Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki 12. Büyükelçiler Konferansı'na katıldı. Erdoğan'ın yaptığı konuşmadan öne çıkanlar şöyle:
Virüs salgını üstü örtülen birçok çarpıklığın ortaya çıkmasına vesile oldu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirdiği avantajları en verimli şekilde kullandık.
Salgında insanlarımızı sahipsiz bırakmadık. 141 ülkeden 100 bine yakın vatandaşımızı aileleriyle buluşturduk. Sadece sınırlarımızda bulunan vatandaşlarımızı değil yurtdışında yaşayan insanlarımızı da sahipsiz bırakmadık.
Mücadelemiz henüz bitmiş değil. Hastalığın devam etmesi bekleniyor, ne zaman biteceği belli değil. Salgını kendi özgün politikalarımız çerçevesinde yönetiyoruz.
Hasta ve vefat sayılarının ürkütücü boyutlara ulaştığını görüyoruz. Bu dönemi de kendi özgün politikalarımızla yönetmeye çalışıyoruz. Karamsarlığa kapılmadan, dengeli, uygulanabilir anlayışla hareket ediyoruz.
 'TAMAM' diye sloganlaştırdığımız Temizlik-Maske-Mesafe kurallarına riayet ederek bu sıkıntılı sürecin üstesinden geleceğiz.

Milletimize yeni pişmanlıklar yaşatmayacağız

Haklı yerine güçlüyü, çoğunluk yerine bir avuç azınlığı, fakir yerine zengini koruyan mevcut küresel sistemin devam etmesi mümkün değildir.
Ülkemize ve milletimize yeni pişmanlıklar yaşatmamakta kararlıyız. Ülkemizin yeni dönemin kurucu iradelerinden olması için var gücümüzle çalışıyoruz.
Müttefiklik ilişkilerinin terör örgütlerinin ihtiraslarına kurban edildiği, demokrasi havarilerinin demokrasinin canına kast ettiği herkesin başının çaresine baktığı tabloda biz de kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz.
Suriye'de sadece teröristleri sınırımızdan uzaklaştırmakla kalmadık, 411 bin Suriyeli kardeşimizin de memleketlerine dönüşünü temin ettik.
4.5 milyon mülteciyi ülkemizde barındırıyoruz. Bir o kadarının da Suriye'de bakımını yapıyoruz. Sadece Türkiye bunu yapıyor.
Dünyada garip gurabanın yanında olduğunu söyleyenlerin böyle attığı bir adım yok. 
Bu kapitalist ekonominin temsilcileri olanlar, bunların hiçbirinin böyle attığı bir adım yok. Ama Türkiye insani ve vicdani olarak bu adımı atmış, atmaya da devam edecektir.
Bugün Libya'da siyasi çözüm umutları yeniden yeşermişse, bunda Türkiye'nin zamanında yaptığı müdahalenin çok ciddi katkısı bulunuyor.

AB'nin stratejik körlükten kurtulmasını ümit ediyoruz

Libya halkının yanında olmaya devam edeceğiz. 
Doğu Akdeniz'deki her türlü gelişmenin yükünü taşıyan ülkemizin, doğal kaynaklar söz konusu olduğunda yok sayılmasına rıza gösteremezdik.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın provokasyonlarına rağmen Doğu Akdeniz meselesinde sabırlı, soğuk kanlı davrandık.
Haklı olmanın özgüveniyle hareket ediyor, müzakere masasından kaçmıyoruz.
AB'nin Türkiye'yi kendinden uzaklaştıran stratejik körlükten bir an önce kurtulmasını ümit ediyoruz.
Şantaj dilinin fayda sağlamayacağı artık anlaşılmalıdır.
Karadeniz'de keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğalgaz rezervi bu konudaki irademizi daha da güçlendirmiştir.
İnşallah Doğu Akdeniz'deki araştırma faaliyetlerinden de müjdeli haberler alacağımızı ümit ediyorum.

'Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez'

Azerbaycan topraklarının işgal edilmesine sessiz kalamazdık.
MİNSK 3'lüsü her türlü ihtimallerle bizim Azeri kardeşlerimizi Azeri Türklerinin ifadesiyle 'kaçkın' yaşattı.
Hep oyalamaca... Hep oyalamaca... Bunu kendileriyle konuştuğumuzda da bize bir çözüm üretmediler. Çözüm üretmek gibi bir dertleri de yoktu.
Azeri kardeşlerimiz şimdi kendi göbeklerini kendileri kesti ve işi bitirdi.
Biz gözleri yaşlı olarak dün İlham Aliyev kardeşimizin Suşa'nın düşüşünden sonra yaptığı açıklamaları ekranda izledik. İşte 2 devlet tek millet olmanın aşkı budur.
Şuşa'nın işgalden kurtarılmasıyla sevincimiz ve umutlarımız artmıştır. Karabağ'daki işgal bitene kadar mücadele bayrağı inmeyecektir
'Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez.' İnmeyecektir.
İlham Aliyev başta olmak üzere tüm Azerbaycanlı kardeşlerimi tebrik ediyorum.
Başta Kelbecer ve Laçin olmak üzere buralar da sahiplerine inşallah teslim edilecektir. 

Bizim teslim ettiklerimizi salıveriyorlar

İslam düşmanlığı devlet başkanlığı nezdinde teşvik ediliyor, destekleniyor.
Türkiye'nin sınır dışı ettiği yabancı terörist savaşçıların yurt dışında elini kolunu sallayarak eylem yapmasını anlayamıyoruz.
 İslam düşmanlığıyla mücadele etmek, hem inancımızın hem de yurtdışındaki vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun gereğidir.

New York'taki Türk Evi 2022'de bitecek

Önümüzdeki yıl sonu veya 2022 başında New York'taki daimi konsolosluk, Başkonsolosluk binamızı bitirmiş olacağız.
Oradaki dev hizmet binamızla bu hizmetlerimizi çok daha etkin, çok daha farklı bir şekilde yürüteceğiz.
Bu da bizim dünyada geldiğimiz yeri göstermesi bakımından çok önemlidir.

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.