savaşın Kazananı Yoktur”
Trabzon Barosu tarafından yapılan açıklamada, Orta Doğu’da son dönemde artan askeri hareketliliğin bölge için ciddi riskler barındırdığına işaret edildi. Açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgede yeni bir çatışma sürecini tetikleyebileceği belirtildi.
Baro, tarih boyunca yaşanan savaşların toplumlara büyük yıkımlar getirdiğini hatırlatarak, savaşların hiçbir zaman gerçek bir kazananı olmadığını vurguladı. Açıklamada, savaşların geride yıkılmış şehirler, parçalanmış toplumlar ve telafisi mümkün olmayan insani kayıplar bıraktığı ifade edildi.
Trabzon Barosu, özellikle sivillerin savaşlardan en ağır şekilde etkilendiğine dikkat çekerek, barış ve güvenlik ortamının korunmasının tüm devletlerin ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi.
Uluslararası Hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri Vurgusu
Baro açıklamasında uluslararası hukukun savaşın yıkıcı sonuçlarını sınırlamak ve barışı korumak amacıyla oluşturulduğu hatırlatıldı. Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4. maddesine dikkat çekilen açıklamada, devletlerin uluslararası ilişkilerinde başka bir devlete karşı güç kullanmasının veya güç kullanma tehdidinde bulunmasının açık şekilde yasaklandığı belirtildi.
Ayrıca 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve ek protokollerinin sivillerin, çocukların, sağlık çalışanlarının ve savaş dışı kalan kişilerin korunmasını devletler açısından bağlayıcı bir yükümlülük olarak düzenlediği ifade edildi.
Trabzon Barosu, sivillere yönelik saldırıların, orantısız güç kullanımının, toplu cezalandırmanın ve insani yardımın engellenmesinin uluslararası hukukun açık ihlalleri arasında yer aldığını vurguladı.
“Siviller ve Çocuklar En Ağır Bedeli Ödüyor”
Açıklamada savaşların en ağır sonuçlarını sivillerin ve özellikle çocukların yaşadığına dikkat çekildi. İnsan hayatının yok olduğu, şehirlerin harabeye döndüğü ve toplumların parçalandığı bir ortamda hukuktan ve adaletten söz etmenin mümkün olmadığı ifade edildi.
Trabzon Barosu, uluslararası toplumun bu süreçte daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirterek, çatışmaların büyümeden sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerin artırılması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, askeri müdahaleler yerine diyalog ve müzakere yöntemlerinin tercih edilmesinin kalıcı barış için tek yol olduğu ifade edildi.
Trabzon Barosu, yaptığı açıklamanın sonunda Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’i saldırıları derhal durdurmaya ve sivillerin korunmasını esas alan barışçıl çözüm yollarını benimsemeye davet etti. Baro, adaletin olmadığı yerde barışın kalıcı olmayacağını, barışın olmadığı bir dünyada ise insanlığın ortak geleceğinin ciddi tehdit altında kalacağını vurguladı.





