23 Nisan törenlerinde, hayalinin ne olduğunu soran gazeteciye, “Almanya’da tıp okuyup, Alman vatandaşı olmak en büyük hayalimdir” diyen öğrencinin bu açıklaması, büyük yankı uyandırdı. Bu olayı bile siyasi bakış açısıyla değerlendirdiğimize bakarak “pes doğrusu” demek akla geliyor. Oysa ortada bir sorun var. Ortada bir “eğitim davası sorunu” var. Bizden önceki nesil, eğitimi hep böyle değerlendirmiş ve eğitime böyle bakarak, üzerinde kafa yormuştu. Günümüzde eğitime “dava” olarak bakmadığımız için sorun daha da karmaşık ve anlaşılmaz hale geliyor. Kendi kimliğinden memnun olmayan bir genç ve gençlik var. Kendi kimliğinden memnun olmayan bir gencin bu hale gelmesinin tek bir sebebi yok. Ama bu durumun en önemli sorumlularından biri, kuşkusuz eğitim sistemidir. Eğitim sisteminin genel amacı, kendi kültürünü tanıyan, benimseyen ve geliştiren insanlar yetiştirmektir. Bu olay bize, sistemin amaçlarının gerçekleşmediğinin ipuçlarını vermektedir. Türk vatandaşı olmaktan mutlu olmayan bir nesil, elbette ne iyi bir vatandaş, ne iyi bir insan, ne de iyi bir meslek adamı olabilir. Neslin şu andaki durumu, dünden bugüne ortaya çıkan bir durum değildir. 1990’lı yıllarda yapılan bir araştırmada da benzer sonuçlar ortaya çıkmıştı. Araştırmada, “Size yurtdışında yaşama imkânı verseler, yurtdışına gidip orada hayatınızı sürdürmek ister misiniz?” sorusuna gençlerin verdikleri cevaplar üç aşağı beş yukarı aynı idi. Sorunun yöneltildiği gruplar; Kemalistler, Milliyetçiler, İslâmcılar, Sosyal Demokratlardan oluşuyordu.
Eğitim sistemimiz, “insan yetiştirme düzenimiz” olarak bilinir. Maalesef insan yetiştirme düzenimiz istediğimiz insan tipini yetiştirmede başarılı değildir. Bu durum dünden bugüne ortaya çıkmış bir durum da değildir. Nitekim yıllar önce yabancı(Batılı) bir bilim adamının tesbiti, eğitim sistemimizin öteden beri tartışılır olduğunu ortaya koymaktadır.
Prof. Dr. Sabri Özbaydar’ ın anlattığına göre; Türkiye’de hocalık yapmış ve Türkleri çok seven bir İngiliz profesör, şaşkınlık içinde şunları söylemişti: “Bakıyorum, sevimli küçük Türk çocukları, başka ülkelerde gördüğüm akranlarından çok daha zeki şeyler. Ama merak ediyorum, sonra okullarda hangi metodu kullanıyorsunuz da bu zeki küçüklerden, şu farklı büyükleri elde ediyorsunuz?” Bu “farklı büyükler” nasıl bir eğitim sisteminden geçiriliyorlar ki, kimliklerinden utanır hale geliyorlar.
Eğitimciler kişinin önce kendisi olması gerektiğinin altını çiziyorlar. Kimliğinden utanır hale gelmiş insanlar, kimlik bunalımı yaşıyor demektir. Kimlik bunalımı yaşayan insanların da mutlu olması mümkün değildir.
Biz, yetişmekte olan nesillerin başarılı olmaları ile mi ilgiliyiz? Yoksa mutlu olmaları ile? Muhtemelen bu genç, akademik olarak başarılı olacak, ama mutlu olmayacak. Bir milli bayramda, kendisini bu ülkenin vatandaşı olmaktan utandıran durum nedir? Eğitim sisteminin genel sorunu, bu gencin şahsında açığa vurmuş görünmektedir. Eğitim sistemi, Türk kültürünü tanıtmada ve benimsetmede sınıfta kalmış olduğundan, bu sistemden yetişenler kimliklerinden utanır hale gelmektedirler.
Gençlerin hayal kurmaları çok güzel. Ne var ki gençlerin hayalleri, geleceğin Türkiye’sinin gelişmesi için olmalıdır. Bu sistemin en “nitelikli okullarında(!)” okuyan öğrencilerin hiçbirinin referansı, mesela şöyle bir hayalle süslü değildir: “Ben mühendis olacağım ve ülkemin kentleşme sorununa çözümler üreteceğim.” Genellikle gençlerin hayalleri, ABD ya da AB ülkelerinin birinde, çok para kazanılan bir şehirde zengin olmakla ilgilidir. Bu okulların hiçbirinde, eğitim sistemini düzeltmeye aday öğrenciler bulamazsınız. Mesela Fen Lisesinde okuyan hiçbir öğrencinin hayalinde öğretmen olmak yoktur. Alman vatandaşı olmak isteyen bu öğrenci de “nitelikli okullardan(!)” birinde öğrenim görüyor. Muhtemelen öğretmen olup da Türk çocuklarına eğitim vermek gibi bir hayali yoktur.
Bu olay önemli bir sorunun küçük bir parçası gibi değerlendirilmelidir. Bu sorunun sebebi öğrenci değil, bütünüyle biz büyükler ve eğitim sistemidir. Eğitim sisteminin amaçlarına ulaşmada ortaya konan performansı yeniden değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Bu haliyle eğitim sistemi, nesillerin kimlik bunalımı yaşamalarına katkı yapmaya devam edecektir.
Çok Okunanlar
Trabzonspor Batagov Sonrasını Planladı: Alternatif Kocaelispor’dan
Derbinin En Çok Konuşulan İsmi: Onana Tepkilerin Odağında
Arda Güler’e İspanya’da Sert Eleştiri: “Burası Türkiye Değil, Real Madrid”
Fenerbahçe'nin İtalyan teknik adamı Domenico Tedesco’dan Derbi Öncesi Osterwolde’ye Sert Uyarı
Fatih Tekke “10 Numara” Demişti! Trabzonspor’un Radarındaki Yıldız Ayrılıyor
Fenerbahçeli Abdülkerim Durmaz’ın Dev Maç Öncesi O Sözleri Gündem Oldu!