Hemoroit, toplumda sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alırken tuvalet alışkanlıklarının hastalığın gelişimindeki etkisi yeniden gündeme geldi. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, özellikle kronik kabızlık, uzun süre ıkınma, ishal, uzun süre oturma ve ağır kaldırmanın hemoroit oluşumunda etkili olabileceğini söyledi. Alaturka ve alafranga tuvaletleri de karşılaştıran Bük, anatomik açıdan alaturka tuvalette dışkılamanın daha kolay gerçekleştiğini belirterek, alafranga tuvaletlerin hemoroidal hastalıkları artırabileceği görüşünü paylaştı.

Klozet kullanımı hemoroit riskini artırıyor mu?

Doç. Dr. Ömer Faruk Bük’e göre dışkılama sırasında vücudun aldığı pozisyon önemli rol oynuyor. Alaturka tuvalet kullanımında makat bölgesindeki anatomik açılanmanın dışkılamayı kolaylaştıracak şekilde düzeldiğini belirten Bük, alafranga tuvalette ise bu açının daha az değiştiğini söyledi. Bu nedenle dışkılamanın klozette bir miktar daha zor olabileceğini ifade eden uzman, kendi değerlendirmesine göre alafranga tuvalet kullanımının hemoroidal hastalıkların artmasına katkıda bulunabileceğini dile getirdi. Bük’ün açıklamasında özellikle uzun süre ıkınmanın ve kabızlık sorununun göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.

Uzun süre tuvalette kalmak neden önemli?

Hemoroit açısından yalnızca tuvalette geçirilen sürenin değil, bu süre boyunca ne yapıldığının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Bük, dışkılamak için uzun süre beklemenin ve sürekli ıkınmanın risk oluşturabileceğini söyledi. Kabızlık çözülmeden dakikalarca hatta daha uzun süre dışkılamaya çalışmanın hemoroit ihtimalini yükseltebileceğini belirten Bük, makat çatlağının da kabızlık ve ishalle ilişkili olabileceğini ifade etti. Uzman, dışkılama sırasında gereksiz zorlamadan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

Havuzlardaki el ayak ve ağız hastalığı tehlikesine dikkat
Havuzlardaki el ayak ve ağız hastalığı tehlikesine dikkat
İçeriği Görüntüle

Hemoroidin en önemli nedenlerinden biri kronik kabızlık

Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, hemoroit oluşumunda en önemli etkenlerden birinin kronik kabızlık olduğunu söyledi. Kabızlık yaşayan kişilerin dışkılama sırasında sürekli ıkınmasının bağ dokusunda gevşemeye yol açabildiğini belirten Bük, bunun sonucunda hemoroidal yapıların aşağı doğru sarkabileceğini ifade etti. Uzun süreli ishalin de hemoroit oluşumuna katkı sağlayabileceğini söyleyen uzman, hastalığın bulaşıcı olmadığını da özellikle vurguladı. Aile geçmişinin de bazı hastalarda etkili olabileceğini belirten Bük, yaşam alışkanlıklarının hastalığın ortaya çıkmasında önemli olduğunu kaydetti.

Uzman hemoroit riskini artıran etkenleri sıraladı

Doç. Dr. Bük’ün açıklamasına göre hemoroit oluşumunda tek bir neden bulunmuyor. Birden fazla alışkanlık ve sağlık problemi riski artırabiliyor.

Risk faktörü Uzmanın değerlendirmesi
Kronik kabızlık Sürekli ıkınmaya yol açabiliyor
Uzun süreli ishal Hemoroit gelişimine katkı sağlayabiliyor
Ikınma Bağ dokusunda gevşemeye neden olabiliyor
Uzun süre oturma Önerilmeyen alışkanlıklar arasında
Ağır kaldırma Hemoroit riskini artırabiliyor
Aile geçmişi Yatkınlıkta etkili olabiliyor

Acı ve baharat hemoroit yapıyor mu?

Toplumda yaygın olarak düşünülenin aksine Doç. Dr. Bük, acılı ve baharatlı yiyeceklerin doğrudan hemoroit nedeni olmadığını söyledi. Ancak bu tür yiyeceklerin mukozayı tahriş ederek bölgede ağrıya yol açabileceğini ifade eden Bük, ağrı nedeniyle yeterli gevşemenin gerçekleşmemesinin ıkınmayı artırabileceğini belirtti. Bu durumun dolaylı olarak hemoroit riskini yükseltebileceğini anlatan uzman, özellikle kabızlık ve dışkılama alışkanlıklarının daha belirleyici olduğuna işaret etti.

Hemoroit tedavisi herkeste aynı şekilde uygulanmıyor

Hemoroidin iç ve dış olmak üzere farklı türlere ayrıldığını belirten Doç. Dr. Bük, tedavinin hastalığın türü ve evresine göre değiştiğini söyledi. Dış hemoroidin bazı durumlarda daha ağrılı olabildiğini, büyük veya enfekte vakalarda cerrahi müdahalenin gerekebildiğini ifade etti. İç hemoroitte ise önce ilaç tedavisinin değerlendirilebildiğini belirten Bük, hastanın verdiği cevaba göre lazer ya da klasik cerrahi yöntemlerin gündeme gelebileceğini aktardı. Her hastaya aynı yöntemin uygulanmadığını vurgulayan uzman, bazı hastalarda birden fazla tedavi seçeneğinin birlikte kullanılabileceğini söyledi.

“Önemli olan ağrısız ve kanamasız dışkılama”

Hemoroit hastalarının zaman zaman bölgenin görünümüne odaklanabildiğini belirten Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, tedavide asıl hedefin estetik olmadığını söyledi. Makat çevresindeki cildin işlev açısından büyük önem taşıdığını belirten Bük, gereksiz doku kaybının darlık ve yara dokusu oluşumu gibi sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Bu nedenle günümüzde tedavilerde mümkün olduğunca cildi koruyan yöntemlerin tercih edildiğini anlatan uzman, temel amacın kişinin ağrısız ve kanamasız şekilde dışkılayabilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Kaynak: İHA