Kalem’le verilen 70 yıllık mücadele

Zifin Kadın Derneği’nden Anneler Günü’ne Özel Anlamlı Etkinlik
Zifin Kadın Derneği’nden Anneler Günü’ne Özel Anlamlı Etkinlik
İçeriği Görüntüle

Sadık Albayrak, yaşamı mücadele ile geçmiş bir Trabzonlu. 1942 yılında Trabzon’da doğdu. Karma ortaokulunu bitirdi. İmam hatip lisesi ve İslam Enstitüsü mezunu. Hayatı mücadele ile geçti. Erbakan’la siyaset yaptı, Erdoğan’la beraber demokrasi mücadelesi verdi. Erdoğan’ın aynı zamanda dünürü olan Albayrak ‘Osmanlı ulemaları’ başlıklı kitabı ile ilgili imza günleri yaptı. Albayrak Akit TV’de, Kırmızı Masa programına konuk oldu ve önemli açıklamalara yaptı:

ERBAKANLA 1966’DA TANIŞTIM

Necmettin Erbakan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la tanışmasını anlatan Albayrak, "Önce Erbakan'la tanışıp görüştük. 1966 yılında Yeşilay kongresinde tanıştım. Ben de Yeşilay Gençlik Kolu Başkanıydım. Kendisi yeni Profesör olmuştu. Ticaret Odaları kongresi vardı. Vesayet odaklarını devirdi. Ardından Genç dinamik bir profesörün etrafında toplandık siyasi harekete başladık.

İSLAM KELİMESİ YÜZÜNDEN PARTİYİ KAPATTILAR

60 ihtilalinden sonra demokratların oylarına sahip çıkacak olan Adalet Partisi kuruldu. Eski bir Orgeneral Gümüşpala Genel Başkandı. Gümüşpala'nın vefatı ile kongre süreci başladı. Biz Sadettin Bilgiç'i tutuyorduk. O devirde Masonlar genç bir mühendis olan Süleyman Demirel'i ortaya çıkardılar. Türk siyasi hayatında meşhur bir Cevat Rıfat Atilhan var. Siyonizmle ilgili çok kitaplar yazdı. 52-53'te demokratlar iktidara geldiğinde bile kendisi İslami Demokrat Parti'yi kurmak istedi. 'İslam' ismi geçtiği için partiyi kapattılar"

KİTAP SEVDAM HER DAİM VARDI

Trabzon İmam Hatip'teyken sokaklarda kitapçı vitrinlerine bakıyorum. Türk Ülküsü diye bir kitap aldım. Yazarı da Nihal Atsız. Eflatun Cem Güney'in masal kitabında bir yazı var. Varlık Dergisi yayınlarından ‘Nar Tanesi’ diye bir kitap. Milli Eğitim Bakanlığı bunu okullara alsınlar diye talimat veriyor: 'Şu Allah'ın işine bak. Bazen kuyruğu ile oynar bazen kulağı ile.' Diye bir bölüm var. Demokratlar iktidara geliyor. 50'li yılların başında kitap tekrar basılıyor. Bu sefer, 'Şu feleğin işine bak bazen kulağı ile oynar bazen kulağı ile' yapılıyor.

KİTAP İÇİN TARLAMI SATTIM

İhtilalde herkesi bir yere sürdüler. Erbakan hocayla bir hafta sonra telefonda irtibat kurduk. 'Son devir Osmanlı Üleması' kitabım vardı. Tarlamı satarak 5 cilt bastım. Mustafa Karahasanoğlu çok daraldığımı görünce Osmanlı Üleması'nı Milli Gazeteye sattım. Rahmetli Mustafa Milli Gazete'nin başında kalsaydı ‘Selamet Köy’ diye bir şehir olacaktı. Mustafa akıllıydı, dilden ve işten anlıyordu. İnsanlara hitabı, konuşma, ikna etmesi mükemmeldi. Parti beni kendi yayın organlarının bir parçası görüyor,konferanslara davet ediyordu.

