Trabzon’daki Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da yürütülen yöresel bez bebek çalışması, kullanılmayan kumaşları sanatla buluşturuyor. Usta öğretici Filiz Kalaycı ve kursiyerler tarafından hazırlanan bebeklerde, anneanne ve ninelerin sandıklarda saklanan kıyafetlerinden ilham alınıyor. Karadeniz coğrafyasının kültürel izlerini taşıyan çalışmalar, çocuklar için sağlıklı ve yıkanabilir oyuncaklar olarak hazırlanırken ev ve iş yerlerinde dekoratif amaçlarla da kullanılabiliyor. Projeyle hem atıl kumaşların değerlendirilmesi hem de unutulmaya yüz tutan el sanatlarının yaşatılması amaçlanıyor.

Sandıklardaki Kumaşlar Yeniden Hayat Buluyor

Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen çalışmada kullanılmayan kıyafetler, çemberler, tülbentler ve farklı kumaş parçaları yöresel bez bebeklerin yapımında değerlendiriliyor.

Bebeklerin kıyafetleri hazırlanırken Karadeniz ve Trabzon kültürüne ait geleneksel giyim unsurlarından yararlanılıyor. Anneanne ve ninelerin sandıklarında yıllardır saklanan, geçmişin izlerini taşıyan kumaşlar yeniden işlenerek kültürel bir ürüne dönüştürülüyor. Böylece kullanılmadan bekleyen malzemeler atıl durumdan çıkarılırken her bez bebekte yöresel yaşamın ve aile hatıralarının izleri yaşatılıyor.

Plastik Oyuncaklara Bez Bebek Alternatifi

Yöresel bez bebek üretimi yapan usta öğretici Filiz Kalaycı, çocukların plastik oyuncaklar yerine sağlıklı ve doğal malzemelerden hazırlanan bez bebeklerle buluşmasını istediklerini söyledi.

Geçmişte ninelerin çubukları birbirine bağlayıp üzerine kumaş parçaları sararak çocuklara oyuncak hazırladığını hatırlatan Kalaycı, günümüzde plastik bebeklerin yaygınlaştığını belirtti. Bu nedenle geleneksel üretim anlayışını yeniden canlandırdıklarını ifade eden Kalaycı, hazırlanan bez bebeklerin tamamen pamuklu kumaşlardan yapıldığını, içlerinin elyafla doldurulduğunu ve yıkanabilir özellik taşıdığını kaydetti.

Çocuk Sağlığına Zararlı Malzeme Kullanılmıyor

Filiz Kalaycı, hazırlanan bez bebeklerde çocuk sağlığı açısından zararlı herhangi bir boya veya malzemenin kullanılmadığını vurguladı.

Bebeklerin çocukların güvenle oynayabileceği şekilde tasarlandığını belirten Kalaycı, aynı zamanda kültürel ve dekoratif ürünler de hazırladıklarını söyledi. Ürünlerin evlerin veya iş yerlerinin bir köşesinde geçmişi hatırlatan nostaljik objeler olarak kullanılabileceğini ifade etti. Çalışmaların hem oyuncak üretimini hem de yöresel kültürün somut bir ürün üzerinden tanıtılmasını amaçladığı kaydedildi.

“Kendi Coğrafyamızın İzlerini Taşımasına Dikkat Ediyoruz”

Ortahisar Halk Eğitim Merkezinde 17 yıldır el sanatları ve giyim üretimi alanında usta öğretici olarak görev yapan Filiz Kalaycı, hazırlanan her üründe Karadeniz’in kültürel izlerini yansıtmaya çalıştıklarını söyledi.

Kalaycı, “Özellikle kendi coğrafyamızın izlerini taşımasına dikkat ediyoruz. Giyilmeyen kıyafetleri, çemberleri ve tülbentleri topluyor, onları dönüştürüyoruz. Böylece atıl durumdaki kumaşları da değerlendirmiş oluyoruz” dedi. Çalışmanın üretim ve satış boyutunu da geliştirmek istediklerini belirten Kalaycı, öğrencileriyle birlikte farklı yörelere özgü modeller hazırladıklarını ifade etti.

