Artvin’de Çeltik Hasadı Başladı: İmece Geleneği Yaşatılıyor
Yusufeli ilçesine bağlı Köprügören köyünde sabahın erken saatlerinde tarlalara gelen üreticiler, olgunlaşan çeltikleri geleneksel yöntemlerle biçiyor. Oraklarla biçilen çeltikler demetler halinde bir araya getirilirken, başaklardaki taneler tahtaya vurularak saplarından ayrılıyor. Birkaç gün kurutulan ürünler daha sonra taş değirmenlerde işlenerek kabuklarından ayrıştırılıyor ve pirinç haline getiriliyor. Köyde sürdürülen üretim sürecinde imece kültürü de yaşatılıyor.
Artvin’de Çeltik Hasadı Mesaisi Başladı
Artvin’in Yusufeli ilçesinde başakların olgunlaşmasıyla birlikte üreticilerin hasat mesaisi başladı. Köprügören köyünde sabahın erken saatlerinde tarlalara giden üreticiler, aylar süren üretim sürecinin ardından çeltikleri toplamaya başladı. Bölgede çeltik hasadı geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor.
Çeltikler Oraklarla Biçiliyor
Köprügören köyündeki üreticiler, olgunlaşan çeltikleri orak kullanarak biçiyor. Tarladan toplanan çeltikler demetler halinde bir araya getiriliyor. Üreticilerden Emine İnce de çeltiği orakla biçtiklerini belirterek bu yöntemin zahmetli olmasına rağmen kendileri için daha keyifli olduğunu söyledi.
Taneler Tahtaya Vurularak Saplarından Ayrılıyor
Biçim işleminin ardından çeltiklerin işlenme süreci devam ediyor. Demetler halinde toplanan çeltiklerin başaklarındaki taneler, tahtaya vurularak saplarından ayrılıyor. Geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilen bu işlemin ardından elde edilen çeltikler kurutulmak üzere hazırlanıyor.
Çeltikler Birkaç Gün Kurutuluyor
Saplarından ayrılan çeltikler, pirinç haline gelmeden önce kurutma işleminden geçiriliyor. Emine İnce, ürünleri çadırlara serdiklerini ve kurutma aşamasının üç dört gün sürdüğünü belirtti. Kurutulan ürünler daha sonra işlenmek üzere taş değirmenlere götürülüyor.
Taş Değirmende Pirince Dönüşüyor
Kurutma işlemi tamamlanan çeltikler, taş değirmenlerde dövülerek kabuklarından ayrıştırılıyor. Bu işlemin ardından ürün pirinç haline geliyor. Emine İnce, tarladan sofraya uzanan süreci, “Daha sonra çadırlara serip kurutuyoruz. Üç dört gün kuruma aşaması var. Ondan sonra kaldırıp değirmene götürüyoruz. Taş değirmende dövüyoruz, kabuğundan ayıklıyoruz. Pirinç haline geliyor ve ondan sonra soframıza geliyor” sözleriyle anlattı.
Üretim Mayıs Ayında Başlıyor
Köprügören köyünde çeltik üretim süreci mayıs ayında ekimle başlıyor ve kasım ayına kadar devam ediyor. Emine İnce, başaklar olgunlaşana kadar tarlaların sulandığını söyledi. Hasat zamanının yaklaşmasıyla birlikte ise tarlalardaki su kesilerek biçim için hazırlık yapılıyor.
Hasattan 10 Gün Önce Tarlanın Suyu Kesiliyor
Çeltiğin hasada hazırlanması sürecinde tarladaki suyun kesilmesi de önemli aşamalardan birini oluşturuyor. Emine İnce, hasattan yaklaşık 10 gün önce tarladaki suyu kestiklerini ve daha sonra biçim işlemine başladıklarını ifade etti. Ardından ürünler geleneksel yöntemlerle toplanarak kurutma aşamasına geçiriliyor.
Ata Tohumlarıyla Üretim Sürüyor
Emine İnce, çeltik üretiminin bölgede asırlardır sürdürülen tarımsal faaliyetlerden biri olduğunu belirtti. Köprügören köyündeki üretimde ata tohumlarının kullanıldığını söyleyen İnce, çeltiğin ekimden hasada ve taş değirmende işlenmesine kadar uzanan sürecini geleneksel yöntemlerle sürdürüyor.
İmece Kültürü Hasatta Yaşatılıyor
Köyde çeltik hasadı yalnızca üretim faaliyeti olarak değil, aynı zamanda yardımlaşma geleneğiyle de sürdürülüyor. Üreticiler bir kişinin tarlasındaki hasadı tamamladıktan sonra diğer üreticilerin tarlalarına geçerek çalışmalara destek oluyor. Böylece çeltik hasadı köylülerin birlikte çalışmasıyla gerçekleştiriliyor.
Köyde İmeceye “Irgat” Deniliyor
Emine İnce, Köprügören köyünde imece usulü gerçekleştirilen hasadın yörede “ırgat” olarak adlandırıldığını söyledi. Komşuların hasat öncesinde haberleşerek bir araya geldiklerini anlatan İnce, “Yedi sekiz kişi komşular birikip bugün benim tarlamı biçiyoruz. Ondan sonra ötekine. Yani öyle sırayla devam ediyor. Hep birlikte birbirimizle yardımlaşarak yapıyoruz bu işi” dedi.
Bir Tarladan 200-300 Kilogram Pirinç Elde Ediyor
Emine İnce, kendi tarlasından yaklaşık 200-300 kilogram civarında pirinç elde ettiğini ifade etti. Ürettiği pirincin büyük bölümünü ailesiyle birlikte tükettiklerini belirten İnce, geçen yıl ürünün kilogramını yaklaşık 150-200 liradan sattıklarını söyledi.
“Bu Daha Lezzetli, Daha Hafif”
Yusufeli’nde yetiştirilen pirincin kendileri için ayrı bir lezzete sahip olduğunu söyleyen Emine İnce, “Market pirincini ben yiyemiyorum, buna alışık olduğumuz için. Bu daha lezzetli, daha hafif. Diğer pirinçler de güzel ama biz buna alışık olduğumuz için market pirinci kullanamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Pirinç Üretimi Geçim Kaynağı Oluyor
İmece usulüyle gerçekleştirilen çeltik hasadına katılan üreticilerden Dursagül Kır da pirinç üretiminin kendileri açısından önemine dikkat çekti. Kır, pirinç üretiminin kendileri için hem gelir kapısı hem de geçim kaynağı olduğunu belirtti. Köprügören köyünde ata tohumlarıyla gerçekleştirilen üretim, geleneksel hasat yöntemleri ve imece kültürüyle sürdürülüyor.