Gümüşhane’nin Yöresel Lezzetini 16 Yıldır Aile Dayanışmasıyla Yaşatıyorlar

Gümüşhane’nin coğrafi işaretli geleneksel lezzetlerinden siron, 16 yıldır bir ailenin el emeği ve inancıyla Türkiye sınırlarını aşıyor. Ali ve Havva Doğan çifti, 2010 yılında küçük bir imalathanede başladıkları siron üretimini, bugün Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 1000 metrekarelik modern tesislerinde sürdürüyor. Üretimin her aşamasında anne-baba desteğiyle büyüyen bu aile girişimi, zamanla hem ekonomik hem de kültürel bir başarı hikayesine dönüştü. Yıllar önce “kime satacaksınız?” denilerek küçümsenen siron üretimi, bugün Hollanda’ya ihraç ediliyor.

Tahta masa, sac tava ve dört kişilik büyük bir inançla başladı
Ali Doğan, siron üretimine özel sektördeki işinden ayrılarak başladı. Eşi, annesi ve babasıyla birlikte küçük bir üretim alanında yoğurduğu hamuru, pişirdiği yufkayı ve yaptığı paketlemeyi bugün hâlâ hatırlıyor. “İlk başta kimse inanmadı. ‘Bu zaten her evde yapılıyor’ dediler. Ama biz sabırla, inatla devam ettik,” diyen Doğan, o dönemin zor şartlarına rağmen aile dayanışması sayesinde üretimi sürdürdüklerini belirtiyor. İlk yıllarda sadece dört kişiyle yapılan bu üretim, şimdi modern ekipmanlarla donatılmış, istihdam yaratan bir tesise dönüşmüş durumda.

Gümüşhane’nin geleneksel lezzeti artık yurtdışında da sofralarda
Un, su ve tuzla hazırlanan hamurun sac üzerinde pişirilip kurutulmasıyla yapılan siron, Gümüşhane mutfağının vazgeçilmezleri arasında. Uzun süre bozulmadan saklanabilen bu ürün, yoğurt ve tereyağı ile sunularak sıcak sofralarda kendine yer buluyor. Doğan ailesinin ürettiği sironlar artık yalnızca Gümüşhane’de değil; Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve Hollanda başta olmak üzere yurt dışındaki mutfaklarda da tüketiliyor. Bu yönüyle hem kültürel bir aktarım hem de ekonomik bir değer taşıyor.

Kadın emeği, aile desteği ve yerli üretimle yükselen bir başarı
Havva Doğan, bu yolculuğun başından beri eşiyle omuz omuza verdiklerini ve zaman zaman pes etmeyi düşündükleri anlar yaşasalar da hiçbir zaman vazgeçmediklerini söylüyor. “Borçlarımız vardı, yapamazsınız dediler ama biz birbirimize inandık. Bugün ayakta duran bir işletmeye dönüştük,” sözleriyle duygularını paylaşan Doğan, hem üretim sürecinde aktif rol alıyor hem de kadın emeğinin bu başarıdaki katkısını gösteriyor. Yalnızca aile ekonomisine değil, istihdam sağladıkları çalışanlarla birlikte bölgeye de katkı sunduklarını vurguluyor.