Trabzon Hasırı: Savaşçıların Zırhından Düğünlerin Baş Tacına
Savaş meydanlarında zırh olarak kullanılan binlerce yıllık örgü tekniği, bugün Karadeniz’de altınla buluşarak mücevhere dönüşüyor. Kökeni İskitler dönemine kadar uzandığı belirtilen Trabzon hasırı, 10 bin ile 50 bin arasında değişen ilmek sayısıyla tamamen el emeğiyle örülüyor. Türkiye’nin en köklü el sanatları arasında gösterilen bu özel teknik, hem kültürel miras hem de ekonomik değeriyle dikkat çekiyor. Geçmişte savaşçıları koruyan metal örgü sistemi, bugün düğünlerin baş tacı ve yatırım aracı olarak yeni bir kimlik kazanmış durumda.
Zırh Örgüsünden “Altın Kumaş”a Uzanan Yolculuk
Trabzon hasırının temelini oluşturan örgü tekniğinin, tarih boyunca zırh yapımında kullanıldığı ifade ediliyor. Dayanıklılığı ve esnek yapısıyla bilinen bu sistem, zamanla ustaların elinde estetik bir forma bürünerek takıya uyarlandı. Altının tel haline getirilip ilmek ilmek örülmesiyle ortaya çıkan yapı, adeta “altın kumaş” görünümü oluşturuyor.
Yüzyıllardır varlığını koruyan Trabzon hasırı, özellikle Karadeniz düğünlerinin vazgeçilmez takıları arasında yer alıyor. Zırh örgüsünden gelen sağlam yapısı sayesinde defalarca işlenebiliyor, yenilenebiliyor ve formunu uzun yıllar koruyabiliyor. Bu özelliği, onu yalnızca estetik bir takı değil aynı zamanda kalıcı bir değer haline getiriyor.
Düğün Takısından Günlük Şıklığa
Son 10-15 yılda geliştirilen modern tasarımlarla birlikte Trabzon hasırı yalnızca düğün takısı olmaktan çıkarak günlük kullanım alanında da yaygınlaştı. Bileklik, kolye, küpe ve yüzük gibi farklı modellerle genç yaş gruplarına da hitap eden tasarımlar üretilmeye başlandı.
Altın önce tel haline getiriliyor, laboratuvar analizlerinden geçiriliyor ve ardından örücü kadınlara teslim ediliyor. Yaklaşık bir haftayı bulan süreçte 10 bin ile 50 bin arasında ilmek atılarak ürün tamamlanıyor. Her ürün farklı ellerden çıktığı için her birinin kendine özgü bir hikâyesi bulunuyor. “Her ilmekte bir hayat izi vardır” sözleri, bu emeğin özeti olarak dile getiriliyor.
Fiyatı Otomobillerle Yarışıyor
Gram altındaki yükselişle birlikte Trabzon hasırı setlerinin fiyatı da milyon liraları bulabiliyor. Yüksek gramajlı ve çok sıralı özel üretim takımlar 1 milyon liranın üzerine çıkarken, bazı koleksiyon ve özel sipariş ürünlerde rakam birkaç milyon liraya kadar ulaşabiliyor. Bu durum, Trabzon hasırını yalnızca kültürel bir değer değil aynı zamanda yatırım aracı haline getiriyor.
Altın işletmecisi Fatih Yılmaz Akdin, “Trabzon hasırı Türkiye mücevher sektörünün ağır abisidir. Üretim tekniği tamamen bize has, bu topraklara ait bir tekniktir” diyerek hasırın özgünlüğüne dikkat çekti. Akdin ayrıca üretim sürecinde siyanür kullanmadıklarını, çevre dostu yöntemler geliştirdiklerini belirtti.
Kadın Emeğiyle Yaşayan Bir Sanat
Trabzon hasırı üretiminde çalışanların büyük bölümünü kadınlar oluşturuyor. Örücü kadınlar bir ürünü yaklaşık bir haftada tamamlıyor. 25 yıldır bu işi yapan Hülya Özkara, mesleğin sabır ve ustalık gerektirdiğini belirterek, yeni neslin yeterince ilgi göstermemesinden yakındı.
22 yıldır hasır örücülüğü yapan İlknur Mazlum ise “Bu işi sevmeden yapamazsınız. Maddiyatı var ama sevgi olmadan olmaz” diyerek mesleğin duygusal yönüne dikkat çekti.
Binlerce yıllık geçmişiyle Trabzon hasırı, savaşçıların zırhından düğünlerin baş tacına uzanan hikâyesini bugün de ilmek ilmek yazmaya devam ediyor. Gelenekten geleceğe taşınan bu el sanatı, hem kültürel hem ekonomik değeriyle varlığını sürdürüyor.