Reha Kapsal: Reaksiyon?
Trabzonspor'un sıkıntılı geçen ve elendiği UEFA Avrupa Ligi maçından sonra duygularına yenilen Fatih Tekke görevi bıraktığını açıklamıştı.
Yönetim de çok doğru bir şekilde hocasına sahip çıkarak bunu kabul etmedi. Bu şartlar altında gidilecek Amed deplasmanında özellikle oyuncuların vereceği tepki çok önemliydi.
Maçın başlaması ile bordo-mavililer topa sahip olarak ve doğru konumlanarak ilk on dakika gayet iyi oynadılar. Daha sonra oyundan düştüğü dakikalarda iyi bir kontratakla Salah ile golü buldular ama tekrar oyunun kontrolünü rakiplerine bıraktılar.
Saha içinde kontrolsüz bir oyun ortaya çıktı, bunun nedenleri top rakipteyken verilmeyen topu tekrar kazanmak için verilmeyen tepkiydi.
Saha içi doğru olmayan parselizasyon sonucunda doğru savunma yerleşimi olmadığı gibi hücumda da üretkenlik istenilen seviyenin altında idi.
Trabzonspor'da en büyük sıkıntılardan biri özelikle hücum oyuncularının hiçbiri konfor alanını terk etmiyor. Top takipteyken oyunda hiç yoklar ve bir tane de top ayaklarında iken rakip savunmanın sırtına hiç topsuz koşu yapmıyorlar, hiç topsuz oyunda yoklar.
Bu söylediklerim tabi ki Salah için değil. Bir özgürlük tanınacaksa bu isim sadece o olur. Çünkü saha içinde problemi çözebilecek birinci anahtar oyuncudur.
İkinci yarı bordo-mavililerde oyuncu değişikliği olsa da oyun dengesizliği yine vardı. Birincisi sezon başından beri en büyük sıkıntı hücum oyuncularından kaynaklanan çok geniş alanda oynuyorlar.
Bu takımın saha içi kompakt yapısını çok etkilediği gibi takım bütünlüğünde ciddi sıkıntı yaratıyor.
Fatih hoca yeteneği ve çalışkanlığı ile bunların altından kalkar hiç bir şüphem yok, yalnız bazı oyuncuların saha yerine kulübede olması lazım.
Bu kim olursa olsun kendilerine çeki düzen vermeliler. Çünkü senin onlara verdiği desteği onlar da saha içinde daha fazla savaşarak karşılık versinler.
Takımın önüne kimse geçemez. Bu kadar vurdumduymazlık ve ruhsuzluk olur mu, pes valla. Şu maçta böyle kötü reaksiyon mu verilir.
Bunu skordan bağımsız söylüyorum, onun için formanın hakkını kim vermiyorsa bir dakika bile oynatma sevgili hocam. Kimsenin gözünün yaşına bakma ve radikal kararı almanın tam zamanı.
Neyin, nasıl olacağını ve olması gerektiğini ancak bazı oyuncular böyle anlayacak gibi görünüyor. Bunu da geç olmadan hayata geçirmek lazım.
Takımın bu şoklamaya net ihtiyacı var.
Zeki Uzundurukan: Kırıp dökmekle bir yere varılmaz!
Trabzonspor'da Muhammed Salah dışında sahada yüreğini ortaya koyan futbolcu yoktu! Tıpkı 4-0'lık Ferencvaros hezimetinde olduğu gibi. Bu takıma tam 14 yeni transfer yapıldı, hem de birbirinden kaliteli transferler.
Ama geçen sezonun çok gerisinde bir Trabzonspor izliyoruz.
Yazık çok yazık! Süper Lig'e yeni çıkan Amed karşısında dökülen bir Trabzonspor izledik.
İlk yarıda kaleyi bulan tek şutu var Trabzonspor'un! O da gol oldu zaten. Amed Sportif'in ise 10 şutu var, 6'sını kaleci Andre Onana çıkardı. Andre Onana kalesinde devleşmeseydi daha ilk yarıda fark yiyebilirdi bordo-mavililer.
İlk yarıda Muhammed Salah'ın olağanüstü golünün dışında sahada yoktu Trabzonspor!
