Trabzon, Karadeniz açıklarında gece saatlerinde meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Kısa süreli paniğe neden olan sarsıntı sonrası Valilik ve Belediye'den “olumsuz durum yok” açıklamaları gelirken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. “Trabzon’da deprem olmaz devri kapandı” diyen Bektaş, özellikle kıyı şeridindeki yapılaşmalarla ilgili ciddi uyarılarda bulundu. Deprem gerçeğinin görmezden gelinmemesi gerektiğini belirten uzman isim, yönetmeliklerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Deprem sonrası resmi açıklamalar: “Olumsuzluk yok”
Gece saatlerinde Karadeniz açıklarında kaydedilen 3.8 büyüklüğündeki deprem, Trabzon başta olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Özellikle yüksek katlı binalarda yaşayan vatandaşlar kısa süreli endişe yaşarken, Trabzon Valiliği yaptığı açıklamada, “AFAD ve ilgili birimlerimizce saha taramaları yapılmıştır. Herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir” ifadelerine yer verdi.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti ve “Ülkemizi her türlü afetten korusun” temennisinde bulundu.

Prof. Dr. Osman Bektaş’tan uyarı: “Gerçeklerle yüzleşme zamanı”
Depremin ardından açıklamalarda bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, “Trabzon’da deprem olmaz” anlayışının artık geçerliliğini yitirdiğini vurguladı. Karadeniz Fayı’ndaki hareketliliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Bektaş, özellikle zemini zayıf alanlarda ciddi risklerin oluşabileceğine dikkat çekti. Kentin prestijli bölgelerinin zemin açısından en tehlikeli alanlar olduğunu ifade ederek şu uyarıyı yaptı:
“Yomra-Kaşüstü, Beşirli, Akyazı ve Söğütlü sahil kesimleri; dolgu, heyelan ve zayıf zemin özellikleriyle dikkat çekiyor. Bir sarsıntı bu bölgelerde ciddi etkiler yaratabilir.”
Riskli bölgeler ve alınması gereken önlemler
Bektaş’ın açıklamasına göre Trabzon’un kıyı kesimlerindeki yapılaşma, deprem riskini artıran başlıca etkenlerden biri. Şehrin en yoğun nüfuslu ve prestijli yerleşim alanları arasında yer alan bu bölgelerin, zeminsel yapıları nedeniyle sarsıntılardan daha fazla etkilenme potansiyeli taşıdığı vurgulandı.
Prof. Dr. Bektaş, bu konuda yalnızca uyarı yapmakla kalmadı; çözüm önerilerini de sıraladı. Kentin depreme dirençli hale gelmesi için üç temel adımın acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi:
Mikro-bölgeleme çalışmaları hızlandırılmalı: Her bölgenin zemin yapısına uygun değerlendirme yapılmalı.
Kentsel dönüşüm uygulamaya geçmeli: Projeler raflarda kalmamalı, sahada karşılık bulmalı.
Deprem yönetmelikleri uygulanmalı: Yapı denetimi ve yeni projelerde kurallara eksiksiz uyulmalı.
Kentsel dönüşüm vurgusu: Sadece kağıt üzerinde kalmamalı
Prof. Dr. Bektaş, özellikle kentsel dönüşümün yalnızca tabelalarda ya da duyurularda kalmaması gerektiğini vurguladı. Gerçek bir dönüşümün ancak bilimsel verilerle, zemin analizlerine dayalı olarak ve yönetmeliklere uygun şekilde yapılabileceğini ifade etti. “Deprem dirençli Trabzon” hedefi için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini söyledi.
Gece yarısı yaşanan bu küçük çaplı deprem, aslında bölgenin daha büyük risklere açık olduğunun bir işareti olabilir. Yetkililerin rahatlatıcı açıklamaları önemli; ancak uzmanların uyarılarına kulak verilmeden gerçek anlamda bir güvenlik sağlamak mümkün değil.





