Karadeniz’in kadim kenti Trabzon, binlerce yıllık tarihini modernleşmenin hızıyla harmanlamaya çalışırken çok kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Arkeoloji Bölümü tarafından düzenlenen "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı, kentin görünmeyen yüzünü ve tehlike altındaki değerlerini profesyonel bir bakış açısıyla merceğe aldı. Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte, akademisyenlerden yerel yönetim temsilcilerine kadar geniş bir paydaş grubu, kentin 2 bin 400 yıllık kesintisiz yaşam öyküsünün nasıl korunacağını tartıştı. Kent hafızasının silinme riskiyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, bu çalıştay sadece akademik bir toplantı değil, Trabzon’un geleceğine dair bir yol haritası niteliği taşıyor.

Trabzon’un Çok Katmanlı Tarihi ve Kentleşme Baskısı
Çalıştayın en çarpıcı vurgularından biri, Trabzon’un sadece bir Karadeniz şehri değil, Avrupa ve Asya arasında köprü kuran devasa bir tarih arşivi olmasıydı. Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Demirel, kentin sahip olduğu potansiyeli ve karşı karşıya olduğu modern tehditleri şu sözlerle dile getirdi:
"Trabzon, yaklaşık 2 bin 400 yıllık kesintisiz yerleşim geçmişine sahip çok katmanlı bir kent. Ancak hızlı kentleşmenin kent hafızası ve kültürel miras üzerinde oluşturduğu büyük bir baskı var. Koruma, sadece bir seçenek değil, planlama süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Bu noktada disiplinler arası iş birliği hayati önem taşıyor."
Demirel’in bu uyarısı, kentsel dönüşüm ve altyapı projelerinin antik katmanlarla nasıl uyumlu hale getirilebileceği sorusunu da beraberinde getirdi.

Tarihi Yollar ve Kayıp Mirasın İzinde: Sürmene-Bayburt Hattı
Doğa-Tarih Derneği’nin sunduğu veriler, Trabzon’un sadece merkezinden ibaret olmayan geniş bir kültürel aksa sahip olduğunu kanıtladı. Dernek Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, kentin kaleleri ve tarihi yollarının güncel durumunu paylaşırken; Yüksek Mimar Sedat Türkmen ve Dr. Öğretim Üyesi Güler Erüz, "Sürmene-Bayburt Kervan Yolu" üzerinden doğal ve kültürel mirasın nasıl iç içe geçtiğini anlattı.
Yüksek Mimar Sedat Türkmen, akademik ortamda bu meselelerin konuşulmasının önemine değinerek şunları söyledi:
"Derneğimizin uzun yıllardır özveriyle yaptığı çalışmalar hakkında farkındalık yaratma imkanı bulduk. Bu tür çalıştaylar, kültürel miraslarımızın korunması süreçlerine ilişkin akademik yaklaşımlarımızı sergilemek için büyük fırsat. Arkeoloji Bölümü’ne ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz."





