Türk insanının en güzel özelliklerinden birisi yardımlaşmasıdır. Bu yardımlaşmayı her alanda görürüz.
Deniyor ya bu ülke nasıl ayakta duruyor! O yardımlaşmanın bereketi ile. Yoksul olana hem Devlet hem de Vatandaşlar veriyor.
Kredi kartının limitini ödeyemeyenin imdadına yakın akrabası yetişiyor. Bakkala borcu olanın borcunu bir hayırsever kapatıyor.
Mahallenin muhtarları kışlık odun, kömür dağıtıyor, kurban da ihtiyaçlının etini veriyor. Soğan ve patates dağıtan muhtarları bile biliyorum.
Elektrik ve Su makbuzları ödenmesi için Siyasi partilere ve onun yönetim kurulu üyelerine kadar gidiyor. Türk insanının kaybolmayan merhameti ile hayat devam ediyor.
Bir de devlet için hayır yapanlar var.. Onlar, ekonomisi iyi olanlar. Kimi eğitime, kimi ise sağlığa destek oluyorlar.
Örneğin, Türkiye’nin dört bir yanında 40 yıl müteahhitlik yapan, tırnaklarıyla bir yere gelip arkasını unutmayan İş insanı Naci Orhan.
Rektörken İbrahim Özer birçok servisi ona yeniletti. Orhan ardından Kalp hastanesinde bir yoğun bakım ünitesini kendi adına yaptırdı.
En büyük katkısını da Trabzon Naci Orhan Bilim Sanat ve kodlama merkezinin tamamını inşa ederek eğitime verdi. Allah razı olsun
Hayırsever iş insanlarının Trabzon’da yaptığı hayırlar da görülmeye değer.
Dün KTÜ Farabi Hastanesinde idik. Trabzon valisi Tahir Şahin, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Tugay Komutanı Tuğgeneral Burak Yılmaz ve Büyükşehir Belediyesi’nin Genel Sekreteri Farabi’nin Başhekimi Celal Tekinbaş hoca ve yardımcıları güzel bir açılış için buluştular.
Teşhisi konulan ve tedavisi devam edip hastaneye giderek 1-2 saat ilaç alıp tedavi gören hastalar var. Bunlar için muhteşem bir bölüm inşa edildi.
Trabzon’da yılların kuyumcusu Kemal Erkan ve oğlu Msutafa, aynı anda 50 hastanın yatağında veya koltuğunda yatarak ilaç alabileceği muhteşem bir merkezi KTÜ Farabi hastanesi için inşa ettirdiler. Allah onlardan da razı olsun.
Açılış öncesindeki çay sohbetinde sağlığın ne denli önemli olduğunu anlatırken rektör Hamdullah bey şunları söyledi:
“Hasta olmayan sağlığının kıymetini bilemez. Kovid oldum. 15 gün burada yattım ve tedavi gördüm. Allah sağlık çalışanlarımızın eksikliğini vermesin.”
Farabi Hastanesini ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı ile yöneten Başhekim Prof. Dr. Celal Tekinbaş, bölgenin önemli bir yükünü alıyor. Ve Farabiyi her gün biraz daha ileriye götürüyor.
Bir süre önce yazmıştım, Celal Baki hocanın Dekanlığında Farabi hastanesini gezerken alınan bilgisayarlarlı tomografileri çekiyor ve ‘Farabi çağ atladı” diye yazıyorduk.
Oralardan, Robotik cerrahi hizmetinin verildiği büyük bir sağlık kompleksine gelindi.
Çocuk Gastroloğundan, Kardiyoloğuna ve Nefroloğuna kadar tüm bölümlerin eksiksiz olduğu bir merkez.
Şehir hastanesi de açılacak ki, hem Farabi hem de Kanuni Eğitim ve Araştırma hastanesinin yükü hafifleyecek ve hizmet daha da kaliteli hale gelecek.
Onun için Devlet-Vatandaş işbirliği ile eğitime ve sağlığa yatırıma devam.