Aşıların bulaşıcı hastalıklara bağlı ölüm ve hastalık yükünü önemli ölçüde azalttığını ifade eden Özen, yalnızca çocukluk döneminde değil, erişkinlikte de özellikle risk grubundaki bireylerin aşılanmasının önemli olduğunu vurguladı.

''Erkek üreme sağlığını modern yaşam tehdit ediyor''
''Erkek üreme sağlığını modern yaşam tehdit ediyor''
İçeriği Görüntüle

Erişkin aşılamasında farkındalık artıyor

Medicana International Samsun Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, son yıllarda erişkin aşılaması konusunda farkındalığın arttığını belirtti.

65 yaş üzerindeki bireylerin yanı sıra kronik hastalığı bulunan ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin de risk grubunda yer aldığını söyleyen Özen, çocukluk döneminde başlayan bazı aşıların erişkinlikte de devam ettirilmesinin önemine dikkat çekti.

Özen, erişkin aşılama konusunda iç hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları alanındaki meslek kuruluşlarının da farkındalık çalışmaları yürüttüğünü ifade etti.

“50 yaş üzerinde zona aşısı çok önemli”

Erişkinlerde uygulanması önerilen aşılara ilişkin bilgi veren Özen, difteri, boğmaca ve tetanos aşılarının belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini söyledi.

Grip ve pnömokok aşılarının özellikle risk gruplarında önemli olduğunu belirten Özen, 50 yaş üzerindeki bireyler açısından zona aşısına da dikkat çekti.

Özen’e göre zona aşısı, hem zona geçirme riskinin azaltılmasına hem de hastalık sonrasında ortaya çıkabilen postherpetik nevraljinin önlenmesine katkı sağlayabiliyor.

RSV aşısına dikkat çekti

Doç. Dr. Özen, HPV, hepatit B ve RSV aşılarının da belirli gruplarda önerildiğini belirtti.

Özellikle 65 yaş üzerindeki kişiler ile kronik akciğer hastalığı bulunan bireyler açısından RSV aşısının önem taşıdığını söyleyen Özen, gebelik döneminde yapılan bazı aşıların da anne ve bebeğin korunmasına katkı sağlayabildiğini ifade etti.

Özen, gebeliğin son döneminde uygulanan RSV aşısıyla bebeğin anneden geçen antikorlarla korunabildiğini, mevsime denk gelmesi durumunda influenza aşısının ve tetanos aşılarının da önemli olduğunu söyledi.

“Aşı karşıtlığı hâlâ bir problem”

Aşı karşıtlığının hem Türkiye’de hem de dünyada sürdüğünü belirten Özen, yanlış bilgilerin toplumda aşıya yönelik tereddütleri artırabildiğine dikkat çekti.

Özen, “Aşı karşıtlığı hem ülkemizde hem dünyada ne yazık ki hâlâ bir problem” diyerek, sağlık okuryazarlığının artmasıyla birlikte yanlış bilgilerin de toplum üzerinde etkili olabildiğini ifade etti.

“Neredeyse silinen hastalıklar yeniden artabiliyor”

Doç. Dr. Özen, çocukluk çağı aşılarının reddedilmesinin daha önce çok az görülen bazı hastalıkların yeniden artmasına yol açabildiğini söyledi.

Özen, “Daha önceden artık bizim hiç görmediğimiz, tamamen neredeyse silinen pek çok hastalık, çocukluk çağı aşılamasını yaptırmayan, bunu reddeden aileler olduğu için artabiliyor” ifadelerini kullandı.

Aşılarla ilgili kararların sağlık kuruluşlarına başvurularak, aile hekimleri ve iç hastalıkları uzmanlarının önerileri doğrultusunda verilmesini tavsiye etti.

Kaynak: İHA