“Sandıklarda Duran Kültürü Geleceğe Taşıyoruz”

Yaptıkları çalışmanın yalnızca oyuncak üretmekten ibaret olmadığını belirten Filiz Kalaycı, temel amaçlarının geçmişten kalan kültürel değerleri gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurguladı.

Kalaycı, “Burada sadece bir oyuncak üretmiyoruz, aynı zamanda kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Asıl amacımız sandıklarda duran kültürü gelecek nesillere taşımaktır” ifadelerini kullandı. Kendi kültürüne ait oyuncaklarla büyüyen çocukların geleneklerini unutmayacağını belirten Kalaycı, bez bebeklerin büyükler için de geçmişi hatırlatan nostaljik bir değer taşıdığını söyledi.

Turistler “Karadeniz Kızı” Adını Verdi

Trabzon’un yöresel kıyafetlerinden esinlenilerek hazırlanan bez bebeklerin turistlerden de yoğun ilgi gördüğü belirtildi. Ziyaretçilerin ürünleri “Karadeniz kızı” olarak adlandırdığı ifade edildi.

Bebeklerin bölgenin kültürünü tanıtan özgün hediyelik ürünlere dönüştüğünü kaydeden Kalaycı, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını üretim yoluyla yaşattıklarını söyledi. Her bebekte Karadeniz kültürünün izlerini korumaya özen gösterdiklerini ifade eden Kalaycı, çalışmanın kültürün tanıtılmasına ve ekonomik değere dönüşmesine de katkı sunduğunu belirtti.

“Çocukların Barbie Bebeklerle Büyümesini İstemiyoruz”

Kursiyerlerden Ayşe Ay, bebeklerin Karadeniz ve Trabzon kültürüne göre farklı biçimlerde hazırlandığını söyledi. Kalıpları usta öğretici Filiz Kalaycı ile birlikte oluşturduklarını belirten Ay, eski kumaşların çalışmalara ayrı bir değer kattığını ifade etti.

Ay, “Günümüzde çocuklarımızın Barbie bebeklerle büyüyen çocuklar olmasını istemiyoruz. Kültürümüzü unutmalarını istemiyoruz. Gelenek ve göreneklerimizi hatırlasınlar istiyoruz” dedi. Hazırlanan ürünlere yoğun ilgi gösterildiğini belirten Ay, çalışmaların kursiyerlere maddi olarak da ek gelir sağlamaya başladığını kaydetti.

Eski Kumaşlar Ürünlere Özgünlük Katıyor

Kursiyerlerden Emine Yazıcı da bez bebek çalışmalarında çoğunlukla atıl kumaş ve bezleri kullandıklarını söyledi. El sanatlarına ilgi duyduğu için kursa katıldığını belirten Yazıcı, eski malzemelerle hazırlanan ürünlerin daha güzel ve anlamlı olduğunu ifade etti.

Yıllardır kullanılmayan kumaşların değerlendirilmesiyle her bebeğin farklı bir görünüm kazandığı belirtildi. Bu yöntemle hem israfın önüne geçiliyor hem de geçmişten kalan kumaşlar yeni bir sanat ürününe dönüştürülüyor. Kursiyerler, üretim sürecinde kültürel unsurları koruyarak özgün modeller ortaya çıkarıyor.

Trabzon’da yürütülen yöresel bez bebek çalışmasıyla atıl kumaşlar yeniden değerlendirilirken Karadeniz’in geleneksel kıyafetleri ve el sanatları da yaşatılıyor. Çocuklar için sağlıklı oyuncak, yetişkinler için ise nostaljik ve dekoratif ürünler olarak hazırlanan bebekler, kültürel mirası geleceğe taşıyor.

Kaynak: İHA