Karadeniz’in Hafızasını Tuvale İşliyor
Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’de doğup büyüyen Havva Akyüz (24), sadece bir ressam değil; aynı zamanda bölgesel kültürün hafızasını taşıyan bir sanat elçisi. Uzungöl’ün değişen dokusuna, kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerine ve unutulmuş hikâyelerine tablolarında yeniden hayat veriyor.
Yaylalarda Büyüyen Çocukların Masum Dünyası

Akyüz’ün resimlerinde dikkat çeken en özel temalardan biri, yaylalarda geçen çocukluk yılları. Sisli sabahlarda okul yoluna düşen çocuklar, patikalarda koşturan ayakkabısız ayaklar, kara tahta önünde hayalleri büyüyen minikler… Eski fotoğraflardan ilhamla çizdiği bu portreler, sadece görsel bir anı değil; aynı zamanda duygusal bir kültür belgesi.
Emekle Yoğrulmuş Karadeniz Kadını Tuvale Yansıyor

Havva Akyüz’ün fırçası, Karadeniz kadınının emeğini, sabrını ve gücünü de unutmuyor. Odun taşıyan yaşlı kadınlar, tarlada bel bükerek çalışan nineler, gözlerinde yılların yorgunluğu… Sanatçının tablolarında bu karakterler, hem gerçekçiliği hem de tarihi derinliği ile dikkat çekiyor. Her bir resim, Karadeniz’in dağlarına sinmiş annelerin, ninelerin sessiz hikâyeleri gibi.
Boz Ayının Balık Avladığı Gün: Doğanın İçinden Bir Kesit
Akyüz’ün doğa temalı tabloları da en az portreleri kadar etkileyici. Özellikle derede balık avlayan bir boz ayıyı konu alan tablosu, bölgenin yaban hayatını hem estetik hem de belgesel nitelikte yansıtıyor. Bu tür çalışmalar, izleyiciye sadece görsel bir haz sunmuyor; aynı zamanda doğaya dair güçlü bir farkındalık da kazandırıyor.

İstanbul’da İlk Sergi Heyecanı
Sanat yolculuğuna Uzungöl’de başlayan Havva Akyüz, önümüzdeki aylarda ilk büyük sergisini İstanbul’da açacak. Avrupa Yakası Uzungöller Derneği’nde düzenlenecek olan sergide; yayla yaşamı, doğa gözlemleri, çocuk portreleri ve yaban hayatı temalı birçok eser yer alacak. Sanatseverler bu sergide sadece tablo değil, bir coğrafyanın kaybolan ruhunu da görecekler.
“Her Fırça Darbesiyle Bir Hatırayı Kurtarıyorum”

Akyüz, yaptığı çalışmalarla ilgili şöyle diyor:
“Her fırça darbesiyle bir çocukluğu, bir anıyı, bir yüzü kurtarıyorum. Karadeniz sadece doğasıyla değil, kültürüyle ve insanıyla da çok özel. Bunu unutturmamak için çalışıyorum.”