Salah'ın attığı golden sonra Amed'li hücumcularla Andre Onana arasında geçen bir maç oldu. O derece kötü oynadı Trabzonspor.
Bordo-mavili futbolcular, son derece ruhsuz ve yüreksiz bir futbol ortaya koydular. Amed Sportif Faaliyetler ise kazanmak için büyük savaş verdi. Yürekli bir futbol oynayıp, haklı bir galibiyet elde ettiler.
Trabzonspor, her maç daha iyiye doğru gitmesi gerekirken, geri vitese takılmış bir araç gibi geri geri gidiyor. Paul Onuachu'yu kazanma inadı, Trabzonspor'a büyük zarar vermeye başladı.
Sabır sabır sabır da nereye kadar sabır! Takım arkadaşlarının da enerjisini düşürmeye başladı Onuachu! Trabzonspor'a acilen bir golcü lazımdı. Transfer dönemi bitti bitiyor. Hala ortalarda yeni bir golcü yok.
Dün Trabzonspor'un yeni transferlerine bakıyorum da...
Muhammed Salah dışında yenilerin katkısı neredeyse sıfır! Takım bağıra bağıra Felipe Augusto ve Christ Oulai'yi arıyor.
Tamam satışlar çok güzel de.
Bu paralar kasaya girmeden yapılan transferlere gitti. Hem de fazlasıyla. Felipe Augusto, Paul Onuachu'nun tutukluk yaptığı bütün maçlarda girip golünü atıyor ve Trabzonspor'u sırtlıyordu.
Buradan şu sonuç çıkıyor.
Gidenlerin yeri dolmamış.
Gereksiz transferler yapılmış.
Kadro mühendisliği ise çok kötü.
Ya Muhammed Salah alınmamış olsaydı, vay Trabzonspor'un haline vay!
Belli ki Fatih Tekke moralsiz ve stresli. Böyle durumlarda teknik heyeti güçlendirmek doğru hamle olabilir. Dört yıldır üst üste şampiyon olan Galatasaray'da Okan Buruk'un teknik heyet kadrosuna bir bakın.
Bir elin nesi var, iki elin sesi var Fatih Tekke hocam. Sen de ekibini güçlendir ki yükün biraz hafiflesin.
Yoksa işin çok zor hocam.
Sakin kal hocam. Sakın panik yapma. Yardımcılarından destek al.
Acil iyi bir santrfor iste yönetimden.
Ayrıca potansiyelli yardımcı hocalar kat ekibine.
Yoksa Avrupa'da Konferans Ligi'nde ve Süper Lig'de Trabzonspor'un işi çok zor.
Bir sözüm de Trabzonspor camiasına! Tepki ile kırıp dökmekle bir yere varılmaz!
Sakin kalın ve Teknik Direktör Fatih Tekke'ye destek olun.
Unutmayın! Başka Trabzonspor yok.
Ulaş Özdemir: Büyük kadro!
Trabzonspor Diyarbakır'da üç puandan fazlasını bıraktı. Sahaya koyduğu iddiayı, kadrosunun ağırlığını ve Avrupa'daki ağır gecenin ardından vermesi gereken cevabı da bıraktı.
İlk yarıda başlayan oyunsuzluk maç boyunca da büyüdü.
Muhammed Salah'ın golü Trabzonspor'un oyununu anlatan bir gol olmaktan çok, oyundaki bütün kusurları kısa süreliğine örten bireysel bir parıltıydı. Fakat gol, Trabzonspor'u uyandırması gerekirken uyuşturdu.
Trabzonspor topu tuttu ama Amedspor oyunu yönetti.
İkinci yarıda Trabzonspor biraz daha öne çıktı, rakip kaleyi daha fazla yokladı ve Lafont'u çalıştırdı.
Fakat hücum kaleye doğru koşmaktan çok daha fazlasıdır. Ceza sahasına yerleşmek, rakibi genişletmek, üçüncü oyuncuyu harekete geçirmek, santrforu beslemek ve dönen topları toplamaktır. Trabzonspor bunların hiçbirini süreklilik içinde yapamadı.
