ZEKİ UZUNDURUKAN - MUHAMMED SALAH 'KONFERANS' VERDİ!
Trabzonspor, Finlandiya'da KuPS Kuopio'yu sentetik (suni) çimde oynanan maçta farklı yenerek Konferans Ligi'ne çok iyi bir başlangıç yaptı. Ben en başta Thomas Reis'i kutlamak istiyorum. Elindeki dünya yıldızı Muhammed Salah ile maça başladığı için. Beşiktaş derbisini mazeret göstererek Salah'ı saklamadığı için. Büyük düşündüğü için...
Annemizin ligi yerine Avrupa'ya odaklandığı için. Trabzonspor'un kadro kalitesinin Konferans Ligi'nde final oynayabileceğine inandığı için. Trabzonspor gibi büyük bir kulübün teknik adamına da bu vizyon yakışır.
Önce Avrupa... Önce önündeki ilk maç en önemli maçtır. Muhammed Salah dünkü maçta 55 dakika oyunda kaldı. Yine muazzam işler yaptı. Müthiş bir asistle galibiyet kapısını aralayan Muhammed Salah, jeneriklik bir gol de atarak klasına ve büyüklüğüne yakışanı yaptı.
Onuachu'nun golü attıktan sonra hemen sakatlanması büyük talihsizlik.
Ama yerine oyuna giren Dju iki gol atarak Beşiktaş derbisi öncesinde formda olduğunu gösterdi. Kaleci Onana, kornerden yediği golde hazırlıksız yakalandı. Çünkü önündeki KuPS'lu oyuncu, usta kalecinin dikkatini dağıttı. Ama Onana, penaltıyı kurtararak, korner golündeki hatasını telafi etti. Büyük kaleci Onana.
Avrupa kontenjanında yer alan Mendy'nin performansı da etkileyici idi. Bouchouari için aynı şeyi söyleyemem. Dün ilk kez 11'de çıkan Samet Akaydin iyi niyetliydi. Ama penaltıya sebebiyet verince biraz oyundan düştü. Aslında Beşiktaş maçı öncesinde iyi bir idman, iyi bir test maçı oldu. Thomas Reis, yedek oyuncuların maç performansını yakından görmüş oldu.
Trabzonspor, Reis ile çıktığı iki lig, bir Avrupa maçında 11 gol atarken, sadece 2 golü kalesinde gördü. İkinci yarıda Ozan Tufan'ın yerine giren Folcarelli, kaldığı yerden devam ediyor. Eski çevikliği ve hızından hiçbir şey kaybetmemiş. Sürekli oynuyormuş gibi performans gösterdi. Maç eksiği olduğunu hiç hissettirmedi.
Thomas Reis büyük bir ihtimalle derbiye orta alanda Fabinho ile Folcarelli ikilisi ile çıkacak. Doğrusu da bu gibi görünüyor. Trabzonspor adına işler yolunda gidiyor. Finlandiya'daki soğuk hava ve suni çime rağmen, bordo-mavili takım, baş döndürücü bir futbol ortaya koydu. Trabzonspor'un geçen sezona göre çok daha güçlü ve alternatifli bir kadrosu var. En önemlisi de ligde hiçbir takımda olmayan Muhammed Salah gibi bir dünya yıldızı var.
O Salah ki, futbolu ve forma aşkı ile bütün takıma örnek oluyor. Dün KuPS karşısında yürekli futbolu ile gözlerimizin pasını sildi. Trabzonspor'un ilk etapta Konferans Ligi'nde ilk 8'e kalacağını düşünüyorum. Tebrikler Trabzonspor! Durmak yok, yola devam!
REHA KAPSAL - BİLİYORLARMIŞ!
Teknik direktör Reis, KuPS maçına; cezalar, sakatlık ve bazı oyuncuları rotasyona sokarak farklı bir oyuncu dizilişi ile başladı. Tabii ki buna rağmen tek düşünce her zaman ver her yerde olduğu gibi 3 puandı. Çünkü bu kulvarda hedef sonuna kadar gitmek ve kupayı kazanmak. Peki bunun için eldeki kadro yeterli mi ve bunu başaracak potansiyel var mı? Bence kesinlikle var. Yalnız hayal kurduran değil; o hayali yaşatacak oyuncu kadrosu oluşturulmuştur.
Zaten son yıllarda hangi takımların final oynadığını ve kupayı kazandığını incelediğimizde bunun olmaması için hiçbir sebebin olmadığını görürüz. İlk yarı oyunu çok iyi kontrol eden bordo mavililer istediği zaman tempoyu yükselttiği gibi istediği zaman da düşürerek saha içinde topla aktif dinlenmeyi çok doğru bir şekilde uyguladılar.
Hücum organizasyonlarını her zaman oyunun lideri olan Salah üzerinden gerçekleştirdiler. Nitekim Salah, bir gol ve asiste imza atarak üzerine düşeni fazlası ile yaptı. Bu yarıda tek olumsuz şey Onuachu'nun sakatlığı oldu. Geçen seneki formundan uzak olsa her zaman rakipler için tehdit, önemli bir gol silahıdır.
