İkinci el araç piyasasında “change araç” olarak bilinen yöntem yeniden gündemde. Ekspertiz firması sahibi Sami Tarcan’ın verdiği bilgilere göre, kazalı, hurda, icralık veya farklı yollarla temin edilen araçların kimlik bilgileri başka araçlara aktarılabiliyor. Bu işlemde özellikle şasi numarası üzerinde müdahale yapılırken, profesyonel şekilde gerçekleştirilen uygulamaların ilk kontrolde fark edilmesinin zor olabildiği belirtiliyor. Tarcan, bazı araçların yıllar sonra tespit edildiğini ve bu durumun son kullanıcı açısından uzun süren hukuki süreçlere yol açabildiğini söyledi.
“Change araç” ne demek, nasıl yapılıyor?
Tarcan’ın anlatımına göre “change” işlemi, bir aracın şasi numarasının başka bir araçtan alınarak taşınması veya yeniden uygulanması yoluyla gerçekleştiriliyor.
Şasi numarasının bulunduğu bölümün kesilerek başka bir araca kaynaklanabildiğini belirten Tarcan, yapılan müdahale iyi gizlenmişse aracın ilk ekspertiz kontrollerinden geçebildiğini söyledi.
Tarcan ayrıca bazı durumlarda şasi numarasının orijinaline çok yakın şekilde yeniden uygulanabildiğini, bu nedenle standart kontrolün her zaman yeterli olmayabileceğini ifade etti.
Ekspertizden geçmesi aracın kesin temiz olduğu anlamına gelmeyebilir
Tarcan’ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri ekspertiz kapsamı oldu. Bazı ekspertiz firmalarının change kontrolünü standart paket içerisinde sunmadığını belirten Tarcan, bu işlemin özel paketlerle incelendiğini söyledi.
Muayene istasyonlarında da temel olarak şasi numarasının araç kayıtlarıyla uyumuna bakıldığını ifade eden Tarcan, şasi üzerindeki müdahalenin her zaman ilk kontrolde fark edilmeyebileceğini öne sürdü.
Bu nedenle ikinci el araç alacakların yalnızca genel ekspertiz raporuyla yetinmemesi gerektiğini vurguladı.
Araç 8-10 yıl sonra bile tespit edilebilir
Change işlemi yapılan araçların bazen yıllarca trafikte kalabildiğini belirten Tarcan, bazı vakaların ihbar veya ayrıntılı ekspertiz sonrasında ortaya çıktığını söyledi.
Bu durumda araca kolluk kuvvetlerince el konulabildiği ve mevcut araç sahibinin mağdur olabileceği ifade edildi.
Tarcan, geçmişte aracı satan kişilere ulaşmanın zorlaşabileceğini, bazı durumlarda yıllarca süren dava süreçlerinin yaşanabileceğini belirtti.
Şasi numarası kontrolü neden önemli?
İkinci el otomobil alırken şasi numarası, aracın kimliği açısından en önemli unsurlardan biri.
Tarcan, ekspertiz uzmanlarının şasi numarasındaki kesme, kaynak, yeniden numaralandırma veya benzeri şüpheli müdahalelere özellikle dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
Şasi numarasında oynama tespit edilmesi halinde durumun kolluk kuvvetlerine bildirilmesi gerektiğini ifade eden Tarcan, bunun hem alıcı hem de ekspertiz açısından hukuki önem taşıdığını belirtti.
Change olduğu öğrenilen araç yeniden satılırsa ne olur?
Tarcan, bir aracın change olduğu öğrenildikten sonra bu bilgi gizlenerek başka bir kişiye satılmasının yeni hukuki sorunlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Mağdur olan kişinin aracı başka birine devrederek zararı aktarmaya çalışmak yerine hukuki yollara başvurması gerektiğini söyledi.
Tarcan’ın değerlendirmesine göre change olduğu bilinen bir aracın durumu gizlenerek satılması halinde satıcı da soruşturma kapsamında şüpheli konumuna düşebilir.
Bir örnekte araç 7 ay sonra el konularak trafikten çekildi
Tarcan, İstanbul’daki şubelerine 24 Kasım 2025’te getirilen bir araçta şasi numarası üzerinde oynama tespit ettiklerini söyledi.
Alıcı ve satıcıyı uyardıklarını belirten Tarcan, alıcının başka ekspertizlerden olumlu görüş aldıktan sonra aracı satın aldığını anlattı. Yaklaşık 7 ay sonra ise araca polis tarafından el konulduğunu ifade etti.
Bu örnek, ikinci el araç alımında şasi ve kimlik kontrolünün ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor.
İkinci el araç alırken nelere dikkat edilmeli?
İkinci el otomobil alacakların ekspertiz yaptırırken yalnızca motor, kaporta ve mekanik kontrollerle yetinmemesi gerekiyor.
Şasi numarası, araç kimliği ve olası müdahalelerin ayrıntılı şekilde kontrol edilmesi önemli. Özellikle piyasa değerinin belirgin şekilde altında satılan, geçmişi belirsiz veya ağır hasar kaydı bulunan araçlarda daha kapsamlı inceleme yapılması, olası mağduriyetlerin önüne geçebilir.





