Orta Doğu’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik riskleri, küresel ekonomide dengeleri değiştirirken Türkiye’ye yönelik beklentiler de yeniden şekilleniyor. Uluslararası finans kuruluşu ING, bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin makroekonomik görünümüne ilişkin tahminlerini revize etti. Daha önce açıklanan öngörülerin geçerliliğini yitirdiğini belirten banka, enflasyon ve büyüme beklentilerini güncellerken üç farklı senaryo üzerinden yeni projeksiyonlar paylaştı.
Enflasyon Tahmini Yukarı Çekildi
ING’nin yayımladığı son rapora göre, Türkiye’de yıllık enflasyon beklentisi yukarı yönlü güncellendi. Buna göre 2026 yılı için ortalama enflasyonun %28,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. 2027 yılı için ise bu oran %20,3 olarak öngörülüyor. Şubat ayında açıklanan veriler sonrası yapılan bu revizyon, küresel enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin etkisini net şekilde ortaya koyuyor.
Büyüme Beklentisi de Güncellendi
Banka, sadece enflasyon değil büyüme tarafında da yeni tahminler paylaştı. Buna göre Türkiye ekonomisinin 2026 yılında %3,4 oranında büyümesi beklenirken, 2027 yılı için büyüme tahmini %5,0 olarak açıklandı. Ancak bu rakamların büyük ölçüde küresel gelişmelere bağlı olarak değişebileceği vurgulandı.
Baz Senaryo: Belirsizlik Devam Edecek
ING’nin baz senaryosuna göre, Orta Doğu’daki çatışmalar kısa sürede sona erse bile düşük yoğunluklu gerilim devam edecek. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının beklenenden uzun sürebileceği ifade edilirken, deniz ticaretinde güvenlik önlemlerinin artacağı öngörülüyor. Bu durumun enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceği belirtiliyor.
İyimser Senaryo: Hızlı Normalleşme
İyimser senaryoda ise çatışmaların kısa sürede sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın hızla açılması öngörülüyor. Bu durumda küresel ticaretin normalleşmesiyle birlikte enerji maliyetlerinin düşeceği ve ekonomik göstergelerin daha olumlu bir seyir izleyeceği tahmin ediliyor. Bu senaryo, enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir etki yaratabilir.
Olumsuz Senaryo: Uzun Süreli Gerilim
En riskli senaryoda ise çatışmaların uzaması ve bölgedeki gerilimin kalıcı hale gelmesi bekleniyor. Bu durumda Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik artarken, küresel enerji piyasalarında dalgalanmanın devam edeceği ifade ediliyor. Ayrıca kalıcı bir barışın sağlanmasının zor olduğu ve sürecin üçüncü taraf ülkelerin müdahalesiyle şekillenebileceği belirtiliyor.
Küresel Gelişmeler Türkiye’yi Doğrudan Etkiliyor
ING’nin analizine göre, Türkiye ekonomisi küresel enerji ve ticaret hatlarındaki gelişmelere doğrudan bağlı bir süreçten geçiyor. Özellikle petrol fiyatları ve lojistik maliyetlerindeki değişimlerin enflasyon ve büyüme üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği ifade ediliyor.