ERDOĞANLA TANIŞMAMIZ

Recep Tayyip Erdoğan'la yüksek tahsilini bitirip geçim kavgası verirken tanıştık. MSP yıllarında dostluğumuz devam etti. Ben hapisteyken kendisi eve geliyordu. Gıda sanayinde çalışıyordu. Oranın ürünlerinden çocuklara bırakıyordu.

İSLAMCILARIN CUMHURİYETİ

Diyanet'te 15 senelik memuriyetim vardı. Beni memurluktan attılar. Kaderimde vardı. Ben de öyle istedim. Yeni Devir'de yazı yazmaya başladım. Yeni Devir'e İslamcıların Cumhuriyeti deniyordu. Basın kartı almak kolay değildi. Gazeteciler Sendikası seni üye almıyor. Gazete Sahipleri basın kartı alıyor. Büyük firmalardan birine basın kartı verdiler. Yeni Devir'de yazı yazıyordum. Müfettişler gönderdiler. Beni Jurnal ettiler. Diyanet İşleri Başkanlığına savunma yazdım. 'Zengin servetinin zekatını vermekle yükümlüdür. Ben de yazarak bilgilerimin zekatını veriyorum' diye yazdım. Tayyip Bey Gençlik Kolu Başkanı. Arkadaşları ile İstanbul'da aylık bülten çıkarıyorlar. Diyanet personeliyken Tayyip bey ile ilgili övücü yazı yazdım. Ayın 20'sinde işime son verdiler. Maaşlar peşin yattığı için 10 günün parasını benden istediler. Ben de o parayı iade ettim.

YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR

‘Yiğit düştüğü yerden kalkar' kitabımda müstakbel bahçıvan olarak geçen cümlede Necip Fazıl'ın Büyük Doğu’sunda 1966'larda derginin bir kapağı var. Aslan yatmış, altında 'Beklenen kurtarıcı nerede?' diye yazıyor. Müstakbel kurtarıcı falan yazıları çıkmış. Buna yeni ilave yapacağım. Adam demiş ki 'Bekle gelsin de baharım toprak izinde kalacak tane miyim ben.' Bu kitaba ilave bir kitabım var. Çalışıyorum. Bahçıvanı bekliyoruz.

4 GÜN UYUMADAN KİTAP YAZDIM

Müslümanlar birlik olamıyor. Çilemiz daha bitmedi. Bir kitabı tamamlamak için kurban bayramında namazdan sonra masa başına geçtim. 4 gün uyumadım, yemedim. Hanımdan Allah razı olsun. Kahvaltılık getiriyor. Heyecanlıyım. Kimseye minnetim yok. Bu yaşanır aşk. ifade edilmez. Hayatım boyunca her sabah uyanışımda yeni bir umut ve heyecanla uyandım. Hiçbir zaman karamsar olmadım. Bir asrı yeni dolduruyoruz. Uyanış şimdi başlayacak. Osmanlı 1299'da kuruldu. İstanbul 1453'te fethedildi. Arada kaç sene var. Oyunların hesabı sorulur. Hz. İbrahim'in milletinde Hz. Muhammed'in milletinde. Ümmet kelimesini herkes kullanıyor. Yol kat etmemiz lazım.

‘MEN DAKKA DUKKA’

Sadık abinin hayatı mücadele ile geçti. İstanbul Belediye Başkanlığına giden yolda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tam destek verdi. Erdoğan başkan oldu. Yunan Ortodokslar ‘Tayyip Erdoğan tarihi dokuyu tahrip edecek” diye dava açacaklardı. Biz de Selanik'te Atina'da kaç tane cami yıktınız diye tespitler yaptık. Geri adım attılar. Men dakka dukka(Eden Bulur)

Muhabir: NEZİHA ÇAKIROĞLU