Prof. Dr. Hakan Ersoy'dan Afet Uyarısı! “Ülkemiz Bir Afet Bölgesi”
İstanbul'da etkili olan şiddetli sağanak yağış, kaydedilen miktarlarla Doğu Karadeniz'deki taşkınlara neden olan yağışları bile geride bıraktı. Kentin bazı bölgelerinde bir günde 200 milimetrenin üzerinde yağış ölçülürken, yıllık ortalama yağış miktarının yaklaşık üçte biri yalnızca 24 saat içerisinde düştü. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, ortaya çıkan tablonun dikkat çekici olduğunu söyledi. İstanbul'daki yağış miktarını Artvin'in Hopa ilçesinde geçmiş yıllarda kaydedilen değerlerle karşılaştıran Ersoy, iklim değişikliği, yerleşim alanları ve afet yönetimi konusunda önemli uyarılarda bulundu.
İstanbul'da Bir Günde Yıllık Yağışın Üçte Biri Düştü
İstanbul'da yaşanan sağanak yağışın ardından ortaya çıkan veriler, yağışın boyutunu gözler önüne serdi.
Yıllık ortalama yağış miktarı yaklaşık 600 milimetre olan İstanbul'un bazı bölgelerinde, tek günde 200 milimetreyi aşan yağış kaydedildi.
Bu miktar, kentin yıllık ortalama yağışının yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.
KTÜ Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, yağışın Doğu Karadeniz'de yaşanan taşkınlarla karşılaştırıldığında da dikkat çekici olduğunu belirtti.
Ersoy, “İstanbul'un yıllık yağış ortalaması 600 milimetre iken yılda yağacak yağışın 3'te 1'ini bir günde gördük” ifadelerini kullandı.
İstanbul'da yaşanan sel ve su baskınlarını değerlendiren Ersoy, şiddetli yağışların yalnızca belirli bölgeler için değil, ülke genelinde ele alınması gereken bir afet riski olduğunu vurguladı.
Karadeniz'deki Taşkın Yağışlarını Bile Geride Bıraktı
İstanbul'daki yağış miktarını Doğu Karadeniz ile karşılaştıran Prof. Dr. Hakan Ersoy, bölgedeki birçok taşkın olayında ölçülen yağış miktarının 200 milimetrenin altında kaldığını söyledi.
Ersoy, İstanbul'un bazı bölgelerinde ise bu sınırın aşıldığına dikkat çekti.
“Doğu Karadeniz Bölgesi'nde taşkınlara neden olan yağışların bir çoğunda bile 200 milimetrenin altında yağış görüyoruz. Ama İstanbul'da bir günde bu rakamın üzerine çıktık” dedi.
Türkiye'nin en fazla yağış alan noktalarından biri olan Artvin'in Hopa ilçesinde 2015 yılında yaklaşık 280 milimetre yağış kaydedildiğini hatırlatan Ersoy, İstanbul'daki bazı yağış değerlerinin bu seviyelere yaklaştığını belirtti.
Uzmanın değerlendirmesine göre, İstanbul'da kaydedilen yağış miktarı yalnızca kent açısından değil, Türkiye'nin en yağışlı bölgeleriyle yapılan karşılaştırmada da dikkat çekici bir seviyeye ulaştı.
Beykoz'da 200 Milimetreyi Aştı, Üsküdar'da Yağış Görülmedi
Prof. Dr. Hakan Ersoy, İstanbul'daki yağışın en dikkat çekici özelliklerinden birinin çok dar alanlarda etkili olması olduğunu söyledi.
Kentin farklı bölgelerinde birbirinden oldukça farklı yağış miktarları görüldüğünü belirten Ersoy, Beykoz ve Üsküdar örneğini verdi.
“Bu yağışı İstanbul'un Avrupa yakasının güneyi almadı. O kadar lokal yağışları görüyoruz ki Beykoz yağış miktarı 200 milimetreyi geçerken Üsküdar çevresinde yağış yoktu” ifadelerini kullandı.
Ersoy, iklim değişikliğinin etkilerinin yalnızca ani ve şiddetli yağışlarla sınırlı olmadığını, yağışların çok dar alanlarda yoğunlaşması şeklinde de görülebildiğini ifade etti.
Aynı şehirde birbirine yakın bölgeler arasında büyük yağış farklılıkları yaşanmasının önemine dikkat çeken Ersoy, değişen iklim koşullarına karşı yaklaşımın da değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
KTÜ'lü Profesörden Afet Uyarısı! “Ülkemiz Bir Afet Bölgesi”
İstanbul'daki şiddetli yağışların ardından afet yönetimi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hakan Ersoy, Türkiye'deki doğal afet risklerinin birbirinden bağımsız ele alınmaması gerektiğini savundu.
Sel, taşkın, heyelan ve deprem gibi afetlere karşı bütünleşik bir yaklaşım geliştirilmesinin önemini vurguladı.
Ersoy, “Ülkemizde burası taşkın bölgesi burası heyelan burası deprem bölgesi diye ayırmaya gerek yok ulusal yaklaşımlarla 'ülkemiz bir afet bölgesi' diyerek tüm afetleri bütünleşik olarak değerlendirmemiz lazım” dedi.
İklim değişikliğine bağlı olarak yağışların karakterinin değiştiğini belirten Ersoy, dere yataklarının kapatılması ve bu alanlarda yerleşim oluşturulmasının da önemli bir sorun olduğunu ifade etti.
“İklim değişti bizde mantalitemizi değiştirmeliyiz. Çünkü ani ve şiddetli yağışlar özellikle dere yataklarını kapayarak onların üzerinde yerleşime sebep olduğumuz için bize tepkisini bu şekilde veriyor” sözleriyle uyarıda bulundu.
Ersoy'un açıklamaları, İstanbul'da yaşanan şiddetli yağışların ardından iklim değişikliği, şehirleşme ve afetlere hazırlık konularını yeniden gündeme taşıdı.