Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar, Trabzon ve Doğu Karadeniz’de yaş meyve-sebze ihracatçılarını alarma geçirdi. Kalyoncu ailesine ait Ural isimli Ro-Ro gemisinin Rusya açıklarında saldırıya uğradığı bildirilirken, olayda can kaybı ve yaralanmalar yaşandığı belirtildi. İhracatçılar, üzüm ve yaklaşan narenciye sezonu öncesinde “Bu şartlarda ihracatı nasıl yapacağız?” sorusunu gündeme taşıdı. Karadeniz’de Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ticari gemilerin karşı karşıya kaldığı güvenlik tehdidi giderek büyüyor. Son olarak Kalyoncu ailesine ait Ural isimli Ro-Ro gemisinin Rusya’nın Tuapse açıklarında saldırıya uğradığı bildirildi. Samsun basınında yer alan bilgilere göre saldırının ardından gemide yaralıların bulunduğu belirtildi. Ural’ın Türkiye’ye doğru hareket ettiği ve Samsun’a ulaşmasının ardından güvenlik birimleri ile savcılık tarafından inceleme yapılmasının beklendiği aktarıldı. Gemi kayıtlarında Ural’ın Kalyoncu Ro-Ro Denizcilik ile bağlantılı olduğu ve geminin Samsun merkezli şirket tarafından işletildiği görülüyor. 105 metre uzunluğundaki Ro-Ro gemisinin IMO numarası ise 7725386 olarak kayıtlarda yer alıyor.
KARADENİZ’DE İKİNCİ RO-RO ALARMI
Ural’a yönelik saldırı, Karadeniz’de Ro-Ro taşımacılığının güvenliğine ilişkin endişeleri daha da artırdı. 3 Ağustos 2026’da da Nadezhda isimli Ro-Ro gemisi, Rusya’nın Novorossiysk Limanı açıklarında dron saldırısına uğramıştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, gemide 13’ü Türk vatandaşı olmak üzere 22 mürettebat bulunduğunu açıklamıştı. Saldırı sonrası geminin yaşam mahalli ve baş kısmında hasar meydana gelirken mürettebat Rusya’ya ait deniz unsurları tarafından güvenli şekilde tahliye edilmişti. Ağır hasar gören Nadezhda daha sonra Samsun Limanı’na getirildi. Geminin güvertesinde saldırının izleri açık şekilde görülürken, makine dairesindeki hasar nedeniyle geminin yedeklenerek limana çekildiği bildirildi.
TRABZONLU İHRACATÇI ENDİŞELİ
Karadeniz’de peş peşe yaşanan saldırılar, özellikle Rusya pazarına yaş meyve ve sebze gönderen Trabzon ve Doğu Karadenizli ihracatçıları doğrudan ilgilendiriyor. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği eski Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, saldırıların Türk ticaret filosu açısından ciddi bir güvenlik sorununa dönüştüğüne dikkat çekerek, yaş meyve-sebze ihracatının bu ortamdan olumsuz etkileneceğini belirtiyor. Üzüm sezonunun başlamasıyla birlikte ihracatçıların yoğun bir döneme girdiğine dikkat çekilirken, önümüzdeki süreçte narenciye ihracatının da başlaması bekleniyor.
İHRACATÇININ EN BÜYÜK ENDİŞESİ İSE ÜRÜNLERİN BEKLETİLEMEMESİ.
Üzüm, şeftali, domates ve narenciye gibi yaş ürünlerde sevkiyatın birkaç gün aksaması dahi ürün kaybına ve ciddi ekonomik zarara yol açabiliyor.
‘TIR ŞOFÖRLERİ DE SEFERE ÇIKMAK İSTEMİYOR’
Karadeniz’deki saldırıların yalnızca deniz taşımacılığını değil, karayolu lojistiğini de etkilediği belirtiliyor. Rusya güzergâhında çalışan bazı TIR şoförlerinin güvenlik endişesi nedeniyle sefere çıkmak istemediği ifade edilirken, bunun ihracat zincirinin tamamında aksamaya neden olabileceği değerlendiriliyor. İhracatçılar açısından ortaya çıkan tablo ise şöyle özetleniyor: Gemiler saldırı riski altında, TIR şoförleri güvenlik endişesi taşıyor, ürünler ise beklemeye gelmiyor. Bu durum özellikle Rusya pazarına düzenli sevkiyat yapan firmalar açısından ciddi bir belirsizlik oluşturuyor.
‘ÜZÜM SEZONU BAŞLADI NARENCİYE KAPIDA’
Trabzonlu ihracatçılar, yaşananların artık yalnızca deniz taşımacılığı problemi olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sektör temsilcileri, üzüm sezonunun başlaması ve ürün arzının yüksek olması nedeniyle ihracatın önümüzdeki haftalarda daha da önem kazanacağını belirtiyor. Narenciye sezonunun da yaklaşmasıyla birlikte sorunun daha büyük bir boyuta ulaşmasından endişe ediliyor. İhracatçılar, “Ürün bol ancak güvenli ve sürdürülebilir sevkiyat konusunda ciddi endişeler var” diyerek yetkililerden çözüm bekliyor.
İHRACATÇIDAN ANKARA’YA ÇAĞRI
Sektör temsilcileri, savaş nedeniyle ticari faaliyetleri aksayan firmaların finansal açıdan da desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Özellikle banka kredilerinin ertelenmesi, finansman desteği sağlanması ve ihracatçı firmaların yaşadığı lojistik sorunların doğrudan takip edilmesi talepler arasında bulunuyor. İhracatçılar, Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların sektörde faaliyet gösteren firmalarla doğrudan temas kurmasını istiyor. “Ortada firmaların kendi kusurundan kaynaklanmayan bir mağduriyet var. İhracatçı, üretici ve taşımacı savaşın tarafı değil ancak savaşın ekonomik ve güvenlik sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor.”
KALYONCU AİLESİNİN GEMİSİNDEKİ SALDIRI TRABZON’DA YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR
Kalyoncu ailesiyle bağlantılı Ural Ro-Ro gemisinin saldırıya uğraması, Karadeniz ticaretinin merkezlerinden biri olan Trabzon’da da gelişmelerin yakından takip edilmesine neden oldu. Özellikle Rusya hattında yıllardır faaliyet gösteren Trabzonlu ihracatçılar açısından Karadeniz güzergâhının güvenliği hayati önem taşıyor. Nadezhda’nın ardından Ural’ın da saldırı haberinin gündeme gelmesi, “Karadeniz’de ticaret güvenliği artık yeniden ele alınmalı” çağrılarını güçlendirdi.
İhracatçının beklentisi ise açık: Can güvenliğinin sağlandığı, gemilerin ve kara taşımacılığının güven içerisinde çalışabildiği bir ticaret koridorunun oluşturulması. Ve ihracatçı artık sadece “Malı nasıl göndereceğiz?” değil, “İnsanlarımızı nasıl güvenle göndereceğiz?” sorusunun da cevabını arıyor.




