21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla paylaşılan değerlendirmelerde, Türkiye'de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşadığı tahmin edildi. Haberde, yaşlanan nüfusla birlikte bu sayının 2050'ye kadar 2 ila 2,5 katına çıkabileceği öngörüsü aktarıldı. Bunlar kesin sayım veya gerçekleşmiş bir artış değil, tahmin ve projeksiyon niteliğinde. Uzmanlar erken tanının ve değiştirilebilir risklerin yönetiminin önemini vurgularken fiziksel aktivite, beslenme, kronik hastalıkların takibi ve sosyal yaşam gibi başlıklara dikkat çekti. Dünya Sağlık Örgütü de küresel ölçekte her yıl yaklaşık 10 milyon yeni demans vakası görüldüğünü bildiriyor.
TÜRKİYE'DE DEMANS TAHMİNİ
Kaynak haberde Türkiye'de Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşayan kişi sayısı yaklaşık 700 bin olarak verildi. Uzmanların aktarılan öngörüsüne göre yaşlanan nüfus nedeniyle bu rakam 2050'ye kadar 2-2,5 katına çıkabilir. Haberde bu projeksiyonun hesaplama yöntemi veya dayandığı çalışma ayrıntılandırılmadı.
RİSKİ AZALTMAK İÇİN SEKİZ BAŞLIK
Haberde uzmanların dikkat çektiği öneriler şöyle sıralandı:
1. Haftada en az 150 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite.
2. Akdeniz veya DASH tipi beslenme.
3. Tansiyon, kan şekeri ve kolesterolün takibi.
4. Sosyal ve zihinsel etkinliklerin sürdürülmesi.
5. İşitme ve görme sorunlarının ihmal edilmemesi.
6. Sigara ve aşırı alkolden uzak durulması.
7. Uyku kalitesi ve stres yönetimine dikkat edilmesi.
8. Kafa travmalarından korunulması.
ERKEN DEĞERLENDİRME NEDEN ÖNEMLİ?
Uzmanlar, hafıza ve günlük yaşam becerilerinde değişiklik görüldüğünde erken değerlendirmenin önemine dikkat çekiyor. Risk azaltma önerileri demansı kesin olarak önleyen bir garanti değil; ancak Dünya Sağlık Örgütü fiziksel hareketsizlik, sigara kullanımı, sosyal izolasyon ve bazı kronik hastalıkları değiştirilebilir risk etkenleri arasında sayıyor.



