Onun hikayesi, ‘geç kaldım’ diyenlere, ‘yapamam’ diye düşünenlere ve hayatın zorlukları karşısında duraksayanlara güçlü bir rehber...
Kimileri için hayat hazır çizilmiş bir yol gibidir, kimileri içinse her adımı mücadeleyle, sabırla ve inançla yeniden yazılır. İşte Seher Tüfek de hikayesini TAKA Gazetesi’ne anlattı.
İkinci yolu seçenlerin en çarpıcı örneklerinden biri. Trabzon’un Arsin ilçesinde doğan, daha çocuk yaşta eğitim hakkı elinden alınan, 16 yaşında evlenip 17 yaşında anne olan bir kadının, yıllar sonra azmiyle, emeğiyle ve vazgeçmeyen ruhuyla mimar unvanını kazanması sıradan bir başarı hikayesi asla değil, ilham veren bir yaşam mücadelesidir.
Bugün üç çocuk annesi, üç okul mezunu ve Green House Botanik işletmesinin sahibi olan Seher Tüfek, sadece kurduğu işletmeyle Trabzon ekonomisine katkı sunan bir girişimci değil, aynı zamanda kadın istihdamına katkı sunan ve hayallerinden vazgeçmeyen kadınların sesi olmayı başarmış güçlü bir rol model. Onun hikayesi, “geç kaldım” diyenlere, “yapamam” diye düşünenlere ve hayatın zorlukları karşısında duraksayanlara güçlü bir hatırlatma.
3 ÇOCUK ANNESİ VE 3 OKUL MEZUNU
TAKA GAZETESİ: Seher Tüfek kim? Bize kendinden bahseder misin?
SEHER TÜFEK: Seher Tüfek 1977 yılında Arsin'de doğdu. 8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğu. Biz 4 erkek, 4 kız kardeşiz. Seher 16 yaşında evlendi, 17 yaşında anne oldu. Ve 42 yaşında mimarlık fakültesine mezun olup mimar oldu. Aynı zamanda geride kalan bitirmiş olduğum 2 bölüm ve dondurduklarımı da saymazsak 2 okul daha var şu anda da nasip olursa Hukuk Fakültesine başlamıştım onu da tamamlamayı düşünüyorum. Haneme bir okul daha yazılsa fena olmaz bence.
EĞİTİM HAKKI ALINMIŞ BİR KADINDIM…
TAKA GAZETESİ: 16 yaşında evlendim dediniz. Sizinle söyleşimizden önce sohbet esnasında şunu da vurguladınız. 2-3 tane okul bitirdiğinizi söylediniz. Bu kadar başarıyı nasıl elde ettiniz Seher Hanım?
SEHER TÜFEK: Ben aslında eğitim hakkı elimden alınmış bir çocuktum diyelim. Babam ortaokuldan sonra okumama izin vermedi. Kız çocuklar okumaz, annesine yardım eder. Köyde zaten yaşıyorduk. İşte iş var, güç var. Bütün işte benden önceki kardeşlerim hepsi evlenmişti. Sadece ben ve küçük kardeşim vardı evde. Anneme yardım edecek, destek olacak kimse yoktu. Otoriter bir baba,o zaman babanın sözü dinlenirdi anne zaten sesini çıkaramazdı annem ona karşı gelip de bu çocuk okuyacak diyemezdi. Baba ne derse o olurdu. Babam okumayacak dedi. Köyde annesine yardımcı olacak dedi. Kız çocuğu okuyup da ne olacak ki dedi sonra ben tabii köy hayatı devam etmeye başladı. 13 yaşındaydım ortaokuldan ayrıldım ama durmadım. Bu sefer kendi çabalarımla bir şeyler yapmaya çalıştım.
SEHER TÜFEK OLMAK ASLA KOLAY OLMADI
TAKA GAZETESİ: Seher Hanım gerçekten takdire şayan bir hayat hikayeniz varmış. Yılmadın devam ettin devam ederken nasıl engellerle karşılaştın?
