BAŞKAN GENÇ EVİMİZDEN BİRİ GİBİ
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, bayram namazını kıldıktan sonra vatandaşlarla tek tek bayramlaştı. Her birinin bayramını kutladı, kucaklaştı. Daima vatandaşlarla yan yana olan Genç’in herkesin evinden biriymiş gibi olması yine takdir topladı.

Başkan Genç’in samimi ve içten tavırları AK Parti belediyeciliğinin kendisidir. Genç, bu anlayışa her zaman çok önem verdi. Daima vatandaşın yanında olmak bu bağları daha sağlam hale getirdi. Her zaman deriz, Başkan Genç’in vatandaşlarla kurduğu bağı kurmak her siyasetçiye ya da yöneticiye nasip olmaz. Özellikle yerelde bunu sürekli kılmak çok zordur. Genç, işte bu zoru başarmış Başkanlığını sağlam temellere kurmuştur.
"PLAKETİ VERECEKSİN AMA BİR ŞEY İSTEMEYECEKSİN!"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kurban Bayramı tatilini memleketi Trabzon’da geçirerek hemşehrileriyle hasret giderdi. Bayram boyunca kentte çeşitli ziyaretlerde bulunan Bakan Uraloğlu, kendi köyü olan Düzköy ilçesine bağlı Çayırbağı Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlaştı. Oldukça sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, bölgeye yapılan hizmetler ve neşeli diyaloglar damga vurdu.

Ziyaret sırasında Çayırbağı Doğankaya Mahalle Muhtarı Mümin Surul, mahalleye ve bölgeye sağladığı katkılardan, hayata geçirilen yatırımlardan dolayı tüm mahalle halkı adına Bakan Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür ederek bir şükran plaketi takdim etti. Plaket teslimi sırasında Bakan Uraloğlu’nun Muhtar Surul’a takılarak, "Plaketi vereceksin ama bir şey istemeyeceksin" şeklinde espri yapması çevredekileri gülümsetti. Bakan Uraloğlu’nun bu esprili yaklaşımına Muhtar Mümin Surul’dan da aynı samimiyetle yanıt gecikmedi. Surul, Bakan Uraloğlu’na olan güvenlerini dile getirerek, "Sayın Bakanım, plaketi vereceğiz; sen zaten her şeyi yapacaksın. Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. Kendi topraklarında hemşehrilerinin yoğun sevgisiyle karşılanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon’un ve bölgenin gelişimi için yatırımların hız kesmeden devam edeceğini belirterek, tüm Çayırbağı ve Doğankaya sakinlerinin bayramını bir kez daha tebrik etti.
TOSUN AİLESİNİN ACI GÜNÜ

Sağlık Bakanlığı önceki müsteşarı Prof. Dr. Nihat Tosun ile siyasetçi-iş insanı Erol Tosun’un babası emekli öğretmen Kazım Tosun, hayatını kaybetti. Bir süredir rahatsız olan Tosun’un cenazesi ikindi namazına müteakip Maçka Güregenağaç Mahallesinde kılınan cenaze namazının ardından topağa verildi. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
EYNESİL'DE HÜZÜN

