Kadına yönelik şiddet Türkiye’de toplumsal gündemin en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından açıklanan veriler, kadınların maruz kaldığı şiddetin boyutunu bir kez daha ortaya koydu. Platformun paylaştığı rapora göre 2025 yılında Türkiye genelinde 294 kadın yaşamını yitirdi. 2026 yılının ilk iki ayında ise 45 kadının hayatını kaybettiği kayıtlara geçti. Veriler, kadınların büyük bölümünün evlerinde veya kamusal alanlarda yaşamını yitirdiğini gösterirken, şiddetin çoğu zaman yakın çevredeki kişiler tarafından gerçekleştiğine dikkat çekildi.

Kadınlar En Çok Evlerinde Hayatını Kaybediyor

Raporda yer alan verilere göre kadınların büyük kısmı kendilerini en güvende hissettikleri yer olan evlerinde yaşamını yitiriyor.

2025 yılında hayatını kaybeden kadınların bulunduğu yerler şu şekilde sıralandı:

  • 180’i evinde

  • 50’si sokakta

  • 15’i iş yerinde

  • 11’i kamusal alanlarda

Verilere göre olayların büyük bölümünde ateşli silahların kullanıldığı da belirtildi.

Pamukkale Fayına Dikkat! Denizli Depreminin Ardından Flaş Açıklama...
Pamukkale Fayına Dikkat! Denizli Depreminin Ardından Flaş Açıklama...
İçeriği Görüntüle

Kadınların Hayatına Dair Kararlar Hedef Olabiliyor

Rapora göre yaşamını yitiren kadınların 69’u kendi hayatına dair karar almak istediği için hedef haline geldi. Boşanma sürecinde olan veya ayrılmak isteyen kadınların yakın çevresindeki erkekler tarafından saldırıya uğradığına dikkat çekildi.

Son dönemde yaşanan bazı olaylar da bu tabloyu ortaya koydu. İstanbul’da Filiz Şağbangül, Aksaray’da Zeynep Ayaz ve Kocaeli’de Aylin Dağ boşanma sürecinde oldukları eşleri tarafından yaşamını yitiren kadınlar arasında yer aldı.

“Sorun Kanunda Değil Uygulamada”

Ceza Hukukçusu Avukat Gözde Egemen, kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin yasal düzenlemelerin bulunduğunu ancak uygulamada eksiklikler yaşandığını belirtti.

Egemen, “Bizim kadına şiddeti önleme konusunda iki temel kanunumuz var. Biri ceza kanunumuz diğeri de 6284 sayılı kanun. Metin olarak bir sorun yok ancak uygulamada eksiklikler var.” dedi.

Uzmanlardan Farkındalık Çağrısı

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü ise toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kamuoyunun bu konuya bakış açısı duygusal ve merhamet üzerine. Ancak bu mesele artık duygusallığın çok ötesinde ve gelecekte hepimizin başını ağrıtacak bir toplumsal sorun.”

Kaynak: HABER MERKEZİ