SEHER TÜFEK: Hayır yılmadım, tabii ki hayallerimden vazgeçer miydim? Asla. Çünkü okumayı çok istiyordum. Ben okuyup doktor olacağım, avukat olacağım, mühendis olacağım derdim. Yani hayallerim çoktu benim. Ve en büyük hayalim de okumaktı. Ondan vazgeçmedim asla abamın olmadığı dönemler kendim gazeteleri biriktirdim. Komşuların biriktirdiği gazeteleri toplayıp onları okurdum. Komşulardan kitap bulur onları okurdum. Ama babamın evde olmadığı günleri belirledim.günler oturur okurdum okula gitmem sıkıntıydı zaten izin vermezdi gizli de gidemezdim. Aslına bakarsanız hayat hikayemi yönümü de ilerleyen zamanlarda ben çizdim. Seher Tüfek olmak asla kolay olmadı ama hiçbir şey de beni yıldıramadı.

EŞİMİN ROLÜ ÇOK BÜYÜK İYİ Kİ VAR
TAKA GAZETESİ: Mesela babanın o dönemde nasıl durdurabilmeyi başardın?16 yaşındaki evliliğin mesela bunu nasıl onayladı peki?
SEHER TÜFEK: Önüne geçemedim asla. Ben de 16 yaşında evlendim aslında çok onaylamak istemedi. Onaylamadı da onayladı dersem ona da bir haksızlık olmuş olur bu arada. Onaylamadı ben evlenmek istiyorum dedim. Çünkü evlenirsem belki yapabilirim diye düşündüm benimki biraz da kaçıştı belkideHani babam izin vermiyor, eşim izin verir diye düşündüm. O zaman 16 yaşındaki çocuğun düşüncesi bunlar başka ne düşünebilir ki o yaştaki çocuk sonuçta. O kadar çok okumayı istiyordum ki, Hayallerim vardı çok başarılı da bir öğrenciydim ben sonra amcam bana geldi sordu işteistiyor musun, evlenmek istiyor musun? İstiyorum dedim amcam verdi, babam vermedi. Amcam babamı ikna etti. Ben istediğim için ondan sonra da işte evlendim aslına bakarsanız iyi ki de evlenmişim iyi ki eşimle tanışmışım33 yıldır birlikteyiz şükürler olsun hayatımdaki en doğru karar vermiş sebebim imiş, belki farklı yanlış bir karar da vermiş olabilirdim ama doğru karar vermişim. Bu günlere gelirken onunda rolü üzerimde çok emeği de aynı şekilde.
MİMARLIK FAKÜLTESİ DIŞINDA 2 BÖLÜM DAHA BİTİRDİM
TAKA GAZETESİ: Eşinizin size destek olmasıyla birlikte eğitim hayatınıza yeniden başlama süreciniz nasıl ilerledi ve bu süreçte yaşadığınız duygular ile ulaştığınız başarılar size neler hissettirdi?
SEHER TÜFEK: Ben eşime okumak istediğimi söyledim. O ise saygı duydu o an o kadar duygulandım ki aslında hayalleri istekleri okuma aşkı elinden alınan bir kız çocuğuna babasının vermesi gereken o özdeğeri başka bir adamdan görünce hem mutlu hem de hüzünlüydüm. İlk önce bir ortaokul diplomasını aldım ben. Ortaokul diplomasını aldıktan sonra dedim ki açık liseye yazılayım hemen ardından Kız meslek lisesi, çocuk gelişimini bitirdim. Dedim belki oradan mezun olursam bir üniversite sınavına girerim. Bir okul öncesi öğretmeni olurum belki. Hani artık doktorluk hayallerim çünkü altyapı yoktu. Ben herhangi bir eğitimi almadığım için kendi çabalarımla bir şeyler yapmaya çalıştığım için. Dershaneye gitmiyorsun, sana eğitim veren bir hocan yok. Belki dedim bir okul öncesi öğretmenliği okurum. İşte memur olarak atanırım. Yine çalışırım. Bir şekilde yine hayallerimi gerçekleştiririm. Ama benim yaptığım planlar aslında benden önce nasibime yazılmıştı bile ben gerçekten de azm ettim didindim çabaladım ve Mimarlık Fakültesinin yanı sıra 2 bölüm daha bitirdim.

