Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılına ait son verileri, toplumun kalbi olan çocukların içinde bulunduğu ekonomik buhranı çarpıcı bir tabloyla ortaya koydu. Genel nüfustaki yoksulluk riski %27,9 seviyesindeyken, çocuklarda bu oranın tam 9 puan farkla %36,8’e fırlaması siyasetin bir numaralı gündem maddesi haline geldi. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Dr. Asu Kaya, bu durumu sadece bir istatistik değil, doğrudan bir "politika çöküşü" ve "kara düzen" olarak tanımlayarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na karşı sert bir hukuk ve demokrasi mücadelesi başlattı.
Asu Kaya’dan TBMM’de Tarihi Soru Önergesi
CHP’li Asu Kaya, TÜİK verilerinin ardından vakit kaybetmeden harekete geçerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle kapsamlı bir soru önergesi sundu. Kaya, Türkiye’de çocukların yoksulluk sarmalına terk edilmesini eleştirerek, "Türkiye'de çocuk olmak, yoksulluğa doğmak anlamına getirildi. Bu tablo yönetenler için bir istatistik olabilir ancak bu ülkenin çocukları için bu; açlık, dışlanma ve geleceksizliktir. Her üç çocuktan birinin sosyal dışlanmaya mahkum edildiği bir yerde 'çocuğun üstün yararı'ndan söz etmek mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Kaya, özellikle 2026 yılı bütçesinin bu krizle mücadeledeki yetersizliğini vurguladı.
Kız Çocukları İçin %37,8’lik Korkunç Risk Kapıda
Önergenin en can alıcı noktalarından birini, cinsiyetler arası adaletsizlik ve bölgesel eşitsizlikler oluşturdu. Kız çocuklarında yoksulluk riskinin %37,8’e kadar yükseldiğini belirten Kaya, bu durumun toplumsal cinsiyet eşitliği noktasında bir uçurum yarattığını savundu. Güneydoğu Anadolu gibi yoksulluğun kronikleştiği bölgelerde çocukların eğitimden ve sağlıklı gıdadan tamamen koptuğuna dikkat çeken Kaya, Bakanlığın bu konuda spesifik bir eylem planı olup olmadığını sordu. Kaya’ya göre, sosyal devletin asli görevi bu "kara düzeni" yıkmak ve her çocuğa eşit yaşam hakkı sunmaktır.
"Saray Şatafatı mı, Okulda Bir Öğün Yemek mi?"
OECD verilerine atıfta bulunan Asu Kaya, Türkiye’de her beş öğrenciden birinin haftada en az bir gün okula aç gittiği gerçeğinin görmezden gelinemeyeceğini ifade etti. İktidarın bütçe tercihlerini sert bir dille eleştiren Kaya, şu alıntıyla tepkisini dile getirdi: "Saray'ın günlük harcamalarına bütçe bulanlar, çocuklarımızın önüne bir kap sıcak yemek koymaktan acizdir. Bu bir tercih meselesidir ve iktidar tercihini şatafattan yana kullanmıştır." "Okulda Bir Öğün Ücretsiz Yemek" talebinin sadece bir sosyal yardım değil, bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Kaya, 2026 bütçesinin bu yönde revize edilmesini istedi.




