Türkiye, Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu’daki aktif fay sistemlerinin etkisi altında bulunuyor. Ancak illerin bu faylara olan uzaklığı, zemin yapısı ve bölgesel jeolojik özellikleri nedeniyle deprem tehlikesi her noktada aynı seviyede görülmüyor.

Deprem hareketliliğinin nispeten daha sınırlı olduğu belirtilen şehirler arasında özellikle İç Anadolu’daki bazı iller dikkat çekiyor. Listede Konya, Karaman, Niğde, Aksaray ve Nevşehir gibi şehirlerin yanı sıra Mardin, Şanlıurfa, Kırklareli ve Edirne’nin bazı bölgeleri de bulunuyor.

Türkiye’de deprem tehlikesinin daha düşük olduğu iller hangileri?

Deprem tehlikesinin nispeten düşük olduğu belirtilen illerin başında Konya geliyor. Konya Ovası ve çevresinin sismik hareketlilik açısından Türkiye’nin daha sakin bölgeleri arasında değerlendirildiği belirtiliyor.

Ardeşen Belediyesine Vahşi Depolama Yaptığı Gerekçesiyle 2,3 Milyon Lira İdari Para Cezası Uygulandı
Ardeşen Belediyesine Vahşi Depolama Yaptığı Gerekçesiyle 2,3 Milyon Lira İdari Para Cezası Uygulandı
İçeriği Görüntüle

Karaman da benzer jeolojik özellikleri nedeniyle listede yer alırken, Niğde ve Aksaray büyük fay sistemlerine görece uzak konumlarıyla öne çıkıyor.

Nevşehir ise görece düşük sismik hareketliliğiyle dikkat çeken bir diğer İç Anadolu şehri olarak gösteriliyor.

Konya ve Karaman düşük sismik hareketlilikle öne çıkıyor

Konya’nın özellikle ova kesimleri, deprem hareketliliğinin sınırlı olduğu alanlar arasında değerlendiriliyor. Ancak ilin batı kesimlerinin Batı Anadolu’daki aktif faylardan etkilenebileceği belirtiliyor.

Karaman da büyük fay sistemlerine göre konumu nedeniyle deprem hareketliliğinin nispeten daha düşük olduğu iller arasında gösteriliyor.

Her iki şehirde de deprem tehlikesinin il genelinde tamamen aynı olmadığı, yerel jeolojik koşulların önem taşıdığı vurgulanıyor.

Niğde, Aksaray ve Nevşehir de listede

Niğde ve Aksaray’ın büyük fay sistemlerine görece uzak konumları, bu şehirlerin deprem hareketliliğinin daha düşük olduğu bölgeler arasında değerlendirilmesinde etkili oluyor.

Nevşehir de Kapadokya bölgesindeki jeolojik yapısıyla birlikte sismik hareketliliğin daha sınırlı olduğu şehirlerden biri olarak sıralanıyor.

Bununla birlikte deprem tehlikesinin yalnızca il sınırları üzerinden değerlendirilmemesi, ilçeler ve zemin özelliklerinin de dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Mardin ve Şanlıurfa’nın bazı kesimleri öne çıkıyor

Mardin’in özellikle şehir merkezi ve güney ilçelerindeki bazı bölgeler, kaya yapısı ve konumları nedeniyle deprem tehlikesinin görece düşük olduğu alanlar arasında gösteriliyor.

Şanlıurfa’nın da önemli bir bölümü nispeten düşük deprem tehlikesine sahip alanlar arasında değerlendirilirken, kentin kuzeybatısındaki bazı noktaların daha yüksek sismik tehlikeyle karşı karşıya olabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle şehirlerin kendi içerisinde dahi farklı deprem tehlike seviyeleri görülebiliyor.

Kırklareli ve Edirne’nin bazı bölgelerinde tehlike daha düşük

Trakya’da Kırklareli ve Edirne’nin bazı bölümleri de büyük aktif fay sistemlerine uzaklıkları nedeniyle öne çıkıyor.

Özellikle Kırklareli’nin kuzeybatısı ile Edirne’nin batı kesimlerinin deprem tehlikesinin nispeten düşük olduğu alanlar arasında bulunduğu ifade ediliyor.

Trakya’nın doğusuna doğru ilerledikçe ise sismik tehlikenin kademeli olarak arttığı belirtiliyor.

Trabzon deprem tehlikesi düşük iller listesinde mi?

Haberde deprem tehlikesinin daha düşük olduğu belirtilen iller arasında Trabzon yer almıyor.

Listede Konya, Karaman, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Mardin, Şanlıurfa, Kırklareli ve Edirne’nin bazı kesimleri öne çıkarılıyor.

Trabzon’un bu listede bulunmaması ise tek başına kentin deprem açısından yüksek tehlike taşıdığı anlamına gelmiyor. Deprem tehlikesi değerlendirmelerinde ilin konumunun yanı sıra yerel zemin yapısı, çevredeki aktif faylar ve bölgesel jeolojik özellikler de önem taşıyor.

Deprem tehlikesi ile deprem riski aynı şey değil

Bir bölgede sismik tehlikenin daha düşük olması, o bölgede hiç deprem olmayacağı anlamına gelmiyor.

Deprem riski değerlendirilirken yalnızca fay hatlarının konumu değil; yapı stoku, zemin özellikleri, nüfus yoğunluğu ve binaların depreme dayanıklılığı gibi çok sayıda unsur birlikte ele alınıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