Trabzonspor-Freiburg Maçı Sonrası Spor Yazarlarından Çarpıcı Yorumlar!
UEFA Konferans Ligi'nin 3. haftasında Trabzonspor, sahasında ağırladığı Alman temsilcisi Freiburg'a 1-0 mağlup olarak Avrupa'daki ilk yenilgisini yaşadı. 5 Kasım 2026 Perşembe günü Papara Park'ta oynanan karşılaşma, bordo-mavili ekibin yedi maçlık galibiyet serisinin de sonu oldu. Mücadelenin ardından spor yorumcuları ve futbol yazarları, Trabzonspor'un performansını farklı yönleriyle değerlendirdi. İşte o yazılar...
ZEKİ UZUNDURUKAN - İKİNCİ YARI ÇOK İYİYDİK
Geçen sezon Avrupa Ligi'nde final oynayan bir takım Freiburg. Bu sezon da Bundesliga'da fırtına gibi esen bir ekip Julian Schuster'in takımı. Geçen hafta Bayern Münih'e kaybettiler ama kök söktürdüler, çok iyi oynadılar. Birlikte oynama alışkanlığı olan kompakt bir takım Freiburg. Geçen sezon kornerlerden tam 10 gol atmışlardı. Dün de bir korner golü ile geriye düştük. Kornerleri bu kadar akıllıca ve etkili kullanan bir takım daha görmedim. Kullandıkları her kornerde kalemizde gol tehlikesi yaşadık.
Kısacası tam bir turnuva ve teknik direktör takımı Freiburg. Bundesliga'da da lider Bayern Münih'in 2 puan gerisinde, üçüncü sıradalar. Maçtan önce A Spor'daki yayınımda bu maçla ilgili olarak da 'Trabzonspor bu sezonki en zor maçına çıkıyor' demiştim. Bizi uzun süre oyunun içine sokmadılar, çok hızlı top çevirdiler. Çok yüksek bir pas isabeti ile Trabzonspor'u topun peşinden koşturdular. Bu tarz ezberi olan takımlara karşı, daha fazla savaşarak karşılık vermek lazım. İlk yarıda Freiburg oyunu yönlendiren, pas bağlantılarımızı kesen taraftı. İlk 45'te Muçi ve Salah ile rakip kalede iki tehlikemiz vardı. Dört gol girişiminde bulunduk ama kaleyi bulan şutumuz yoktu maalesef.
İkinci yarıya baskılı bir giriş yaptık. Rakip kalede daha fazla göründük. Biz baskı kurdukça kapanan ve geriye yaslanan Freiburg çok iyi savunma yaptı. İşte tam da burada bu kale gibi kapalı savunmayı aşmayı başaramadık. Freiburg'da takımın beyni ve hücum silahı Vincenzo Grifo topa hükmetme konusunda tam bir usta. Orta sahada Eggestein ise hem savunma hem de hücum aksiyonlarında köprü vazifesi gördü maç boyunca. İkinci yarıda baskı kurduğumuz anlarda temaslı ve sert oynayıp bizi yıldırmaya çalıştılar. İkinci yarıda Onuachu'nun itilerek yere düşürüldüğü pozisyon penaltıydı ama hakem Kristo Tohver vermedi.
VAR Odası da duyarsız kaldı. Neler kaçırdık neler! Muçi'nin kornerinde Salah'ın kaleci Backhaus ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaçırdığı bir gol var ki… Kahrolmamak elde değil. İkinci yarıda gerçekten savaşan, gol için yüklenen ve iyi oynayan bir Trabzonspor vardı sahada. Aral Şimşir ve Franculino Dju'nun eksikliğini çok hissetmeye başladı Trabzonspor! Dün bu ikili olsaydı, Freiburg'u da yenerdi Fırtına! Trabzonspor, Thomas Reis yönetiminde ilk kez kaybetti. Nazar boncuğu olsun! Ama taş gibi bir rakibe yenildi bordo-mavililer. Durmak yok yola devam! İkinci yarıdaki güzel oyun tesellimiz oldu.
