Trabzon’a 1978 yılından geldim,1992 yılında ayrıldım. Trabzon’a ilk gelişimi dün gibi hatırlıyorum. Aradan 38 yıl geçti.
Karadeniz Gazetesi’nden Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Başyazar olarak ayrıldım. Üyesi olmaktan onur duyduğum Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin yönetiminde bulundum.
1978 yılında Trabzon’a gelirken, tek kişiyi tanımazken, 1992’de, her Trabzonlunun tanıdığı biri olarak ayrıldım.
Bütün bu görevlerimde, nereden geldiğimi hiç unutmadım, inkâr etmedim, yazılarımda hep dile getirdim. Ömrümü ülkeme, insanlığa, bölgeme ve hemşerilerime hizmet ermekle geçirdim.
Hatalarım, eksiklerim oldu. ‘Keşke yapmasaydım’ dediklerim çok oldu. Bir yargıç hassasiyeti ile kendimi yargıladım, hatalarımdan ders, iyi şeylerden örnek aldım.
Mütevazı olmayacağım.
Trabzon basınından yetişenler arasında, bürokrasinin zirvesine, Genel Müdürlük makamlarına gelebilen tek kişiyim.(Sevgili dostum Mehmet Atalay’ı ayrı tutarım.)Bu benim için olduğu kadar, Trabzon medyası ve Cemiyeti içinde gurur kaynağı olmalıydı.
Başbakan Başdanışmanlığı, Bakan Başdanışmanlığı, Anadolu Ajansı Görüntü Hizmetleri (ARG) Genel müdürlüğü, Kamuda iki Genel Müdürlük, Anadolu Ajansı, TÜPRAŞ, TEKEL Genel müdürlükleri başta olmak üzere 8 kamu kurumunda Yönetim Kurulu Üyeliği, Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkileri Daire başkanlığı, TBMM Danışmanlığı başta olmak üzere, devletin önemli birimlerinde görev yaptım.36 yıldan beri yazıp çiziyorum. Sürekli Basın Kartı sahibiyim. İletişim Fakülteleri’nde Öğretim Görevlisi olarak, yüzlerce öğrenci yetiştiriyorum. Ve hala yıkılmadık, ayaktayım.
Herkese teşekkürler.
Benim yetişmemi sağlayan, herkese yürekten teşekkür ediyorum. Hayatını kaybedenleri rahmetle, saygıyla anıyorum. Buna rağmen, bu başarılarımı çekemeyen, hep eleştiren, ayak oyunları yapan, kıskançlıktan kıvrananlara da, hep dua ettim. Şükran duydum. Beni eleştirmemiş olsalar di; yukarıda saydığım görevlere gelmez, devletin ve basının zirvesine çıkamazdım.
Sevgili okurlarım, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin 23.Sıradaki üyesiyim. Mensubu olmaktan onur duyduğum Cemiyetin bir dönem de Yönetiminde bulundum.
Bürokrasi ve Medyadaki tüm görevlerimde, Trabzon’daki meslektaşlarımın ve Cemiyetin manevi desteklerini hep arkamda hissettim. Onlarla gurur duydum,. Üyesi olmaktan bu kadar onur duyduğum Cemiyet yönetimi,(eski yönetimler) yıllardan beri uçan kuşa, yanımızda çırak olanlara “Hizmet Onur” ödülünü vermelerine rağmen, bana vermemek için adeta direndiler. Beni hep yok saydılar.
Dönemin Cemiyet Başkanı önce” emekli olmadan verilmez” dedi. Böyle uygulama yok dedim. Sonra” Üyemiz değil” dedi. Cemiyetin 23.Sıraya baksın dedim. Anlayacağınız, yönetimdeki bazı dostlarımın ısrarı üzerine kerhen ödül vermek zorunda kaldılar. Tekrar söylüyorum. Konu ödül değil, hatırlanmak ve sahiplenmektir..
İster sağdan, ister soldan sayın, hep aynı kişiler.
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin kayıtlı 320 üyesi bulunuyor. Şu demektir: Sarı Basın Kartlı 320 meslektaşlarım var. Son Kongrede 20 yeni isim daha eklenmesine karar verdik. Trabzon, Ankara, İstanbul ve İzmir’den sonra en güçlü medyasını barındıran bir kültür kentidir Trabzon
Buna rağmen, Cemiyet yönetiminde, Federasyonlarda, üst birliklerde ve Basın Mesleğinin etkili yerlerinde toplam beş kişi bulunuyor.30 yıldan beri bu tablo değişmiyor. İster sağdan, ister soldan sayın sonuç değişmiyor. Bu kişilerle bir sorunum yok.340 üyeli Trabzon Gazeteciler Cemiyeti altı kişiden büyüktür ve etkilidir Bırakın artık gençlere, açın önlerini. Cemiyetin gücüne sarılmayın, gücünüzü ve özgürlüğünüzü, tarafsız gazeteciliğinizden ve kişiliğinizden alın.
Cemiyette yeni dönem.
