CHP Trabzon Belediye Meclis Üyesi Ömer Dayı’nın aşağıda yer alan istifa açıklaması gibi çok daha metin düşecek önümüze. O metni okuyarak başlayalım:

“Mahalle Başkanlığı görevini yaptığım, üç dönem boyunca Meclis Üyesi olarak onur ve gururla hizmet ettiğim, Ata ocağımız ve ikinci ailemiz olarak gördüğüm Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum.

Bu karar, partimizde yaşanan butlan süreci, kayyım anlayışı ve demokratik değerlerden uzaklaşan yönetim anlayışının bir sonucudur.

Siyaseti hiçbir zaman makam, mevki ya da çıkar için yapmadım. Tek gayem; ülkeme, memleketime ve milletime hizmet etmekti.

Bugün de aynı inanç ve aynı sorumluluk duygusuyla siyasi mücadeleme devam edeceğim. Bundan sonraki siyasi yolculuğumu Yeni Parti çatısı altında sürdüreceğim.

Çünkü inanıyorum ki bugün; demokrasiye, adalete, umuda ve millet iradesine sahip çıkma günüdür.

Bugün; Yeni bir söz söyleme, Yeni bir siyaset anlayışı ortaya koyma, Yeni bir yol haritası çizme ve Türkiye’nin geleceği için yeni adımlar atma zamanıdır.

Bugüne kadar birlikte yol yürüdüğüm, omuz omuza mücadele verdiğim tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyor; bundan sonraki süreçte de milletimizin ve ülkemizin yararına olacak her mücadelede aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.”

Çocukluğundan beri CHP çatısı altında siyaset yapan ve sevilen isim Ömer Dayı’nın vedası, CHP’ye kim kalacak sorusunu bir kez daha sormamıza neden oldu.

Mutlak Butlan’a giden yolu Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Barış Yarkadaş, Berhan Şimşek ve Mehmet Sevigen ile AK Parti’ye yakın medya kuruluşlarının da ateşe odun taşıyarak açtıklarını gözlemlendi.

Gelinen noktada iş kavganın da ötesine geçti. Derler ya, ‘belden aşağıya vurmak.’ Operasyonlar sırasında belden aşağı olayları gördük ama asıl belden aşağı vurmak İstanbul’da Kılıçdaroğlu’nun rozet takma toplantısı sonrası yapılan haber ve yaşanan tartışmalar oldu.

Birgün Gazetesi muhabirinin cast ajanslıların içine girdiği ve onlarla birlikte para karşılığı Kılıçdaroğlu’nun rozet takma töreninde kalabalık oluşturduğuna yönelik iddiaların üzerine kurduğu haberi işi bambaşka bir noktaya taşıdı.

Haberin neden bu kadar etkili olduğuna gelince, gerçekte de Yeni Parti ile gitmeyenler bile, şu anda tavırlarını netleştirmiş değiller.

Kılıçdaroğlu ile yürüme kararı vermediler.

Fanatik CHP’liler bile ‘Ben CHP’de kaldım, oyumu da CHP’ye vereceğim’ demiyor.

Daha önce de yazdım, Özgür Özel süreci hiç kimsenin tahmin edemeyeceği kadar etkili götürdü ve ondan sonra da kopmayı gerçekleştirdi.

Zamanlama siyasette çok ama çok önemlidir.

Özgür Özel’de bu zamanlamayı iyi yaptı.

Bundan sonra Kemal Klııçdaroğlu söylemlerini sertleştirecek ve aynı tonda cevap bulacak.

Bir koltuk için bunlar yapılır mı? dediğinizi duyuyorum.

Koltuk için neler yapılmadı ki!

Osmanlı’da kardeş kardeşi katletti.

Türk siyasetinde yapılanlar farklı değil.

Entrika var, iftira var, kelle alma var.

Tek fark, kan ve acı yok!