ÇOCUKLARIMA ROL MODEL OLDUM…
TAKA GAZETESİ: Seher Hanım,üç çocukla nasıl başarabildin? Günümüzde bunu başarmak sizce hala mümkün mü?
SEHER TÜFEK: Ablam çok destek oldu biz ablamla Maçka'da oturuyorduk ablam gerçekten çok yardımcı oldu bana. Ben eşime dedim ki çalışmak istiyorum dedim ben ev hanımı olmak istemiyorum zaten hedeflerim arasında bu evlendiğimden itibaren hiçbir zaman olmadı Seher nasıl hayallerinin peşinden koşar diye her gece neredeyse bunu düşünerek planlar yapardım. Sağ olsun eşimde saygı duydu. Sonra bir öğrenci yurdu kiraladık Yüksek okulların yurduydu Maçka'da. Orada hem yatılı hem yemekli öğrencilerimiz kalıyordu. Daha sonra bir hastane açıldı. Ali Kemal Atatürk Devlet Hastanesi açıldı. Onun yemekhanesine ilk önce yurttan yemekler pişirerek gönderildi. Mutfağı kurulmamıştı. Daha sonra da bir yıl sonra ihaleye açıldı. Sonra oranın ihalesini aldım. Oraya da yemek vermeye başladım. Sonra taşımalı öğrenciler ihalesi oldu onu da aldık onlara da yemek vermeye başladım. Derken böyle bir yemek sektöründe bir on yılım geçti. Ben aslında çalışma isteğimin merkezini temelini bir şeyler yapabiliyorum da diyerek göstermeye de çalışmıştım. Bu arada kaç tane çocuk olursa olsun ben çocuklarımla birlikte hayatımı aslında inşa ettim onlarla birlikte yaşayamadığım çocukluğumu yaşadım. Onlara ben aslında rol model oldum.

MİMARLIK ARTI İKİ BÖLÜM DAHA
TAKA GAZETESİ: Mimarlığın dışında okuduğun bölümler var demiştin o bölümler nelerdi?
SEHER TÜFEK: Tarım Ekonomisi mezunuyum kendi alanımda yan dal gibi bir şeyler yapmaya çalıştım. Bıraktığım bölümler de oldu mesela Medya ve iletişim var, Sağlık Yönetimini bıraktım. Bunları hep yarıda bıraktım. Çünkü tat vermedi. Sonra 2 yıllık adalet meslek yüksekokulunu da bitirdim. Sonra hukukta devam edeceğim diye DGS'ye girdim ama maalesef artık bazı şeyler oturmuştu. Kendi iş yerimi açmıştım. Kendi iş hayatına tekrar başlayınca bu sefer yarıda kaldı o hayalim. Hukukta devam edemedim ama nasipse zaten 2 yıllık olarak mezun olsam da ilerleyen zamanlarda inşallah onu da bitirmek nasip olur.
ÖRNEK OLMAM GEREKEN KADINLAR VAR!
TAKA GAZETESİ: Hem evlilik sorumluluğu hem de ders kitaplar arasında sıkıştığınızda çevrenizden tepkiler illaki gelmiştir. Bunları nasıl aştınız? Nasıl yönettiniz?
SEHER TÜFEK: İnanır mısınız çok zor oldu hiçbir süreç kolay değil sonuçta benim de hayatım kolay geçmedi. Altın tepsi ile önüme hayatım serilmedi Seher Tüfek hep kendi kendine başarmayı amaçlayan bir kadın oldu önüme güller dökülmedi. Bende dikenli yollardan geçtim, taşlı yollardan geçtim. Ama ben yılmadım. Asla hayallerimden vazgeçmedim. Ben dışarıdan gelen tepkileri kulaklarımı hep kapadım kendi bildiğim yolda ilerledim. Çünkü benim bir hedefim vardı o hedefe ulaşmam gerekiyordu hiç kimse beni hedefimden geri alamazdı tekrar ediyorum benim gerçekleştirmem gereken hayallerim ve örnek olmam gereken kadınlar vardı. Azimle, çabayla, çalışarak kazandım.

