Türkiye ekonomisinde sıkı para politikası ve peş peşe gelen kredi kısıtlamalarına rağmen, vatandaşın kredi kartına olan bağımlılığı kırılabilmiş değil. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan son veriler, hanehalkının borçlanma alışkanlıklarında dramatik bir değişimi gözler önüne seriyor. Enflasyonla mücadele kapsamında artırılan faiz oranları ve daraltılan limitler, tüketim iştahını kesmeye yetmedi. Aksine, nakit akışı sıkışan vatandaş çareyi yine plastik kartlarda aradı. 13 Şubat haftası itibarıyla bireysel kredi kartı bakiyesinin ulaştığı seviye, ekonomi yönetiminin "soğutma" çabalarına rağmen borç sarmalının büyümeye devam ettiğini kanıtlıyor.
Kart Borçları Ticari Kredileri Saf Dışı Bıraktı
Yayımlanan güncel verilere göre, Türk Lirası cinsinden kullandırılan kredi türleri arasında en keskin yükseliş bireysel kredi kartlarında yaşandı. Toplam bakiye 2,91 trilyon lira seviyesine ulaşarak, 2,61 trilyon lira olan taksitli ticari kredileri geride bırakmayı başardı. Bu tablo, bireysel borçlanmanın artık sadece bir ihtiyaç değil, temel yaşam standardını sürdürme aracı haline geldiğini gösteriyor. İhtiyaç, konut ve taşıt kredilerinin toplamından oluşan tüketici kredisi hacmine (3,02 trilyon TL) her geçen gün daha fazla yaklaşan kart borçları, finansal sistemin lokomotifi konumuna yükseldi.
Kademeli Faiz Oranları Borç Yükünü Artırıyor
Merkez Bankası ve BDDK, kredi kartı kullanımını kontrol altına alabilmek adına borç miktarına göre kademeli faiz uygulamasına geçmiş durumda. Ancak yüksek enflasyon ortamında bu faizler, borcun ana paradan çok faizle büyümesine neden oluyor. Mevcut düzenlemeye göre 30 bin TL altındaki borçlara yüzde 3,25 akdi faiz uygulanırken, 180 bin TL üzerindeki borçlarda bu oran yüzde 4,25’e kadar çıkıyor. Gecikme faizlerinin ise yüzde 4,55 bandına dayanması, borcunu asgari tutar üzerinden ödemeye çalışan milyonlarca vatandaş için ciddi bir maliyet baskısı oluşturuyor.
Limit Düzenlemeleri İçin Geri Sayım Başladı
BDDK, kontrolsüz büyümenin önüne geçmek için geçtiğimiz ay yüksek limitli kredi kartlarına yönelik yeni bir hamle yapmıştı. Kullanılmayan limitlerin düşürülmesi ve kredi limitlerinin gelirle orantılı hale getirilmesi hedefleniyor. Ancak bankalara bu sisteme uyum sağlamaları için tanınan üç aylık geçiş süreci, mevcut kart kullanım hacminin yüksek seyretmesine zemin hazırlıyor. Uzmanlar, bu sürenin dolmasıyla birlikte limitlerde yaşanacak daralmanın, özellikle yüksek borçlu kullanıcılar için yeni bir nakit sıkışıklığı dönemini başlatabileceği konusunda uyarıyor.





