Sevgili Okurlar, Türkiye 2 haftadan bu yana dershanelerin özel okula dönüştürülmesi yasa taslağını konuşuyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 2 yıl önce 2013 için verdiği tarih önce 2014 Haziranı sonra Bakanlar Kurulu kararı ile 2015 olarak belirlendi.

Sevgili Okurlar, Türkiye 2 haftadan bu yana dershanelerin özel okula dönüştürülmesi yasa taslağını konuşuyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 2 yıl önce 2013 için verdiği tarih önce 2014 Haziranı sonra Bakanlar Kurulu kararı ile 2015 olarak belirlendi. Dersane sahipleri 2015’i hatta 2017’yi istiyor Hatırlanacağı gibi Erdoğan kararlı konuşarak, ‘Bu iş, Hüseyin Bey, Nimet hanım ve Ömer Bey döneminde olmadı inşallah Nabi Bey döneminde olacak’ açıklamasını yapmıştı. Hükümet ile Fethullah hoca cemaati arasında yaşanan dershane gerilimi bu taslak geri çekilmedikçe durulmayacak gibi görünüyor. Cuma günü konuşan Zaman Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Başbakan Erdoğan’ın bundan önce farklı konularda olsa bile geri adım attığını bu taslakta da benzer bir adım atmasını bekleyerek ümidini ortaya koysa da Pazartesi günkü yazısında büyük ölçüde bu havanın tam tersi istikamette yazı yazdı. Biz yaşananlara baktığımız zaman iki eksenin bu denli çatışır olmasından Türkiye’nin yararlı çıkacağı kanaatinde değilim. Muhalefette Hizmet vakfının dershanelerle ilgili kesin kapatılmasın tavrını sonuna kadar destekler durumunda. İktidar kanadıyla şuan için köprüler atıldı. Zaman Gazetesi ve Cemaatin diğer etkili organları sert yayınlar yapıyorlar. Başbakan Yardımcısı Hükümet sözcüsü Bülent Arınç aslında en önemli çıkışı yaparak bu sisli atmosferde  herkesi itidalli olmaya çağırdı. Fethullah hoca ise: ‘Sineye çektiğimiz, ama zatında hazmedilemeyen şeyler var. Sabrın gereği, onları sineye çekiyorsunuz, yutkunuyorsunuz; çok rahat olan insanlar gibi hemen boşalmayı düşünmüyorsunuz. Çünkü boşaldığınız zaman, çoklarını kırıp geçirmeniz, rencide etmeniz söz konusu. Başkalarını kırmayayım diye, hazmedilmeyecek şeyleri atıyorsunuz içinize; bu defa siz kırılıp dökülüyorsunuz. İşin aslı bu’ diyerek sürece karşı duruşunu gösterdi. Dershane tartışmaları sırasında Taraf Gazetesi’nin rolüne de önemle işaret etmek gerekir. Tartışmaların patlak verdiği bu günlerde eski defterleri karıştırmak, her gün yeni bir belge yayınlamak bize yine bu gazetenin Ergenekon ve Balyoz davalarındaki rolünü hatırlatıyor. 2004 MGK kararlarının Hükümet tarafından uygulandığını söyleyene gülerler. Ama Taraf gazetesi gibi Hizmet vakfının gazete ve televizyonları da buna inanmış. Şöyle 10 yıl geriye bakıp kaç tabunun yıkıldığını hatırlamak isteyenimiz var mı? Bunları söylerken Andımızın kaldırılmasına, fişlemelere ayrı bir parantez açmak gerekir. Bürokratların, ‘Şu cemaate yakın, bu gruba yakın’ şeklinde not edilmesi de 2013 Türkiyesi’ne yakışmadı. Demek ki, kim gelirse gelsin, işler kolay değişmiyor! Mutlaka birileri istihbarı açıdan uyuyorsa da birileri yine uyanık ve takipte. Halk tartışmalardan inanın yoruldu. Bugün sokağa çıkın marjinal grupları bir kenara bırakırsak kimse bu tartışmalardan memnun değil, Dershanelerde bir orta yol bulunmalı. Ne sayın Başbakan’ın, ‘Anneler bana gelip ahırımdan davarımı sattım çocuğumu okuttum, çocuklarımızın hafta sonlarını çalmayacağız’ açıklamaları unutulmalı, ne de dershanecilerin, eğitimcilerin sağ duyulu mesajları göz ardı edilmeli. Son söz: Kim kazanır? Bence ne hükümet, ne de hizmet vakfı.. Türkiye bakın 10 günden beri bu konuya kilitlendi. Ne oldu Suriye’de Ne oldu ABD İran diyaloğu. Ne oldu Mısır’daki yönetim? Bu gelişmelerin içinden CHP’ye, muhalefete bakmak lazım. Muhalefet geçmiş yıllarda yapamadığı yapıyor. Süreci iyi değerlendiriyor. CHP türbanın önünü açtı. Cemaatlerle de barışma noktasında. Kuşkusuz CHP içinden itirazlar olacak. Ancak, CHP geliyor havası eserse bu kartopuna döner. Şunun için döner. AK Parti Türklük kelimesiyle o kadar oynadı ki, özellikle bu bölgede birçok insan bekliyor. Kime vereyim diyor. Hizmet vakfıyla kavga başlamadan Diyarbakır açılımı kaçacak oyları telafi edecek mi? Başbakan her defasında bir sıçrama yolu buldu.