Eynesil’in sevilen esnaflarından Mehmet Çağlar Kara, 72 yaşında hayatını kaybetti. Kara, ikindi namazına müteakiben Eynesil Merkez Eski Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Altınlı Mahallesi aile kabristanlığında toprağa verildi. Yoğun katılımla gerçekleşen törene siyaset, bürokrasi, akademi ve iş dünyasından birçok isim ile vatandaşlar katıldı.
MAHALLE KÜLTÜRÜNÜN KALBİ YALI’DA ATTI
Trabzon’un tarih kokan, eski mahalle kültürünü ve o unuttuğumuz komşuluk ilişkilerini dimdik ayakta tutan nadide köşelerinden biridir Yalı Mahallesi. Hani o eski Trabzon’un "bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır" diyen, sevinci de hüznü de tek bir sokakta paylaşan asil ruhu vardır ya; işte o ruh Yalı’da hâlâ capcanlı. Peki, bu kültürü korumak, sadece geçmişi yad etmekle mi olur? Elbette hayır. Kültür, yaşatıldıkça ve nesilden nesile aktarıldıkça nefes alır. İşte tam bu noktada, Yalı Mahallesi’nin çalışkan ve vizyoner muhtarı Hamdi Karaçomak devreye girdi. Muhtar Karaçomak, sadece evraklara imza atan bir idareci olmadığını, mahallenin "büyüğü, kardeşi ve birleştirici gücü" olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Kültürü yaşatmak, o eski bayram neşesini geri getirmek için kolları sıvayan Karaçomak, ezber bozan bir hamleye imza attı: Mahallenin ortasına devasa bir bayram kahvaltısı masası kurdurdu. O kurulan masada sadece zeytin, peynir, sıcak çay yoktu; o masada samimiyet vardı, Trabzon’un özü vardı. Muhtar Hamdi Karaçomak, mahalle halkını aynı sofranın etrafında toplarken aslında çok güçlü bir mesaj verdi: "Biz biriz, bir aradayız ve kültürümüzü kimseye kaptırmayız." Her yaştan mahallelinin omuz omuza, gönül gönüle yaptığı o bayram kahvaltısı, son zamanlarda kaybettiğimiz o sıcak mahalle aidiyetini yeniden yeşertti. Protokolün soğuk yüzünden uzak, tamamen halkın içinden, samimi ve buram buram Trabzon kokan bir tablo…
VEKİLİN HIZI MEVZUATI AŞTI!
Bayram seyran demeden sahada basmadık yer bırakmayan siyasilerin bu temposuna alışığız. Ancak bu kez tempo, yasal sınırların ve ibrenin de ötesine geçti. Milliyetçi Hareket Partisi Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal’ın bayramlaşma yolunda direksiyon başındayken sosyal medyadan paylaştığı bir video, Giresun kulislerinde ve caddelerinde bayramın en çok konuşulan maddelerinden biri haline geldi. Vekil Konal, bayram heyecanından mıdır yoksa bir yere yetişme telaşından mı bilinmez, direksiyondaki anlarını takipçileriyle paylaştı. Ancak videoda gözden kaçmayan ya da tam aksine hemen göze batan bir detay vardı: Aracın ibresi 140 kilometrenin üzerini gösteriyordu.

Bildiğiniz üzere, Karayolları Genel Müdürlüğü ve emniyet ekiplerimiz kazaların önüne geçebilmek için radar uygulamalarıyla hız sınırlarını sıkı sıkıya denetliyor, standardı 110 kilometre olan yollarda limiti aşan vatandaşa göz açtırmıyor. Hâl böyleyken, kanun yapan, kuralların uygulanmasını denetleyen meclisin bir üyesinin, bizzat direksiyon başında 140 km hızı aşan o görüntüleri "hikaye" olarak paylaşması, haklı olarak seçmenin de gözünden kaçmadı. Vekiller, toplumun önündeki rol modellerdir. Direksiyon başında hem telefon/kamera kullanıp hem de hız sınırını bu denli aşmak, her gün onlarca canı yitirdiğimiz trafik kazalarına karşı yürütülen toplumsal farkındalık çalışmalarına pek de uymadı.: Vatandaş yolda 5-10 kilometre sınır aşımında bile radar cezasıyla karşı karşıya kalırken, bir milletvekilinin bu hızı rahatlıkla sosyal medyasından sergilemesi, "Kurallar sadece sıradan vatandaş için mi geçerli?" sorusunu yüksek sesle sordurmaya başladı. Genç ve dinamik siyasetiyle bilinen Ertuğrul Gazi Konal’ın sahadaki enerjisine diyecek yok; ancak direksiyon başındaki bu "fazla dinamik" ve süratli tarz, bu kez kendisini haklı bir eleştiri okunun hedefi haline getirdi. Bakalım Sayın Vekil, kulislerdeki bu yüksek sesli eleştirilere karşı nasıl bir "fren" yapacak ya da direksiyonu ne yöne kıracak? Bizden hatırlatması: Hız felakettir, meclis kürsüsündeki hız yollara benzemez...




