Türkiye'de son yıllarda hanehalkı yapısı hızla değişiyor. TÜİK verileri tek kişilik hanelerin sayısının rekor seviyelere ulaştığını gösterirken, ekonomik sistem hala "çekirdek aile" modeline göre işlemeye devam ediyor. Bu durum, yalnız yaşamayı tercih eden veya zorunda kalan vatandaşlar için adeta "gizli bir vergi" anlamına geliyor. Bir evin sabit giderlerinden mutfak alışverişine, konaklamadan kira bedellerine kadar her alanda bekarlar, birim başına çok daha fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor. "Tek başıma yaşıyorum, masrafım az olur" düşüncesi, günümüz ekonomik gerçekliğinde ne yazık ki yerini "tek kişilik dev faturalara" bırakmış durumda.
Market Raflarındaki Küçük Paket Tuzağı
Mutfak alışverişi, yalnız yaşayanların en çok dezavantajlı olduğu alanların başında geliyor. Perakende sektöründe uygulanan fiyatlandırma politikası, büyük ve aile boyu paketleri ödüllendirirken, küçük paketleri cezalandırıyor. Özellikle raf ömrü kısa olan ürünlerde bu uçurum çarpıcı boyutlara ulaşıyor.
Konuyla ilgili hazırlanan raporlarda şu çarpıcı detay dikkat çekiyor: "Zincir marketlerde 1 kg'lık salamın fiyatı ortalama bin TL seviyelerindeyken, ürün bozulmasın diye tercih edilen 60 gramlık paketlerin kilogram fiyatı 1250 TL'ye çıkıyor." Sadece şarküteri değil, temel ihtiyaç olan suda bile durum aynı. 5 litrelik suyun litre maliyeti 5 TL iken, yarım litrelik şişelerde bu rakam 20 TL'yi bulabiliyor. Bekarlar ya pahalıya küçük paket alıyor ya da büyük alıp yarısını çöpe atıyor.
Sabit Giderler Paylaşılamayınca Yük Bekara Kalıyor
Bir evin dönmesi için gereken temel sabit giderler, kişi sayısından bağımsız olarak haneye faturalandırılıyor. İnternet, aidat, ısıtma ve ortak alan giderleri gibi kalemler, ailelerde kişi başına bölünerek azalırken, tek yaşayanlarda doğrudan tek bir omuzun üzerine biniyor.
Dijital platformlardan fiber internete kadar her alanda "aile paketleri" ile bireysel abonelikler arasında büyük bir makas bulunuyor. Haber analizlerine göre; "Bir eve giren internetin aylık 500 TL olan faturası, 4 kişilik ailede kişi başı 125 TL'ye denk gelirken, tek yaşayan kişi için bu tutar direkt 500 TL oluyor." Benzer bir durum elektrik ve doğal gazın sabit abonelik bedellerinde de görülüyor. Sosyal yaşam ve abonelik modelleri, tekil bireyi değil, kolektif yaşayan grupları ekonomik olarak koruyor.
Konut ve Tatilde 'Tek Kişi' Olmanın Ağır Bedeli
Barınma krizi ve turizm maliyetleri de bekarları köşeye sıkıştırıyor. Şehir merkezlerinde 1+1 daireler ile 2+1 daireler arasındaki kira makası hiç olmadığı kadar daraldı. Metrekare bazında bakıldığında, küçük evde yaşayanlar aslında çok daha pahalı bir barınma hizmeti alıyor.
Özellikle İstanbul'un merkezi noktalarındaki kira adaletsizliği şu rakamlarla ifade ediliyor: "Beşiktaş'ta 100 metrekarelik bir evin metrekaresi 400 TL olurken, 50 metrekarelik bir 1+1 dairenin metrekaresi 500-600 TL bandında seyrediyor." Tatil planlarında da durum farklı değil; oteller oda bazlı fiyatlandırma yaptığı için tek başına tatile çıkan bir kişi, yanında olmayan birinin de bedelini "tek kişi farkı" adı altında ödemek zorunda kalıyor. Tatilciler, geceliği 5 bin TL olan bir odayı tek tutmak istediklerinde 4 bin 500 TL ödeyerek bütçelerini sarsıyor.





