Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Uraloğlu Açıkladı; Havalimanında Bahar Yoğunluğu
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Uraloğlu Açıkladı; Havalimanında Bahar Yoğunluğu
İçeriği Görüntüle

İstanbul Ümraniye’de yaşayan 28 yaşındaki Gamze Yıldız’ın hayatı, sıradan bir kış hastalığı sandığı grip belirtileriyle altüst oldu. Genç kadın, şifasını bulmak ümidiyle bölgedeki özel bir tıp merkezinin yolunu tuttu ancak bu ziyaret, geri dönüşü olmayan bir trajedinin başlangıcı oldu. Muayene sonrası uygulanan serum tedavisinin ardından fenalaşan ve bir ay boyunca yoğun bakımda yaşam savaşı veren Yıldız, tüm müdahalelere rağmen hayata tutunamadı. Acılı ailenin ortaya attığı iddialar ise sağlık sistemindeki denetimsizliği ve ihmaller zincirini bir kez daha tartışmaya açtı. Gamze’nin ölümü sadece bir kayıp değil, cevap bekleyen ağır soruları da beraberinde getirdi.

Serumu Doktor Değil Teknisyen mi Takktı?

Yıldız ailesinin yargıya taşıdığı iddiaların merkezinde, tıbbi müdahaleyi yapan kişinin yetkinliği yer alıyor. İddiaya göre, 28 yaşındaki Gamze’ye serum takan kişi bir hekim değil, laboratuvar teknisyeniydi. Daha da vahim olanı, genç kadının penisiline karşı ciddi bir alerjisi olduğunun bilinmesine rağmen, serumun içeriğinde altı farklı ilacın karıştırıldığı öne sürülüyor. Aile, kızlarının alerjik reaksiyon göstererek nefes darlığı çekmeye başladığı o kritik anlarda, müdahale edecek bir doktorun merkezde bulunmadığını savunuyor. Bu durum, özel sağlık kuruluşlarındaki personel standartları ve acil durum protokolleri hakkındaki endişeleri zirveye taşıdı.

Tesadüfen Orada Bulunan Doktorun Çabası Yetmedi

Olayın en sarsıcı detaylarından biri ise acil müdahale anında yaşandı. Gamze Yıldız fenalaşarak nefessiz kaldığında, tıp merkezinde o an görevli bir doktorun olmadığı, ilk yardımın ise tamamen tesadüf eseri orada bulunan bir başka hekim tarafından yapıldığı iddia edildi. Başka bir hastanede görev yapan ve o sırada merkezde hasta olarak mı yoksa ziyaretçi olarak mı bulunduğu henüz netleşmeyen bir doktorun, genç kadına hayatta tutmak için çabaladığı belirtildi. Olay yerindeki kargaşanın ardından Ümraniye Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Yıldız, yoğun bakımda geçirdiği 30 günün sonunda hayata gözlerini yumdu.

"Kızımı Göz Göre Göre Ölüme Sürüklediler"

Evlatlarını yitiren anne Suna Doğantekin ve baba Neytullah Yıldız, adaletin yerini bulması için hukuk mücadelesi başlattı. Gözü yaşlı anne Suna Doğantekin, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı: "Kızım sadece grip olmuştu, yürüyerek girdiği o kapıdan bir daha çıkamadı. İçeride doktor yoktu, müdahaleyi bir teknisyen yapmış. Alerjisi olduğunu bile bile o ilaçları nasıl verirler? Bizim canımız yandı, başka Gamzeler yanmasın." Baba Neytullah Yıldız ise sorumluların en ağır cezayı almasını beklediklerini belirterek, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı. Tıp merkezi çalışanlarının ifadeleri alınırken, kesin ölüm raporu için Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek sonuç bekleniyor.

Kaynak: gzt