REHA KAPSAL - ŞÜPHEM YOK
Trabzonspor'un rakibi geçen sezon Avrupa Ligi'nde final oynayan Freiburg'du. Bu maç, Konferans Ligi'nde neler yapabileceklerini görmeleri açısından önemli bir sınavdı. Maçtan bir gün önce basın toplantısında Thomas Reis, rakiplerinin ön alanda çok etkili yüksek şiddetli pres yaptığını dile getirmişti. Nitekim maç söylediği gibi başladı. Buradan doğru pas şablonu ile çıkamayan oyun kurulumunu istediği seviyede yapamayan bordo mavililer, Onana'nın geriden hücum bölgesine attığı uzun toplarla çıkmaya çalıştı. Saha içinde böyle takım halinde pres gücü ve yoğunluğu olan rakibe karşı biraz daha hareketli olmak, açık pas kanalı bulup sayısal üstünlük sağlamak, topa az temas ederek oyunu hızlandırmak en önemli parametredir. Bir de geçen sezondan beri en etkili saha içi uygulaması duran toplar. Bordo mavili oyuncuların doğru yerleşim olmayınca buradan golü buldular.
İkinci yarıya iyi başlayan bordo mavililer topa ritim verdikleri gibi saha içi rotasyonları, çabuk oyunları ve dönen ikinci topları alarak etkili hücum yapmaya başladılar. Görüntü ilk devreye göre tamamen değişti. Nitekim 53. dakikada Trabzonspor'un net penaltısını hem maçı yöneten hakem hem de VAR vermedi. Penaltının verilmesi için Onuachu'yu dövmeleri mi gerekiyor? Yazıklar olsun sizin yönettiğiniz maça. Bu seviyeler için Dju'nun eksikliği net hissedildiği gibi ikili oyunlarda çok iyi bir birliktelik yaşayan Salah'ın performansını da etkiledi.
Bu eksiklik Trabzonspor'u farklı bir oyun anlayışına itti çünkü Onuachu oynadığında daha çok kenarlardan orta yapmayı deniyorlar. Bu maçta 31 ortada 6 isabet sağladılar. Bu sanırım maçın ve oyunun özeti gibi. Bu da tabii ki çok sağlıklı oyun değil. Thomas Reis çözüm bulmalı. İkinci yarıdaki oyunla Trabzonspor mağlubiyeti hak etmedi ve kalan üç maçı da kazanıp ilk 8 arasına gireceğinden hiç şüphem yok.
Olcay Çakır: Mücadele tabelaya sığmadı…
Konferans Ligi fikstürü oluştuğunda Trabzonspor’un zorlanacağı maçlar belliydi. Freiburg, ligindeki rekabet alışkanlığı ve Avrupa tecrübesiyle o soru işaretlerinden biriydi. Dün akşam yine başlangıçta oyuna giremeyen bir Trabzonspor izledik. Golü kalesinde gördükten sonra toparlanan, sorumluluk alan bir takım çıktı ortaya. Salah’la kaçan fırsatlar ise hikâyeyi daha dramatik hale getirdi. Freiburg iyi takım. Hatları birbirine yakın, blokları arasında yaşam alanı bırakmıyor. Buna rağmen Trabzonspor özellikle son bölümde yerden, havadan, kenardan, merkezden her yolu denedi.
Pozisyon da buldu. Eksik olan, bütün bu çabayı tabelaya taşıyacak goldü. Açık konuşayım; Trabzonspor bütün oyuncuları ve güçlü alternatifleriyle sahada olsaydı bu maçın hikâyesi farklı yazılabilirdi. Bunu teselli olsun diye söylemiyorum. Mücadeleyi, kazanma arzusunu yeterli buldum; seçeneklerin sınırlılığı ise oyunu değiştirme imkânını daralttı.
Hak etmedi
Hakemi de es geçmeyelim. Bana göre verilmeyen penaltı ve takdir haklarındaki tercihler, bu seviyeye yakışmayan bir yönetimin parçalarıydı. Ancak Trabzonspor’un çıkaracağı dersler var. Bu karşılaşma, kulvarlar arasındaki dengeyi ve devre arasındaki ihtiyaçları görmek adına önemliydi. Bazen eksiklerinizi en açık biçimde, kazanmak için her şeyi denediğiniz maçlar gösterir. Trabzonspor bana göre kaybetmeyi hak etmedi. Tabela başka türlü yazdı. Şimdi mesele, bir mağlubiyetle hedeflerden uzaklaşmadan oyunu geliştirmek. Çünkü uzun yolculuklar hep kazanarak tamamlanmaz. Kaybettikten sonra nasıl yürüdüğünüz de sizi anlatır.
Ulaş Özdemir: Seviye!
