Trabzonspor Basketbol Takımının ABD’li uzun forveti Tres Anthony Tinkle, kulüp dergisine verdiği röportajda çarpıcı açıklamalar yaptı. Trabzon’a çok alıştığını ve şehrin Trabzonspor’u çok sevdiğini gördüğünü söyleyen Tinkle’nin açıklamaları şöyle;

Adeta basketbolun içinde doğdun, baban Wayne Tinkle hem başarılı bir oyuncuydu hem de şu an önemli bir koç. Basketbolcu olmaya erken yaşta mı karar verdin, o dönemleri anlatır mısın?

Basketbol her zaman ailemizin bir parçasıydı. Sadece babam değil; annem ve iki kız kardeşim de basketbolcuydu. Ailenin en küçüğü olduğum için sürekli maç izleyerek adeta salonlarda büyüdüm. Yani çok küçük yaşlarda bu oyuna âşık oldum ve hiç ayrılmadım.

Kolej kariyerinde okul tarihine geçecek istatistiklere imza atmışsın. O dönemden profesyonel dünyaya geçerken yanına aldığın en önemli ders neydi?

Babamın bu süreçte çok büyük bir etkisi oldu. Kendisi 12 yıl profesyonel basketbol oynadı. Bu yolu benden önce geçtiği için nelerle karşılaşacağımı birebir anlattı. Ondan aldığım en büyük ders, bunun artık bir kariyer olduğu ve ailenizi geçindirdiğiniz bir iş haline geldiğiydi. Her yıl farklıdır ve takım arkadaşlarınız ne kadar iyi olursa olsun, profesyonel seviyedeki bağlar üniversite soyunma odasında kurulan ilişkilerden farklıdır. Bir diğer önemli konu da zorluklarla nasıl başa çıkılacağı. Önemli olan, hem saha içinde hem de saha dışında profesyonelliği koruyabilmektir. Her şey her zaman istediğiniz gibi gitmeyebilir ama çalışmaya devam ederseniz ve işinizi ciddiyetle yaparsanız, sonunda sıra size gelir.

TAKIMA MUTLAKA BİR KATKI SUNABİLİRİM

Sahada hem skor üretebilen hem de ribaund ve asist katkısı veren bir oyuncusun. Kendini modern basketbolda hangi pozisyona daha yakın hissediyorsun?

Kendimi en iyi şekilde ‘gerçek bir basketbolcu’ olarak tanımlarım. Oyunu çok iyi anladığımı düşünüyorum. Her duruma uyum sağlayabilir ve takıma mutlaka bir katkı sunabilirim. Yıllara ve takımlara göre rolüm değişebilir ama oyun stilimle her yere uyabileceğime inanıyorum. Üniversitede ağırlıklı olarak 3 numara oynuyordum. Profesyonel olduktan sonra daha çok 4 numarada görev almaya başladım. Tercihim ana pozisyonumun 3 numara olması ama 4 numarada da başarılı oldum ve bundan rahatsız değilim.

Trabzonspor'un basketbola güçlü bir şekilde geri döndü. Seni bu projenin bir parçası olmaya ikna eden temel faktör neydi? Transfere nasıl karar verdin?

Türkiye Ligi’nin ne kadar güçlü olduğunu biliyorum; NBA dışındaki en iyi yerel liglerden biri olduğu söylenebilir. Türkiye’ye geri dönme fikri benim için çok cazipti. Koçla yaptığımız görüşmelerden sonra Trabzonspor’da hedeflerin net olduğunu ve kulüp içindeki herkesin bu hedefleri gerçekleştirmek için aynı vizyona sahip olduğunu gördüm.

Trabzon şehri, spora olan tutkusuyla biliniyor. Henüz yolun başında olsan da Trabzonlu taraftarların enerjisi hakkında ne düşünüyorsun?

Şehir Trabzonspor’u gerçekten çok seviyor. Kariyerim boyunca gördüğüm en iyi taraftarlardan bazıları burada. Son derece misafirperver ve tutkulular. Hatta deplasmanlara gittiğimizde bile başka şehirlerde insanların üzerinde Trabzonspor logosunu görmek mümkün.

HERKES AYNI HEDEFİ PAYLAŞIYOR

Yeni kurulan bir takımda uyum süreci çok kritiktir. Takım içindeki arkadaşlık ortamı ve koçun sistemi hakkındaki görüşlerin neler?

Deneyimli ve aynı zamanda çok yetenekli bir kadromuz var. Sahaya birçok farklı beş çıkarabiliyoruz ve bu da rakiplerin bizi analiz etmesini zorlaştırıyor. Takım olarak tek hedefimiz kazanmak. Soyunma odasında herkes aynı hedefi paylaştığında başarı da beraberinde geliyor.

Amerika'dan Karadeniz kıyısına uzanan bir yolculuk... Trabzon'da seni en çok şaşırtan veya en çok sevdiğin şey ne oldu? (Yemekler, doğa, trafik vb.)

Oregon’da yaşıyordum; orası doğal güzellikleriyle bilinir. Trabzon’da en çok sevdiğim şey ise dağlar ve denizle olan benzerliği. Gerçekten çok güzel bir şehir.

Profesyonel hayatında en üzüldüğün ve en mutlu olduğun maç hangisiydi?