İkinci yarı başında Dju ile farkı üçe çıkarması ile maç bitti derken Onana kendi klasına hiç yakışmayan direkt kornerden yediği hatalı golün telafisini penaltıyı kurtararak affettirdi.
Reis bir şeye dikkat etmeli. Salah çıktıktan sonra hücum oyuncularının çok bireysel oynaması, mecbur kalmadıkça pas vermemesi gibi her pozisyonu zorlamaları, atak kombinasyonunda arkadaşlarını fazla kullanmamaları, kaptırdıkları toplarla takımı çok geriye koşturmaları oyun dengesizliğine neden oldu.
Dju attığı iki golle gecenin başarılı isimlerindendi. Son gün yapılan bu transfer çok önemli ve doğruydu çünkü takımın Onuachu'dan ayrı böyle bir oyuncu profiline ihtiyacı vardı.
İki gün önce KuPS kulübü internet sitesinden "Karadeniz Fırtınası Geliyor" diye bir paylaşım yaptı. Sanırım onlar da başlarına neyin geleceğini çok iyi biliyormuş.
Olcay Çakır: Salah’la her şey daha kolay...
Trabzonspor, Finlandiya’da da Samsun’daki iştahıyla sahadaydı. Ön alan baskısı, erken gelen gol ve oyuna hükmetme arzusu... BordoMavililer birkaç basit top kaybına rağmen kontrolü elinde tuttu. Zaman zaman orta saha mücadelesine dönen oyunda fazla yorulmadan üstünlüğünü korudu. Aral’ın değerlendiremediği fırsatlar da vardı elbette. Ama bir de Salah vardı! Sahada futbolcu kimliğiyle değil, adeta sanatçı duyarlılığıyla dolaştı. Onuachu’ya yaptığı servis, attığı gol, topa her dokunuşundaki incelik... Oyunun hızını yükseltti, hücumlara akıl ve kalite kattı. Sıradan görünen pozisyonları ustalığıyla tehlikeye dönüştürdü. Trabzonspor soyunma odasına yalnızca skor üstünlüğüyle değil, oyunun sahibi olarak gitti.
Alınacak dersler var
İkinci yarıya da aynı iştahla başladı Trabzonspor. Pina’nın klasikleşen bindirmesi, Franculino’nun bitiriciliğiyle fark açıldı. Maçın kontrolü artık tamamen Bordo-Mavili ekipteydi. Ancak birlikte oynama alışkanlığının henüz oturmaması, basit pas hatalarını beraberinde getirmeye devam etti. Rakibin bulduğu gol ve kaçırdığı penaltı, rahat görünen maçın bile konsantrasyon istediğini hatırlattı. Reis’in değişiklikleriyle oyun temposu düştü. Trabzonspor pas yaparak süreyi eritmeyi tercih etti. Üretkenlik vardı, kalite vardı ama savunma güvenliği konusunda alınacak dersler de... Sonuçta dört gollü, 3 puanlı bir Avrupa akşamı! Beyaz zambaklar ülkesinde Fırtına esti.
Ulaş Özdemir: İyi ki geldin, Salah
LIVERPOOL'da geçen yıllar, muazzam Avrupa geceleri, şampiyonluklar ve kupalar. Pek tabii ki yüzlerce gol… Salah'ı Trabzonspor formasıyla izlerken bütün o kariyeri gözümün önünden geçiyor.
Sonra KuPS maçına dönüyorum. Bir gol atmış bir gol hazırlamış. Bunca başarıya ulaşmış bir futbolcunun hâlâ böylesine iştahlı olması insana futbolu yeniden sevdiriyor. Trabzonspor maçta hiç zorlanmadı. Bu rahatlığın merkezinde elbette Salah vardı.
Onunla karşılaşan savunmacının işi zor! Sol ayağını düşünürken pasını, pas yolunu kapatırken gol sezgisini hesaba katmak zorundasınız. Bir gol bir asist. Bu ikilemin ne kadar ağır bedeli olduğunu anlatıyor. Salah hem kendi işini görüyor hem yanındaki oyuncunun işini kolaylaştırıyor.
Trabzonspor'un hücumuna kattığı en kıymetli özelliklerden biri de bu. Konferans Ligi'nde böyle bir futbolcuya sahip olmak büyük ayrıcalık. Elbette takımın düzenini koruması ve bu rahatlığı rehavete çevirmemesi gerekiyor. Fakat elinizde Salah varsa rakibin bütün hazırlığını bir anda boşa çıkarabilecek akla da sahipsiniz. Yıllar sonra bu günleri konuşurken "Salah'ı bordo-mavi formayla izledik" demenin ayrı bir heyecanı olacak. Şimdi o günlerin içindeyiz. Kıymetini bilelim.
Trabzonspor'un Konferans Ligi yolculuğunda KuPS'un bulduğu golü unutmamak gerekiyor. Üç farkı yakaladıktan sonra mesele topun ve oyunun değerini bilmektir. Avrupa'da uzun yürümek isteyen bir takımın üstünlüğünü korurken de aynı özeni göstermesi gerekiyor. Trabzonspor'un bu ilk sınavından çıkaracağı ders işte buradadır. Evet, yolun başındayız. Bu formayla Avrupa'da yeniden güzel geceler yaşamanın heyecanı var. Salah'ı böyle izleyince insan bir sonraki maçı da bir sonraki hikâyeyi de merakla bekliyor.
