İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Tapu Kanunu teklifinin tartışmalı 17’nci maddesi üzerine yaptığı konuşmayla siyaset gündemine damga vurdu. Belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının şirket kurma, ortak olma veya şirket edinme süreçlerinin doğrudan Cumhurbaşkanlığı iznine bağlanmasını öngören düzenlemeyi sert sözlerle eleştiren Aydın, bu hamleyi bir "merkeziştirme operasyonu" olarak nitelendirdi. Yerel yönetimlerin hizmet kabiliyetinin kısıtlandığını savunan Aydın, düzenlemenin teknik bir ihtiyaçtan ziyade 31 Mart yerel seçim sonuçlarına bir "cevap" niteliği taşıdığını iddia ederek, meclis kürsüsünden iktidara yönelik dikkat çeken uyarılarda bulundu.

"Belediyeler Kaybedilince İmkânlar Daraltılmaya Başlandı"

Yavuz Aydın, konuşmasının merkezine düzenlemenin zamanlamasını koyarak, iktidarın yerel yönetimlerdeki hakimiyetini kaybettikten sonra oyunun kurallarını değiştirdiğini savundu. Aydın, yerel yönetimlerin özerkliğine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Mahallî idareler yani belediyeler muhalefet tarafından kazanılmaya başlayınca ne hikmetse belediyelerin elindeki imkânlar daraltılmaya başlanmıştır. Yerel yönetimler halka en yakın hizmet birimleridir. Ancak bugün görüyoruz ki, yerel iradenin üzerine merkezi bir gölge düşürülmek isteniyor. AKP, kaybettiği belediyelerin ekonomik ve idari hareket alanını sınırlamak için bu yasayı bir araç olarak kullanıyor.”

"Yetki Merkezde Sorumluluk Yerelde: Bu Bir Vesayettir"

Düzenlemenin idari bir reform değil, bir "vesayet" mekanizması olduğunu belirten Aydın, belediyelerin Ankara’dan icazet almadan yatırım yapamaz hale getirilmesinin demokrasiye aykırı olduğunu dile getirdi. Yatırım kararlarının bürokrasiye kurban edileceğini savunan Trabzon Milletvekili, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Böyle bir dönemde hiç kimse bize bunun sadece teknik bir tercih olduğunu anlatamaz. Burada siyasi bir niyet vardır, burada kontrol arzusu vardır, burada yerelin iradesini merkeze bağlama anlayışı vardır. Yetkiyi merkeze, sorumluluğu yerele bırakmak idare değil vesayet üretir. Belediye başkanı halka karşı sorumlu olacak ama icraat yaparken bir kişinin imzasını bekleyecek; bu kabul edilemez bir tablodur.”

Yerel İradenin Felç Edilmesi ve Hizmet Aksama Riski

Aydın, belediyelerin şirketler aracılığıyla istihdam yarattığını ve hızlı çözüm ürettiğini hatırlatarak, her adımda Cumhurbaşkanlığı onayı beklemenin yerel hizmetleri durma noktasına getireceğini belirtti. Düzenlemenin teknik bir kılıfa büründürülmeye çalışıldığını ancak asıl amacın "siyasi dizayn" olduğunu söyleyen Aydın, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle tamamladı:

“Belediyelerin kendi alanlarında yatırım kararı alırken Ankara’dan onay beklemeye zorlanması, yerel iradeyi felç edecektir. Biz bu düzenlemeye teknik bir düzenleme gözüyle bakmıyoruz. Bu doğrudan bir siyasi tercihtir ve hedefi yerel yönetimleri işlevsiz kılmaktır. Demokrasi yerelde başlar, ancak bu düzenleme ile demokrasinin köklerine müdahale edilmektedir.”

Kaynak: Yavuz Aydın Basın Ofisi