Babasının kafasında tahta parçalayan anneyi seyreden bir çocuğa, sevgiden şefkatten en önemlisi saygıdan bahsedebilir misiniz?
Edemezsiniz pek tabi!
Yıllarca anlatsanızda fayda etmez.
Ey Türk Halkı!
Uyan...
Bir darbe de ekranlar vasıtasıyla beyinlerimize yapılıyor aslında!
" Ben anlamam ama benim ki daha iyi kafa kırar " tarzındaki sözüm ona " aile " yarışmasından bir görüntüydü yukarıda bahsettiğim. Bir kadın puan karşılığında kocasının kafasında son sürat tahta parçası kırıyordu! Puan çoğaldığında karşılığında ödül olarak araba alacaklar.
Yani ne kadar kırıp- dökme... O kadar ödül!
Çiftlerin yaşadığı yarışmanın yapıldığı evde nefret ve kin o kadar büyük ki... Arkadan konuşma... Yani dedikodu! Birbirini aşağılama!
Ne ararsanız var...
Yarışmacıların eline silah tutuşturup " vurun birbirinizi " karşılığında da " size üç araba "  deseler inanın hiç biri -hayır- demeyecek durumda ne yazık ki.
Bilinçaltı tamamem hırs ve nefret pompalayan bu tarz televizyon programları sayesinde halkın kimyası çaktırılmadan değiştirilmekte.Bir meta uğruna insanların birbirlerini bu derece aşağılamaları, hakaret etmeleri, kırıp dökmelerinin hiç bir izahı yok!
Hemde en ucuz kitle silahı televizyon vasıtasıyla yapılmakta bu işlem.
Ve acıdır ki bu konu ile ilgili hiç bir yetkilinin gıkı çıkmamakta! ( Oysa Dünya da televizyon dünyasının %95'inin kimlere ait olduğunu artık bilmemize rağmen )
Ülkemizde bu kadar şiddet varken para uğruna, eş bulma uğruna insanların ekranlar karşısında birbirleriyle kavgaya tutuşması millete birileri vasıtasıyla " daha çok birbirini yemeyi öğretin " demenin bir başka şeklidir.
Sanal gerçekliğin, gerçeğe dönüştüğü yer ekranlar. Ve tehlike her geçen gün artarak devam etmekte. Hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğu bir süre sonra karışmakta.
Büyükleri geçtim... Benim derdim çocuklar ve gençler!
Gün boyu ekran karşısından beynine entrika-kötülük salgılanan bir insandan merhametli ve duyarlı olmasını bekleyebilir misiniz?
Beklemeyin de zaten!
Olmaz...
Olmuyorda...
En büyük acılarımız, yaslarımız en fazla üç saat sürüyor. Üç saat sonra hepimiz sanki hiç bir şey olmamış gibi normalleşiyoruz.
Rahmetli Cenk Koray vardı. Ekranlarda kutu açtırttır nazikçe hediye dağıtırdı. Yarışmayı sunan kibardı, yarışmacılar saygılı.
Oysa şimdi?
Para aracılığıyla her türlü kavgayı seyredebiliyorsunuz. İşin ilginci " hadi bir kavga etselerde seyretsek! " diye ekran karşısında bekleşen bir dünya insan olması. 
Eş-dost toplaşıp çekirdek çitleterek kavga edenleri büyük bir zevkle seyredenleri biliyorum. Bu gergin ortamı seyrederek relax olan , olduğunu sanan insanların hayata adaptasyon şekli ayrıca endişe verici. Ne inancımızla, ne de kültürümüzle bağdaşmayan bu oluşum iyice beyinlerimize empoze edilmiş durumda.
Bu aralar gündemimiz siyasi olarak fazlaca meşgul biliyorum ama 3. sayfa haberleriyle toplum olarak geldiğimiz nokta da ortada...
Misal: Bu aralar çok moda olan, elektrik direklerinde ki lambaları kırarak mutlu olan gençlik örneği...
Şimdi siz bu gençlerden büyüklerine saygılı olmalarını bekleyebilir misiniz?
Ya da dünyaya merhamet duymalarını?
Peki bu gençlikten bilimde-ilimde başarılı olmalarını bekleyebilir misiniz?
Bende beklemem zaten...