Paul Onuachu parantezi de burada açılmalı. Beşinci resmî maç, yaklaşık dört yüz dakika ve hâlâ gol ya da asist katkısı yok. Şu anda varlığıyla savunmayı geriye itemiyor.
Sistemin mağduru kadar kendi formsuzluğunun da faili.
Fatih Tekke, Ferencváros faciasının ardından istifa etti. Yönetim o istifayı kabul etmeyerek kendisine yeni bir kredi açtı. Amedspor karşılaşması bu güvene sahada cevap verme maçıydı. Beklenen öfkeli, cesur, baskılı ve ne yaptığını bilen bir Trabzonspor'du. Ortaya çıkan ise ağır hareket eden, birbirinden kopuk, rakibin temposuna teslim olan ve son dakikada cezalandırılan bir takım oldu.
Salah, Muçi, Fabinho, Onuachu, Savic ve Onana gibi oyuncuların bulunduğu bir kadroyu bu kadar fikirsiz oynatılamaz. Bu kadronun Amedspor karşısında kalecisine sığınma, bir bireysel hareketten gol bekleme ve beraberliği kurtarmaya çalışma lüksü yok.
Kaybedilen üç puandır. Asıl kayıp ise böyle giderse de takım kimliğidir.
Olcay Çakır: Zorlamayla olmuyor!
Salah baktı ki en çok top Onana’da, en çok topla oynayan neredeyse o, en doğru işi yapan o, adam eksiltebilen o, sahadaki yeri ve görevi belli olan yine o... “Bari ona yakın oynayayım” dedi! Trabzonspor adına gecenin özeti belki de bu tuhaf görüntüydü. Koca takım, Salah gibi bir oyuncuyu topla buluşturmakta bile anormal derecede zorlanınca ortaya izleyenin keyif almayı bırakın, “Bu takım ne oynamaya çalışıyor?” sorusuna cevap bulamadığı bir futbol çıktı. Saha içinde, saha kenarında ne yaşanıyor, elbette dışarıdan bütünüyle bilmek mümkün değil. Ancak görünen ortada: Mazeretlere feda edilen, gereksiz savunmalarla geçiştirilen bir tuhaflıklar silsilesi var. Kusura bakmayın; Trabzonspor bu kadroyla maç kazanır, kaybeder, puan toplar, puan bırakır.
Futbolda bunların hepsi var. Ama bu oyunu taraftarına kabul ettiremez! Çünkü mesele artık skor değil, ne oynandığının anlaşılamamasıdır. Daha vahimi, Trabzonspor’un ne kadar kötü göründüğünü anlayabilmek için Amed’in ne kadar doğru oynadığına bakmak zorunda kalmamızdı. Bir tarafta kısa sürede takım olmuş, ne yapmak istediğine dair kanaat oluşturabilen Amed; diğer tarafta uzun zamandır ne oynadığı belli olmayan, ancak yıldızları bireysel olarak parladığında varlık gösterebilen, yüzlerin asık olduğu Trabzonspor... Ortaya çıkan tablo tesadüf değil. Hafta içi bir istifa krizi, hafta sonu bir mağlubiyet... Bazı şeyler zorlamayla olmuyor. Hele futbol, hiç olmuyor.
Cemal Ersen: Tekke yine istifa eder mi?
Trabzonspor’un hazırlık dönemi, Avrupa kulvarı ve lig dahil en kötü performans sergilediği maçtı. Kaleci Onana’nın inanılmaz kurtarışları olmasa, Amedspor maçı tarihi bir farkla bitebilirdi.
Bordo-mavili ekip tırnak içinde ligin en ses getiren transferlerini yapan ekipti. Gelin görün ki çuvalla para harcıyor, dünya yıldızlarını getiriyor, yakın geçmişin en iyi kadrosunu kuruyorsunuz ama; bu potansiyeli doğru yönetecek orkestra şefinin eksikliğini hissediyorsunuz. O zaman ne oluyor, yaylı çalgılarda uyumsuzluk yaşanıyor. Kulak tırmalanıyor.
