Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’nin geçen yıl rüzgar enerjisinde 2,1 gigavatlık kurulumla önemli bir rekora imza attığını belirterek, 2025 yılı sonunda bu rakamın 2,5 gigavat seviyesini aşmasının beklendiğini açıkladı. 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) kapsamında değerlendirmelerde bulunan Erden, özellikle depolamalı projeler ve yeni yatırımların sektörde büyümeyi hızlandıracağını söyledi.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki hedefleri doğrultusunda rüzgar enerjisinin kritik rol oynadığına dikkat çeken Erden, önümüzdeki yıllarda yıllık kurulum kapasitesinin 4 gigavat seviyelerine ulaşabileceğini ifade etti.
Rüzgar enerjisinde Türkiye yeni rekorlara hazırlanıyor
Erden, son yıllarda rüzgar enerjisi yatırımlarında ciddi bir ivme yakalandığını belirterek, 2024 yılında 1,5 gigavatın üzerinde kurulum tamamlandığını, geçen yıl ise bu rakamın 2 gigavatı geçtiğini söyledi.
Bu yıl için beklentilerin çok daha yüksek olduğunu ifade eden Erden, “2025 sonunda 2,5 gigavat seviyesine ulaşacağımızı öngörüyoruz. 2028 ve 2029 yıllarında ise yıllık 4 gigavatlık kurulum seviyelerine yaklaşabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.
Sektörde özellikle depolama sistemleriyle desteklenen projelerin dikkat çektiğini belirten Erden, izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından yatırımların hız kazanacağını vurguladı.

Deniz üstü rüzgar enerjisinde kritik süreç başladı
Türkiye’nin enerji dönüşümünde en dikkat çekici başlıklardan biri ise deniz üstü rüzgar enerjisi projeleri oldu. Türkiye’nin 2035 yılı için 5 gigavatlık deniz üstü rüzgar enerjisi hedefi bulunduğunu açıklayan Erden, Marmara ve Ege Denizi’nde teknik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Dünya Bankası destekli projeler kapsamında mühendislik ve teknik analizlerin devam ettiğini belirten Erden, ilk ihalelerin yıl sonu veya gelecek yılın başında yapılabileceğini kaydetti.
Projelerin devreye alınmasıyla birlikte 2030 sonrasında her yıl yaklaşık 1 gigavatlık yeni deniz üstü rüzgar santralinin sisteme dahil edilmesi hedefleniyor. Uzmanlara göre bu süreç Türkiye’nin enerji bağımsızlığı açısından kritik önem taşıyor.
COP31 hazırlıkları rüzgar sektörünü hareketlendirdi
TÜREB’in gündemindeki bir diğer önemli başlık ise Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 oldu. Erden, COP31’in Antalya’da yapılacağı yönündeki açıklamanın ardından uluslararası ve yerel paydaşlarla yoğun temas yürüttüklerini açıkladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile koordineli çalışmalar yürüttüklerini belirten Erden, rüzgar enerjisi sektörünün ticari ve teknolojik anlamda COP31’de güçlü şekilde temsil edilmesini hedeflediklerini söyledi.
Sektörde öne çıkan başlıklar arasında YEKA projeleri, depolamalı yatırımlar, uluslararası finansman ve deniz üstü rüzgar enerjisi projelerinin yer aldığı ifade edildi.
Türkiye yenilenebilir enerjide yeni döneme giriyor
Enerji uzmanları, Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki büyümesinin yalnızca elektrik üretimi açısından değil ekonomik ve stratejik açıdan da büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Özellikle artan enerji talebi ve dışa bağımlılığı azaltma hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarının önümüzdeki yıllarda daha da hız kazanması bekleniyor. Rüzgar enerjisindeki yeni kapasite artışlarıyla birlikte Türkiye’nin Avrupa’daki önemli enerji merkezlerinden biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.