Cemal Ersen: Tecrübe ve kalite farkı
Trabzonspor, Thomas Reis yönetiminde ligden sonra Avrupa kulvarında da “farklı” biçimde devam etti yoluna. UEFA’nın üç numaralı kupasında ilk sınavını Finlandiya ekibi KUPS’a karşı veren temsilcimizde maça Alman hocanın oyuncu tercihleri damga vurdu.
Reis, cezalı ve sakat isimler nedeniyle kadroda revizyona gitti. Süper ligde yabancı kontenjanına takılan Bouchouari ve Mendy’ye forma verdi. Samet, Ozan ve Onuachu’ya “işte forma” dedi. Onuachu teklifi kabul etti, golünü attı ama 6. dakikada talihsiz biçimde sakatlanarak oyunu terk etti. Maça bu sezon birlikte oynamayan altı futbolcuyla başlamak riskti, lakin Reis haklı çıktı.
KUPS takımına saygı duyuyorum ama Trabzonspor ile aynı tartıya çıkacak bir rakip değildi. Onuachu’nun erken golünden sonra anlamsız biçimde oyunu rölantiye alan temsilcimiz, ilk yarının son dakikalarında Salah’ın sayısıyla rahatladı. 47’de Franculino farkı üç çıkarınca, Thomas Reis ligdeki Beşiktaş maçını düşünerek oyuncu değişikliklerine gitti.
Sonrasında yüreğimizin ağzımıza geldiği iki pozisyon vardı. Kahramanı ise Onana idi. Pennanen’in kullandığı korner atışında top doğrudan ağlara giderken hatası büyüktü. Arkadaşlarından özür diledi. Dilemekle kalmadı, bir kaç dakika sonra Samet’in sebep olduğu penaltıda Parzyszek’in vuruşunu kurtararak maçın öyküsünün başka bir mecraya evrilmesini önledi. Yetmedi, kalan sürede üç net gol pozisyonunda rakibe gol izni vermedi. Kısacası skordan bağımsız, maçın en çok konuşulacak ismi oldu.
Bu arada Mendy ve özellikle Bouchouari’nin durumunun gözden geçirilmesi gerek. Teknik direktör Reis’in raporu önemli. Devre arasında yapılacak revizyonda bu iki oyuncunun durumu değerlendirilmeli. İkisi de çok değerli ve katkı verecek isimler.
UEFA Konferans Ligi’ne iyi bir başlangıç yapan Trabzonspor’un önceliği elbette Süper Lig. Beşiktaş maçı çok önemli. Thomas Reis ile yakaladığı yükselişi sürdürmesi gerek. Ligin en iyi futbol oynayan iki takımının mücadelesinin keyifli geçeceğini düşünüyorum. Sezonun en iyi maçlarından biri olabilir.
İSKENDER GÜNEN: Daha fazla ciddiyet gerekiyor
Trabzonspor rotasyonlu bir kadro ile sahaya çıktı. Buna rağmen bordo-mavililer, Finlandiya ekibi KuPS Kuopio takımından çok daha kaliteli bir takım. Maçın başında Salah'ın asisti ve Onucahu ile gelen gol… Golden sonra iki ceza saha arasında sıkışan sert ve boğucu bir orta alan mücadelesi vardı. Rakip takım duran top haricinde Trabzonspor savunmasına ilk yarıda 40. dakikaya kadar hiçbir tehlike yaratmadı. İlk yarını son dakikalarında yine sahneye Salah çıktı ve Trabzonspor'u soyunma odasına iki farklı skorla götürdü. İkinci yarının başında Franculino ile gelen üçüncü gol… 3-0'dan sonra ise sahada sergilenen özensiz bir tablo var. Böyle bir durumda rakip kim olursa olsun oyun disiplininden uzaklaştığınızda sorunlar başlıyor. Üstelik rakibin kadro kalitesi, fiziksel kapasitesi ve oyun ezberi son derece sınırlıyken… Önce kaleci Onana'nın yaptığı kritik hata ve kornerden gelen gol... Akabinde ise penaltı pozisyonu… Onana kurtarmasa bir anda sorunlar öne çıkardı. Kamerunlu kalecinin bu pozisyondan başka iki net gol pozisyonunu da önlediğini belirtelim. Yaşanan konsantrasyon düşüklüğü ve savunma zaafları göz ardı edilmemelidir. Trabzonspor rotasyonlu bir kadroyla çıktı, Salah'ın bireysel performansı ile maçı koparmasını bildi. Gerekli 3 puanı aldı. Ancak büyük takımlar sadece maç kazanmaz; skoru bulduğunda da oyunu ciddiyetle oynamaya devam eder… Çünkü ilerleyen tur ve maçlarda çok daha sert rakiplerin karşısında sorunlar başınızı çok fazla ağrıtır.




