10 yıl öncesine kadar yöre halkının geçim kaynağını sağlayan, hayvancılık merkezi, sosyalleşme ve kültürel değerlerini aktarma yeri olan yaylalar son zamanlarda yalnızlıkla baş başa kaldı. Hayvancılık yapan birkaç aile ve göçer üreticilerin haricinde üretim amaçlı kimsenin uğramadığı yaylalar son dönemde turizm nedeniyle canlansa da dedelerinin yaptığı evlerin kapısını açmayan torunların sayısı hızla artıyor. Şehrin en büyük ve uluslararası düzeyde bilinirliği olan Kürtün ilçesi sınırlarındaki Kazıkbeli Yaylası'nda da yaşanan benzer durum sosyal medyada “Yaylacı dedelerin yaylaları sevmeyen torunları” başlığıyla paylaşıldı.

Çok sayıda yorum ve beğeni alan paylaşımı yapan sosyal medya hesabının yöneticisi Temel Gündoğdu, “Yaylacılık ata mirası bir gelenektir yöremizde. Yaylalara çıkmak için ilkbaharın ilk aylarında cenik denilen sahil kesiminden yaylalara hayvanlarla birlikte iki ya da üç gün yürüyerek yollarda 'düşün ederek' yaylalara varılırdı eski zamanlarda. Yaylalarda ot yataklarında yatılır, hayvansal ürünler ile geçinilirdi. Bütün bu zorluklarına, çilesine rağmen yaylalardan vazgeçilmez, yaylacılık kültürü bütün imkansızlıklara rağmen yaşatılırdı” dedi.

Neziha Çakıroğlu

Editör: Birol Sancak