Olacağı buydu, niçin şaşırıyoruz ki?! Neden mi söz ediyorum? Yeni bir bağımlılıktan… Hani nikotin bağımlılığı, yasaklı madde bağımlılığı, yeme bağımlılığı, internette oyun bağımlılığı ve daha yüzlercesi var ya!

İşte onlara bir yenisi eklendi.

Adı, ‘Dizilerin tüm sezonlarını peş peşe izleme bağımlılığı!

İngilizcesi, Binge - Watching.

Dünyada yaygınlaşmaya başlamış, haliyle bizde de…

Sağlayıcıları hemen hemen herkesin elinin altında!

Telefon, tablet ve sınırsız internet!

Otobüste, gördüğümüz gençlerin; elinde telefon, kulağında kulaklık, ekrana kilitlenmiş hallerini hatırlayın!

Bu tabii toplu taşıma versiyonu.

Bunun bir de ev, iş yeri versiyonları var.

Uykusuz kalanları mı ararsın, işini, eşini, çocuğunu, ihmal edenleri mi?!

İneceği durağı kaçıranları mı?

Oysa biz, sadece televizyon dizileri ile sarıp sarmalandığımızı düşünüyorduk!

İnternette özellikle Kore yapımları araya giriverdi.

Dijital kanallardakiler!!!

Hoş yerli televizyon dizilerinden de vazgeçmiş değiliz.

Neredeyse dizilerin isimleri ile günlerin isimleri yer değiştirecek!

Bu yazıyı Cuma akşamı yazıyorum örneğin…

Bu akşam, Kızılcık Şerbeti akşamı!

Bitirebilirsem ne ala!!!

Öyle tek bir dizi de değil!

Her akşama en az iki tane düşüyor.

İzlenme oranlarıyla kapışıyorlar.

‘Aman internetten seyretme, tv’den seyret, bizim dizi izlensin’ tavsiyeleri havada uçuşuyor!

‘Salı akşamki diziyi izledin mi? Tam bizi anlatıyor, izle lütfen’ şeklinde yönlendirmeler…

***

Yalan Rüzgarı vardı eskiden…

Yalanını bilmem ama bir rüzgarın estiği aşikar!

Hem de sert bir rüzgar!

Bahtının rüzgarından kaçmak isteyenler, dizilerin rüzgarına kapılmış.

Umarım bu rüzgar, herkesi içine alan bir hortuma dönüşmez!

Zira, bazı karakterler ve ilişkileri hiç de alışık olduğumuz türden değil!

Mafya dizilerinde  yıllardır insanların bir böcek gibi öldürülmelerinin, hayata yansıyan sonuçları ortada!!!

İstediğim zaman izlemeyi bırakırım şeklinde bir irade de görünür değil…

Konu ‘bir dizi izleyeyim de kafam dağılsın’ masumiyetinden  çoktan çıkmış!..

Hayatın gerçeklerinden, dizilere kaçarak kurtulamayız!

Dizilere bakarak racon kesemeyiz, yargı dağıtamayız!

Kendimize fayda sağlayacak, geliştirecek meşguliyetler bulmak zorundayız!

Zihnimizin kontrolünü elimizde tutmalıyız!

Yoksa, hortumun karayı yerle bir etmesi işten bile değil!

Kendimiz olmak, hayata dönmek, ‘iyileşmek’ zorundayız!