ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan ve 11 Şubat 2026 tarihini taşıyan sansürsüz dosyalar, Jeffrey Epstein davasına dair uluslararası çapta bir inanç skandalını gün yüzüne çıkardı. Uzun süredir karanlık ilişkiler ağı ve istismar suçlarıyla gündemden düşmeyen Epstein dosyasında, bu kez İslam dünyasını derinden sarsacak belgeler yer alıyor. İddiaya göre, 2017 yılında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bağlantılı isimler aracılığıyla Epstein’e, Mekke’den getirilen Kabe örtüsü (Kisve-i Şerif) parçaları ulaştırıldı. Milyonlarca Müslüman için kutsal kabul edilen bu emanetlerin, Epstein’ın malikanelerinde birer yer yaygısı gibi kullanıldığına dair deliller infial yarattı.
Yazışmalardaki Korkunç İfade: "10 Milyon Müslüman Dokundu"
Dosyalarda yer alan 22 Mart 2017 tarihli e-posta yazışmaları, skandalın arka planındaki korkunç detayları belgeliyor. BAE uyruklu Aziza Al-Ahmadi isimli şahsın, Epstein’ın ekibiyle paylaştığı mesajlarda, gönderilen parçaların manevi değerini pazarlık konusu yaptığı görülüyor. Mesajda, "Bu arada, siyah parça en az 10 milyon Müslüman tarafından dokunuldu; farklı mezheplerden, Sünni, Şii ve diğerleri" ifadeleriyle kutsal emanetin adeta bir "koleksiyon parçası" gibi sunulduğu anlaşılıyor. Bu yazışmalar, kutsal değerlerin nasıl bir suç ağının eline geçtiğini ve "sanat eseri" beyanıyla gümrüklerden geçirilerek Karayipler’deki Little St. James adasına ulaştırıldığını kanıtlıyor.
Kutsal Emanet Ayaklar Altında: Fotoğraflı Deliller
Yayımlanan belgeler arasında sadece yazışmalar değil, aynı zamanda skandalı destekleyen görsel kanıtlar olduğu da öne sürülüyor. Dosyalardaki bir fotoğrafta, Epstein ve BAE’li üst düzey bir iş adamının, Kabe’den getirilen altın işlemeli siyah örtü parçasının üzerinde ayakta durduğu iddia ediliyor. Kutsal emanetin bir halı gibi yere serilmesi ve üzerinde poz verilmesi, İslam dünyasında büyük bir saygısızlık ve saldırı olarak nitelendirildi. Bu görüntüler, Epstein’ın mülklerinde kurduğu karanlık düzenin sadece ahlaki değil, inanç değerlerine karşı da sistematik bir yıkım üzerine inşa edildiği yorumlarına neden oldu.
"Mavi Tapınak" ve Planlı Saygısızlık İddiası
Yıllardır Epstein’ın özel adasındaki mavi-beyaz çizgili gizemli "tapınak" yapısı çeşitli komplo teorilerine konu olmuştu. Yeni belgelerin ardından, bu yapının tesadüfi bir mimari olmadığı, aksine gönderilen kutsal parçalarla birlikte inanç değerlerine yönelik organize bir hakaretin merkezi haline getirildiği iddia ediliyor. Sosyal medyada "kutsal emanete hakaret" etiketiyle gündem olan konu, Müslüman ülkelerde siyasi ve toplumsal tepkilerin odağına yerleşti. Skandalın uluslararası diplomasi ayağında BAE’li yetkililerin nasıl bir açıklama yapacağı ise merakla bekleniyor.