Beni hayal kırıklığına uğratan çok fazla maç olduğunu söyleyemem. Her maç farklıdır ve mutlaka öğretici bir yönü vardır. Ne yazık ki profesyonel kariyerimde her zaman çok başarılı takımlarda yer alamadım, bu da benim için en zorlayıcı kısımdı. Ancak her zaman elimden gelenin en iyisini yaptım. Bu da beni şu an kazanan bir ortamın içine getirdi ve nelerin gerektiğini anlamamı sağladı. En çok değer verdiğim şey ise bu yolculuğun kendisi.

Basketbol dışında Trabzon'da vaktini nasıl değerlendiriyorsun? Şehri keşfetme fırsatın oldu mu?

Eşimle birlikte şehirde biraz keşif yaptık ama aslında daha fazlasını yapmalıyız. Boş günlerimde genellikle dinlenmeyi, zihnimi ve vücudumu yenilemeyi seviyorum. Bunun dışında çevre ilçelere ve dağlık bölgelere de gittik.

VAZGEÇMEYENLERİN KARŞILIĞI ER YA DA GEÇ GELİR

Seni en çok motive eden kişi ya da söz ne oldu? Hayat mottonu öğrenebilir miyiz?

Beni en çok motive eden şey ailem. Ailenin en küçüğü olarak herkesin ne kadar çok çalıştığını ve bu sayede neler başardığını gördüm. Bu da bana ilham verdi. Hayatımı tek bir söz üzerine kurduğumu söyleyemem ama stoacılığa ve kişisel gelişime çok inanırım. Her şeyi doğru perspektifte tutmaya, kendime sadık kalmaya, emek vermeden sonuç beklememeye çalışırım. Zorluklarla karşılaşacağımı bilirim ve önemli olanın buna nasıl tepki verdiğiniz olduğuna inanırım. Vazgeçmeyenlerin karşılığı er ya da geç gelir.

Bir maça çıkmadan önce mutlaka yaptığın bir totem veya dinlediğin özel bir müzik listesi var mı?

Batıl inançlarım olduğunu söylemem ama kendimi disiplinli ve alışkanlıklarına bağlı biri olarak tanımlarım. Bana neyin iyi geldiğini bulur ve ona sadık kalırım. Ortamlar değişebilir, bu durumda uyum sağlamak gerekir. Belki tek sayılabilecek alışkanlığım, maçtan hemen önce bir üçlük ve sağ elle bir turnike atmak, ardından haç çıkarmaktır.

Trabzonspor Kadın Takımı 10 kişiyle lider Fenerbahçe’ye karşı galibiyeti kaçırdı
Trabzonspor Kadın Takımı 10 kişiyle lider Fenerbahçe’ye karşı galibiyeti kaçırdı
İçeriği Görüntüle

Basketbolcu olmasaydın hangi mesleği yapardın? Basketbolu bıraktığında ne ile ilgilenmeyi düşünüyorsun?

Sporu tamamen bir kenara koyarsak, muhtemelen bir mühendis olurdum. Matematiği, sayıları ve bir şeyler inşa etmeyi seviyorum. Basketbol hayatımın çok büyük bir parçası olduğu için ondan tamamen kopmak zor olacak. Kariyerim bittikten sonra antrenörlüğe yönelmek isterim.

Trabzon'da basketbola yeni başlayan ve seni idol olarak gören genç sporculara verebileceğin en büyük tavsiye nedir?

Genç oyunculara vereceğim en önemli tavsiye, sürece âşık olmaları olur. Karşılaştırmaların çok fazla olduğu bir dünyada yaşıyoruz ve bu sağlıksız alışkanlıklara yol açıyor. Şu anda olmak istediğiniz yerde olmamanız, asla oraya ulaşamayacağınız anlamına gelmez. Günü gününe ilerlemek, tutkunuzu ve disiplininizi canlı tutar. Güzel şeyler zaman alır ve sabredenlere gelir.

Seni en çok ne sinirlendirir?

Seçenek çok ama geç kalınması diyebilirim. Bir saat belirlenmişken insanların geç gelmesi beni rahatsız eder.

Tarihin en iyi basketbolcusu!

Michael Jordan. “GOAT” kavramının ortaya çıkma sebebi odur ve herkesin peşinden koştuğu standarttır.

Lakabın var mı?

Buzz. Daha çok memleketteki arkadaşlarım ve ailem kullanır.

Favori yemeğin?

Chicken parmesan.

Geçmişten günümüze “Dünyanın En İyi 5’ini” kurar mısın?

Oyun Kurucu - PG: Steph Curry

Şutör Gard - SG: Michael Jordan

Kısa forvet SF: LeBron James

Uzun Forvet - PF: Kevin Garnett

Pivot - C: Shaquille O’Neal

MİNİ QUİZ

Takımdaki en çalışkan isimler?

Cem veya Yeboah

En komik takım arkadaşın?

Angel.

En çok yiyen:

Uzunlardan biri; muhtemelen Ege.

En çok uyuyan:

Angel.

En konuşkan:

Yine Angel.

En disiplinli:

Tony.

En iyi giyinen:

Kesinlikle Marcquise.

Kaynak: TRABZONSPOR DERGİSİ