Sevgili okurlarım, Trabzon Gazeteciler Cemiye Başkanlığına Yusuf Turgut Seçildi. Başkan ve Yönetim Kurulunu yürekten kutluyorum. Marifet iltifatı gördü ve üyeler, Yusuf Turgut’un hak ettiği yere getirdi.
Sevgili Turgut, benim gibi bu mesleğe sıfırdan başlayıp, arkasında hiç bir güç olmadan, çalışkanlığı ile zirveye çıkabilen ender meslektaşlarımdan biridir. Hiç bir görev kendisine altın tepsi ile sunulmadı. Yusuf Turgut’un Cemiyet başkanlığı görevine seçilmesinden sonra, bir çağ kapandı, yeni bir çağ açıldı. Artık gelenek bozuldu, gençlerin önü açıldı.çember kırıldı.
Yusuf Turgut’ta gönülden bir teşekkür daha... Ankara dışında bulunan bütün meslektaşlarımı Trabzon’a davet etti. Eski dostlarla buluşturdu. Sevgili Yusuf olmasaydı, Cemiyetimizin Genel Kurulundan haberimiz bile olmayacaktı. Çünkü Cemiyet başkanları Trabzon dışında bulunan hiçbir üyesini aramaz, ödül törenine davet etmez, etkinlikleri bildirmez “az olsun, her şey beşli gurubumuza ait olsun” zihniyeti hakım. İyi ki varsın Yusuf Turgut.
Eskiden güçlüydük
Başka ve en önemli konu şudur: Benim Trabzon’da Karadeniz Gazetesi’nde Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olduğum dönemde, Cemiyetin 70 üyesi bulunuyordu. Bölgede Karadeniz ve Kuzey Haber adlı iki gazetemiz vardı.
Buna rağmen güçlüydük. Sadece gazetecilik yapıyorduk. Siyasi iktidarlara boyun eğmez taviz vermezdik. Bir manşetimizle ortalığı titretir, yanlış yapanları hizaya getirirdik. Kamu adına denetleme ve hesap sorma yetkimiz vardı.
Dönemin Cumhurbaşkanları, Meclis Başkanları, Başbakan, Bakanlar, bölgedeki siyasiler ve bürokratlar kapımızı aşındırırlardı. Bunlar, bizi sevdikleri için değil, korktukları için yaparlardı. Buna da hepimiz şahidiz. Gücümüzü bağımsızlığımızdan alırdık.
Şimdi Yerlerde sürünüyoruz
Şimdi Trabzon’da 10 gazete, çok sayıda televizyon, internet siteleri var. Gazeteciler Cemiyetine kayıtlı 340 gazeteci var.
Ankara-İstanbul ve İzmir’den sonra en büyük basın kuruluşu olan Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin Genel Kurulu toplantısında, aynı gün iki bakan Trabzon’da bulunmalarına rağmen, ne bakanlar, ne bölge milletvekilleri ve de il protokolü toplantıya katılma gereğini duymadılar,(Sadece Trabzon Milletvekili Ayşe Şule Köseoğlu katıldı) önemsemediler. Bizim dönemde olmuş olsaydı, siyasiler ve il protokolü, toplantıya katılmak için yarışırlardı.
Kongredeki konuşmamda belirtiğim gibi, bu tabloya çok üzüldüm. Kimse kusura bakmasın. Şuyum, buyum diye hava atmasın.340 üyeli Gazeteciler Cemiyeti, daha kendisine ait binası bulunmuyor. Birlik beraberlik, dayanışma yok, entrika, ayak oyunları çok. Kısacası yerlerde sürünüyoruz.
Başkan Yusuf Turgut ve yeni yönetime çok büyük görevler düşüyor. Yeni yönetimi tekrar kutluyor, başarılar diliyor.
TBMM’de Yıldırım bereketi.
Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım, Çarşamba günü Meclis’e gelince Başbakan gibi karşılandı. Milletvekilleri resim çektirme yarışına girdi, herkes etrafını sardı. Rize Milletvekili Hasan Karal” gel, yeni başbakanla bir resmini çekeyim” dedi ve Binali Yıldırım ile resmimizi çekti
Eğer sürpriz olmasa,Davutoğlu’dan sonra Başbakanlık koltuğuna Binali Yıldırım oturacak. Meclisteki ilgisi bunu gösteriyordu.
Çok Okunanlar
Fındık üreticileri ve tüccarlar, yeni haftaya temkinli bir başlangıç yaptı? Ordu, Giresun, Sakarya Fındık Kaç TL?
Enis Bardhi’nin Kaçırdığı Penaltının Perde Arkası Ortaya Çıktı
Safacan Konuksever’den Fatih Tekke’ye Final Öncesi Çok Sert Eleştiriler
Halil Umut Meler’in Türkiye Kupası Finalindeki Kart Krizi Gündem Oldu
Trabzonspor’da Benjamin Bouchouari’nin Bardhi’ye yaptığı hareket olay oldu
Jose Mourinho’nun Benfica Performansı Beşiktaş’a Milyonlar Kaybettirdi