Savaşta 17. gün: Trump “USS Abraham Lincoln saldırısı gerçek değil” dedi

Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim 17. gününde de etkisini artırarak sürüyor. Bölgedeki askeri hareketlilik gece boyunca yoğun şekilde devam ederken Körfez ülkelerinde güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarıldı. Bir yandan İsrail’in İran’daki hedeflere yönelik saldırıları sürerken diğer yandan İran’ın bölgedeki ABD üslerine yönelik tehditleri uluslararası kamuoyunda endişe yaratıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın USS Abraham Lincoln uçak gemisine saldırı iddialarını reddetmesi ise savaşın seyrine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Dubai’de uçuşların askıya alınması ve Bahreyn’de sirenlerin çalması, gerilimin sadece cephe hattında değil tüm Körfez’de hissedildiğini gösteriyor.


Trump’tan USS Abraham Lincoln iddialarına yalanlama

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD donanmasına ait USS Abraham Lincoln uçak gemisine saldırdığı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, söz konusu saldırıya ait olduğu öne sürülen görüntülerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Trump açıklamasında, İran’ın söz konusu gemiye “asla saldırmadığını” ifade ederek dolaşıma giren görüntülerin manipülasyon içerdiğini savundu. ABD yönetiminin bu iddiaları yakından takip ettiği ve istihbarat birimlerinin görüntüler üzerinde inceleme yaptığı da aktarıldı.

Uzmanlara göre bu açıklama, bölgede artan askeri gerilime rağmen Washington’un olayların kontrol dışına çıkmasını istemediğini gösteriyor. ABD’nin özellikle Körfez’deki askeri varlığını korumaya çalıştığı, ancak doğrudan bir savaş görüntüsünün ortaya çıkmasının diplomatik dengeleri sarsabileceği değerlendiriliyor.


İsrail: İran’da 200’den fazla hedef vuruldu

İsrail ordusu ise ABD ile koordineli şekilde İran’da geniş çaplı saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Yapılan resmi açıklamada, İran’ın batısı ve orta kesiminde 200’den fazla askeri hedefin vurulduğu ileri sürüldü.

İsrail ordusu, operasyonların temel amacının İran’ın balistik füze kapasitesini ve hava savunma sistemlerini zayıflatmak olduğunu belirtti. Yetkililer, özellikle füze depoları, askeri üsler ve radar sistemlerinin hedef alındığını ifade etti.

Ancak İsrailli güvenlik kaynakları savaşın planlanan hızda ilerlemediğini de kabul ediyor. İsrail devlet televizyonu KAN’a konuşan güvenlik yetkilileri, ilk saldırıların beklentilerin üzerinde sonuç verdiğini ancak operasyonların başlangıçta öngörülen tempoda sürmediğini dile getirdi.

Bu durum, bölgede askeri operasyonların daha uzun sürebileceği yönünde yorumlara neden oluyor.


Körfez’de alarm: Dubai’de uçuşlar durdu, Bahreyn’de sirenler çaldı

Savaşın etkileri yalnızca İran ve İsrail ile sınırlı kalmadı. Körfez ülkelerinde de güvenlik önlemleri üst düzeye çıkarıldı.

Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai yakınlarında bulunan bir yakıt deposuna insansız hava aracı (İHA) isabet etmesi sonucu çıkan yangın nedeniyle Dubai Uluslararası Havalimanı’ndaki tüm uçuşların geçici olarak askıya alındığını duyurdu.

Bu gelişme küresel hava trafiğini de etkiledi. Dubai, dünyanın en yoğun uluslararası aktarma merkezlerinden biri olarak biliniyor ve hava sahasındaki aksama birçok uçuşun rotasını değiştirmesine neden oldu.

Öte yandan Bahreyn’de gece saatlerinde sirenler çaldı. Yetkililer vatandaşlara sakin olmaları çağrısında bulunurken en yakın güvenli bölgelere gitmeleri gerektiğini bildirdi. Güvenlik kaynakları, sirenlerin olası bir hava tehdidine karşı önlem amacıyla devreye alındığını açıkladı.


İsrail’in Lübnan operasyonları uzayabilir

Bölgedeki gerilim Lübnan cephesinde de devam ediyor. İsrail’in 2 Mart itibarıyla Lübnan’da başlattığı genişletilmiş askeri operasyonların Mayıs ayının sonuna kadar sürebileceği iddia edildi.

İddialara göre İsrail yönetimi operasyonları Yahudiler için kutsal kabul edilen Şavuot Bayramı dönemine kadar sürdürmeyi planlıyor. Bu durum, Orta Doğu’daki savaşın yalnızca İran ile sınırlı kalmayabileceği endişelerini artırıyor.

Analistler, savaşın farklı cephelere yayılmasının bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirebileceğini ve özellikle enerji yolları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki riskleri artırabileceğini belirtiyor.

Bölgedeki gelişmeler yakından izlenirken savaşın nasıl bir seyir izleyeceği konusunda belirsizlik sürüyor. Siz bu gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Kaynak: İHA/ MYNET