Yakın süreçte bir takım belirsizliklerin Türkiye lehine gerçekleşmesi durumunda mahalli seçimler öncesi oluşturulan karamsar tablonun tersine dönmesi pek mümkün.
 
Amerika’yla ilişkilerde başkan Trump, Pentagon ve ABD’yi perde arkasından yöneten lobinin etkisinden çıkamadığı müddetçe Türkiye ile ilişkilerde gelgitler yaşanacaktır.
 
Trump, Türkiye ile ilişkileri ‘model ortak’ seviyesinde tutmak istese de attığı twitler bunun tam tersini söylüyor. Belli ki bağımsız hareket edemiyor.
 
‘Orta Doğu’dan çekileceğiz’ söyleminin nasıl ortada kaldığını müşahade ettik.
 
Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılıkta tek odakla değil de başka ülkelerle iş tutması kuşkusuz ABD’yi rahatsız ediyor.
 
F-35 konusunda sergiledikleri tavır bir devlet tavrı değil.
 
Türkiye S-400’lerin kullanımında kesinlikle geri adım atmamalı.
 
Hatırlarsınız Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin tutarsız diplomatik ilişkileri, PKK, YPG’ye olan desteği, 15 Temmuz kalkışmasında sergiledikleri darbeyi görmemezlikten gelen tavırlarından dolayı ‘biz de kendimizi yeni bir yön çizeriz’ demişti.
 
Türkiye başlıca olarak, Rusya, Çin, İran ile bir bloğun içinde olmak istiyor. ABD ise her dediğini yaptıran, elleri önde bağlı bir Türkiye görme arzusunda.
 
Dünyada dengeler değişiyor,
 
ABD’nin bu buyurgan siyaseti de artık bir yere kadar.
 
Ülke olarak aslında geriye dönük baktığımızda çokça ‘keşke’ dediğimiz şeyler var.
 
Üretim, istihdam, ticaret, eğitim bu başlıklarda istediğimiz yerde olamadık.
 
Eleştirilecek çok yanlışımız var.
 
Her ne olursa olsun gün geriye bakıp hayıflanma zamanı değil, ‘artık yeni şeyler söyleme’ zamanıdır. Türkiye’nin tek başına nüfus gücü bile çok önemli bir güçtür.
 
Üretim-ticaret noktasında alt yapı olarak hiçbir eksiğimiz yok.
 
Atılda kalan ne varsa özellikle bakanlıkların silkinerek milli bir kalkınma hamlesi başlatması gerekiyor.
 
Günü kurtarma, göze hoş gelen, reklam içerikli çalışmalarla değil sahada kendini gösteren çalışmalarla bu iş olacak.
 
Bana göre sayın Erdoğan’ın yerel seçimlerde çıkardığı ana başlık bunun üzerine olmuştur.
                                                                                     
Tiyatro Festivali Üzerine
 
Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğünce Trabzon'da düzenlenecek "20. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali" önümüzdeki hafta Perşembe günü başlıyor.
 
Ülkeler arası turizm nasıl tanıtım için bir fırsatsa kültür hizmetleri de bir fırsat.
 
Ülkeler arasında en güzel dostluk köprüleri emin olun kültür ve sanat köprüleriyle kurulur.
 
Türkiye’ye karşı uluslararası toplumda çok ciddi önyargılar var.
 
Biz bin yıldır ne Selçukluları, ne Osmanlıları, ne de Cumhuriyet sonrasını bırakın yabancılara kendi insanımıza dahi layıkıyla anlatamadık.
 
Bugün bütün dünya aslında Anadolu kültürünün esrarengizliğine, kültürel birikimine, kalenderliğine ve sevgi diline muhtaç.
 
Tiyatro festivalleri Anadolu zenginliklerinin, misafirlere ve o misafirlerin vatandaşı olduğu ülkelere çok iyi aktarılması gereken mecralar diye düşünüyorum.
 
TDT Müdürü Elvan Saliha Karahasan festivalle ilgili: ‘Bu yılın daha farklı olması için Karadeniz'i anlatan dernekler, sanat kurumlarıyla büyük bir kortej oluşturmaya çalıştık.’ diyor.
 
Çok daha kapsamlı, Trabzon’u ve Türkiye’yi kültürü, sanatı ve turizm özellikleriyle tanıtan nice festivallere diyorum.
 
Ve karadeniz tiyatro fsetivalini başlatanları da saygı ve sevgi ile anıyorum.
Onlar geldiler, Trabzon’a hizmet ettiler ve gittiler.