TRABZONSPOR'UN karşısında son Avrupa Ligi finalisti, Bundesliga üçüncüsü Freiburg vardı. Rakibin bu seviyeye nasıl ulaştığını anlamak için ilk yarıyı izlemek yeterliydi.Tempo, temas, atletizm ve bütün bunları anlamlı kılan oyun disiplini...Bordo-mavililer sezonun en çetin sınavlarından birinde Avrupa futbolunun üst düzey talepleriyle yüzleşti.İlk 45 dakikada bu sezonun reaksiyon üretmekte en fazla zorlanan Trabzonspor'unu izledik. Freiburg fiziksel üstünlüğünü sahanın her bölgesinde hissettirdi.
Alman ekibi boy avantajını ve hava toplarındaki etkinliğini duran toplara taşıdı. Kilidi de buradan açtı. Fakat Trabzonspor'un yaşadığı sıkıntı oyunun tamamına yayılıyordu. Rakip yarı sahaya ilk kez yerleşebilmek için 20. dakikayı, ilk ciddi gol tehlikesi için 40. dakikayı beklemek zorunda kalması iki takım arasındaki farkı yeterince anlatıyordu. İkinci yarının başlangıcında ise başka bir Trabzonspor gördük. Özellikle 45 ile 60 arasında oyunun kontrolünü alan, rakibini geriye iten ve maça ortak olabileceğini gösteren bir takım vardı. Bu bölüm kıymetliydi. Çünkü ilk yarıda baskı karşısında dağılan Trabzonspor aynı rakibe karşı kendi oyununu kabul ettirebildiği bir aralık yakalamıştı. Asıl mesele bunu sürdürebilmekti.
Bu 90 dakikadan Trabzonspor'un önüne koyması gereken somut dersler var. Fiziksel temas karşısında ayakta kalmak, yüksek tempoya cevap verebilmek, baskı altında topu doğru kullanmak ve oyuncu değişikliklerinden sonra da oyun gücünü korumak... Avrupa'da iddia taşıyan bir takımın bunları alışkanlık hâline getirmesi gerekiyor.
Freiburg karşısında oynanan o 15 dakika Trabzonspor'un yapabileceklerini gösterdi. Maçın bütünü ise geliştirmesi gerekenleri. Şimdi mesele o iyi bölümü 90 dakikaya yayabilecek fiziksel gücü, oyun sürekliliğini ve kadro kalitesini oluşturmak. Seviye en iyi anınızda neler yapabildiğiniz kadar zorlandığınızda oyunun içinde ne kadar kalabildiğinizle de ölçülüyor.
İSKENDER GÜNEN: Eksikler sonuçta belirleyici oldu
Freiburg, geçen sezon UEFA Avrupa Ligi'nde final oynayan bir takım. Şu anda da Almanya Ligi'nde üçüncü sırada. Trabzonspor, kendi sahasındaki bu maça sakatlıklar göz önüne getirildiğinde rotasyonlu bir kadro ile çıkmak zorunda kaldı. Oyunun ilk 20 dakikalık bölümünde Freiburg, topa sahip olarak Trabzonspor'un saha kenarından atak girişimlerini yaptı. Duran top kaynaklı gelen golle de 1-0 öne geçti. Savunmadan çıkarken kaptırılan toplar var. Defansın ortasında oynayan Cenk daha dikkatli olmak zorunda. Bu maçta bir kez daha görüldü ki, top üçüncü bölgeye taşındığında sistemi çalıştıran oyuncular, Franculino ve Aral. Onuachu'ya, kenardan istediği toplar gelmediğinde dün olduğu gibi takımı 10 kişi oynatmakta. Orta alanda rakibe baskı yapan, top kazanma becerisi olan ve aldığı topla dikey oynama alışkanlığına sahip Folcarelli bu maçta arandı. İkinci yarıda yoğun bir baskı oluşsa da üretkenlikten uzak olmanın en büyük nedeni ise top üçüncü bölgeye geldiğinde bir türlü gerekli organizasyonların yapılamamasıydı. Salah, rakibin tatlı sert oyunundan dolayı etkisiz kaldı ve iki net gol pozisyonundan yararlanamadı. Lig ve Konferans Ligi'nde oynadığı 7 maçtan da galibiyetle ayrılan Trabzon, ilk yenilgisini aldı. Bunu normal karşılamak gerekir. Takımın eksikleri olduğunu göz ardı edemeyiz.