HAYATIMI ÇİÇEK BAHÇESİNE DÖNDÜRDÜM
TAKA GAZETESİ: Toplumda evlenen kadının hayatı biter veya okumanın yaşı geçti gibi bir algı var. Siz bu algıyı nasıl yorumlarsınız?
SEHER TÜFEK: Hayat bazen planladığımız gibi gitmeyebilir ama bu son değildir. Hayallerinden vazgeçmeden her yaşta başarabilir her kadın ben inanıyorum ki benim hayat hikayem birilerine umut olacak ışık olacak başaramam diyen kadını ayağa kaldıracak bir başarı hikayesi benim hikayem. Ben geç kaldığımı düşünmedim asla hayallerim için vazgeçmedim mücadele verdim mücadelenin sonucunda mimar oldum bu da benim için bir meslek değil aslında. Hayatım boyunca verdiğim mücadelenin güzel bir sonucu bana hayat her zaman kolay bir yol sunmadı dediğim gibi ama ben o yolu kendi emeğimle açtım ve hayatımı çiçek bahçesine döndürdüm.

YEŞİL EV YEŞİL SERA
TAKA GAZETESİ: İşletmenizin isminin de nereden geldiğini anlatır mısınız? Trabzon'un ekonomisine ve istihdamına da katkı sağladığınız bir mekan olarak görüyorum şu anda burayı. Green House Botanik ismi nereden geliyor acaba?
SEHER TÜFEK: Green House Botanik, ben burayı açmadan önce daha önce 15 yıl zaten bir peyzaj firmasında çalışmıştım. Green House Botanik, yeşil ev, yeşil sera demek. Bizim de burada işte bir bungalovumuz, bir evimiz var. Ve bizim de gördüğünüz gibi bu işletmemizin içinde bir cam seramız var, içinde yeşil bitkilerimiz var. Onunla birlikte bütünleştirdik ve böylesine bir atmosfer ortaya koyduk. Biz burayı inşa ederken aslında ekip işi ekip ruhu ile devasalaştırdık burayı eşimin de burada katkısı gerçekten çok emekleri içinde ayrıca teşekkür ederim.

BU HAYATI SİZE KİMSE YAZMAZ SADECE SİZ YAZABİLİRSİNİZ
TAKA GAZETESİ: Kadınlarımıza ya da sizin gibi olan kadınlara ne söylemek istersiniz?
SEHER TÜFEK: Hiçbir şart, hiçbir engel sizi kendi hayallerinizden uzaklaştırmasın. Ben zor yollardan geçtim ama vazgeçmedim. Okumak, çalışmak ve kendine inanmak insanın kaderini değiştiriyor. Ne olursa olsun öğrenmeye devam edin ve kendi hikayenizi yazmaktan asla vazgeçmeyin kulak arkası olarak kalmasın hayatınızda hiçbir şey bugün düştüğünde asla pes etme kalk ki yarınların daha da güçlendiğin şekilde görsün seni ve bu hayatı size kimse yazmaz sadece siz yazabilirsiniz.
VAZGEÇMEYİN HEP DEVAM EDİN
TAKA GAZETESİ: Kadınlara ve genç kızlara ne söylemek istersiniz?
SEHER TÜFEK: Asla hayallerinden vazgeçme, mücadele etmekten vazgeçme. Oku, oku, oku. Zaten çalışmaktan, okumaktan asla yılma yılacağını bilsen de devam et. Çabalarsan, çalışırsan hedefine ulaşırsın. Bir gün ulaşırsın, bugün olmasa yarın ulaşırsın. Sen yeter ki vazgeçme sen vazgeçmediğin sürece yolların açılırengeller ortadan kalkar. MELİSA AYTİN