Geçen hafta Avrupa Ligi play-off rövanşında Ferencvaros karşısındaki fiyaskodan sonra istifa ettiğini açıklayıp, ertesi gün antrenmanda eşofmanlarını giyen Teknik Direktör Fatih Tekke’nin futbolcular nezdinde de saygınlığının zedelendiğini düşünüyorum.
Yoksa maçtan önce yaptığı “Bugün ayağa kalkıp, agresif mücadele ile reaksiyon göstermemiz gerek” söyleminin kamuoyunda değil, takımı içinde karşılık bulması gerekirdi.
Gördün değil mi hocam, söylem değil eylem gerekiyormuş.
Üst düzey oyunculara sahip bir takım bu kadar çok pas hatası yapıyor, oyunun kontrolünü alamıyorsa, Fatih Tekke’in taktik anlamda sorgulanması gereken ciddi zaafları var demektir.
Maçın ilk bölümünde Amedspor’un baskıya kalktığı anda savunmadan hızlı çıkıp topu Salah ile buluşturması Trabzonspor’a golü getirdi. Uzatma dakikalarında Melih’in sebep olduğu penaltı vuruşunda Onana’nın çıkardığı topu savunma takip edebilse, Amedspor bu kadar kurnaz davranamazdı.
İkinci yarıda öz güvenli bir Amedspor vardı. Trabzonspor ise yaptığı değişiklikler ile kaybettiği temposunu bulmaya çalıştı.
Lakin karşısında inançlı ve istediğini bilen dirençli bir rakip buldu. Puanın üzerine yatmayı değil kazanmayı hedefleyen Amedspor istekliydi. Ve hak ettiği üç puanı bileğinin hakkı ile elde etti.
Gelelim Trabzonspor cephesine. Takım savunmasında bu kadar hata yapılırken rakibe direnmek tek başına kaleci Onana’ya düşüyorsa, kusura bakmasın ama Fatih Tekke’nin 6 gün önceki istifasından hangi ruh haliyle vazgeçtiğini merak ediyorum.
İskender Günen: Hücum planında büyük sıkıntı var
Ferencvaros maçından sonra moral kazanmak için Amed deplasmanından alınması gereken üç puan büyük önem taşımaktaydı. Ama bir başka gerçek var ki futbol kadronuz diğer takıma göre daha zengin olsa da ortaya koyacağınız mücadele ve takım birlikteliği büyük önem taşır. Amed gibi Süper Lig'e yeni çıkan takım karşısında oynanan oyun ve sonuç büyük bir hayal kırıklığı olsa gerek. Salah'ın ilk yarıdaki fırsatçılığıyla gelen golden sonra ise sahada ne yaptığını bilmeyen bir takım vardı. Saha içi kurgusu ve özellikle hücum üretkenliği yok denecek kadar azdı. Trabzonspor adına öne çıkan oyuncu, üç net gol pozisyonunu önleyen ve penaltıyı kurtarmasına rağmen savunma oyuncularının pozisyonu izlemesiyle golü kalesinde gören Onana ise söyleyecek fazla bir sözümüz yok. Salah'a asisti yapsa da Muçi'nin inanılmaz top kayıpları, hücum devamlılığını baltaladı. İki kenarın tamamen oyundan düşmesi ve üretkenlikten uzak kalması Trabzonspor'un kanat organizasyonlarını felç etti. Önde top tutamama ve kazanılan topları çabuk kaybetme sorunu birleşince, takım rakip yarı alana yerleşemedi. Geriden çıkarken yapılan pas hataları ve dönen ikinci topların tamamının Amed'e kaptırılmasıyla ilk yarı oyunu tamamen rakibe teslim ettiler. İkinci devrede rakip alanda daha fazla görünmelerine rağmen ceza sahasına girmekte ve net gol pozisyonu üretmekte büyük yetersizlikler vardı. Topa sahip olunan anlarda dahi, organize bir hücum planının devreye girememesi ve her şeyin bireysel becerilere kalması gol pozisyonlarında yetersizliklerin en önemli nedeniydi. Aral beklentilerden uzak bir oyun ortaya koydu. Kenarlardan istenilen toplar gelmediği için de Onuachu'nun etkisizliği devam etti. Son dakikada gelen gol ise savunmanın büyük hatası kaynaklıydı.





