Fındık hasat zamanı geldi. Bahçelerde fındık hazır, üretici hazır, işçi hazır. Ama ortada fiyat yok. Aslında fiyat açıklamak da gereksiz! En iyisi; çiftçi fındığını toplasın, çuvallara doldursun, sonra da nereye teslim edeceği konusunda kendisine gelecek talimatı beklesin!

Böylece ne fiyat açıklama zahmeti olur, ne üreticinin kafasını karıştırmaya gerek kalır, ne de çiftçinin "Benim emeğim kaç para ediyor?" diye düşünmesine zahmet etmemiş olursunuz!

Nasıl olsa üretici üretmeye devam eder.

Zarar etmeye alışkındır. Borçlanmaya alışkındır. Maliyetlerin altında ezilmeye alışkındır. Ama nedense bir türlü emeğinin karşılığını almaya alışamamıştır!

Ne güzel sistem! Çiftçi üretsin, başkaları kazansın. Çiftçi risk alsın, başkaları fiyat belirlesin. Çiftçi alın terini ortaya koysun, başkaları masa başında nasıl daha zengin olurumum hesabını yapsın. Sonra da dönüp çiftçiye; "Şükret!" desin.

TMO ürünü almayınca, ‘kaliteli fındık mı ürettiniz, dönümde 60 kg’a kadar düştük, dünya piyasasında yüzde 85’lerden yüzde 60’lara geriledik’ diye tüm taleplerin önünü kesmeye çalışsınlar.

Çiftçiye sadece fındığını ne zaman toplayacağını ve kime teslim edeceğini bildirin yeter! Nasıl olsa üreticinin fiyat konusunda bir derdi yok. Varsın alın terinin de bir fiyatı olmasın! Yeter ki birileri kazanmaya devam etsin.

Çiftçi mi? O zaten çalışır.. Hem de her yıl yeniden.

Çünkü bu ülkede üretmek zorunda olanların sesi duyulmasa da, onların ürettiğinden kazananların sesi nedense hep çok gür çıkıyor!

Buraya kadar olan iğneleyici sözler, Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Cemil Pehlevan’a ait.

Buradan devam edeyim,

Tüccar ve büyük ihracatçılar fındıkla ilgili her yıl bir olumsuzluk buluyor ve bunu planlı bir şekilde yayarak, fiyatı aşağıya çekiyorlar.

Şu ana kadar en etkili silahları ‘fındık rekoltesi fazla’ mesajı idi. Piyasada arz fazlası olacak denilerek fiyatı baskı altına aldılar.

Geçen yıl ise kokarca bahanesiyle TMO, randımanlar çok düşük diye fındık almadı. Buna rağmen fındık fiyatı 300 TL’yi devirdi. Sonra ‘Avrupa, Türkiye’den alımı bir iki hafta durdurdu’ diye yayıldı ve fındık 160 TL’ye kadar geriledi.

Bu sezon kokarca azaldı, her üretici iki kez ilacını vurdu ve mevsimde çok kurak gitmedi. Fındık hem sağlam hem de dolu dolu geliyor.

Bakalım apartmandan villaya çıkanlar, yetmedi yaylalara karataş ev yapanlar, fındığa bu kez ne kulp bulacaklar!

Bu defa da, ‘üretici fındığa çok ilaç vurdu. İtalya, Almanya, İsviçre gibi büyük alıcılar fındığa şüphe ile bakıyor’ der fiyat 300 TL’den açılsa bile üretici yine fındığını satamaz.

Diyeceğim tek söz var.

FKB’yi, sadece Samsun ve Sakarya bölgesinin fındığını alıp, kendisini destekleyenleri delege yazarak 20 yıldır elinde tutan Lütfi Bayraktar’ı nerede görürseniz yakasına yapışın.

‘Sen kimsin, FİSKOBİRLİK babanın çiftliği mi’ diye silkeleyin.

Anladım, milletvekili ve dokunulmazlığı var.

Olsun yakaya yapışmak suç değil!