Yıllardır Karadeniz yüzeyinde görülen ve halk arasında efsanelere konu olan petrol sızıntıları, bilimsel verilerle resmiyet kazandı. Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden’in liderliğinde yürütülen kapsamlı araştırmalar, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarından alınan numunelerin yüksek kalitede "doğal ham petrol" içerdiğini ortaya koydu. Hem üniversite laboratuvarlarında hem de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) bünyesinde yapılan çift taraflı teyitler, bölgedeki enerji potansiyelinin ne denli güçlü olduğunu kanıtladı. Bu gelişme, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolunda Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası’ndan sonraki en büyük adım olmaya aday görünüyor.

Rize-Çayeli Açıklarında Sondaj Zorunluluğu

Yapılan son analizler, Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntısının sadece tek bir noktadan değil, uydu görüntülerinde de tespit edildiği üzere iki farklı koldan deniz yüzeyine ulaştığını gösteriyor. Prof. Dr. Nafiz Maden, elde edilen verilerin jeofizik bulgularla tam bir uyum içerisinde olduğunu belirterek, "Rize açıklarına sondaj gemisi gönderilmesi artık bilimsel bir zorunluluk haline gelmiştir" ifadesini kullandı. Osmanlı döneminden bu yana bilinen bu sızıntıların kaynağına inilmesi, Doğu Karadeniz’in enerji haritasını yeniden çizebilir. Bölge halkı ve bilim dünyası, Enerji Bakanlığı'nın 2026 yılı planlamasında Rize-Çayeli hattına bir sondaj gemisi görevlendirmesini heyecanla bekliyor.

Bölgesel Enerji Güvenliğinde "Merkez Ülke" Türkiye

Türkiye'nin denizlerdeki gücünü artıran "Çağrı Bey" ve "Yıldırım" gibi yeni sondaj gemilerinin envantere girmesi, arama faaliyetlerine stratejik bir ivme kazandırdı. Prof. Dr. Maden, 2025 yılında yayımladıkları akademik çalışmalarla Türkiye’nin artık enerjide "köprü ülke" konumundan sıyrılarak "merkez ülke" statüsüne yükseldiğini vurguladı. Sadece denizlerde değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz’deki hakların korunması ve Afrika’dan Hazar’a kadar uzanan enerji diplomasisi, Türkiye'nin küresel bir aktör haline geldiğini gösteriyor. Milli imkanlarla yürütülen bu operasyonlar, dışa bağımlılığı azaltırken bölgedeki jeopolitik dengeleri de Türkiye lehine değiştiriyor.

Bayburt ve Gümüşhane'de Petrol Sızıntısı Tespitleri

Petrol arama çalışmaları sadece denizlerle sınırlı kalmıyor; karada da umut verici gelişmeler yaşanıyor. 1933 yılında Cevat Eyüp Taşman tarafından raporlanan Bayburt’un Ortaçimağıl köyündeki sızıntılar, modern teknolojiyle yeniden mercek altına alındı. Bayburt’un Saruhan, Kurbanpınarı ve Uluçayır köylerinde tespit edilen yeni sızıntı alanlarından alınan numuneler, TPAO tarafından olumlu sonuçlarla geri döndü. Benzer şekilde Gümüşhane’de de iki farklı sahada petrol emarelerine rastlandığı bildirildi. Bahar aylarında bu karasal sahalarda yapılacak detaylı incelemeler, Türkiye’nin iç kesimlerinde yeni bir petrol üretim havzası oluşabileceği sinyallerini veriyor.

Kaynak: İHA