Fon olayı kadar konuşulan bir diğer nokta ise Fatma Betül Sayan Kaya’nın Tera Yatırımdan bir koyup onlarca katını kazanması. Fatma hanımın annesi İstanbul kadın kolları başkanı iken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’da İl başkanı idi.
Erdoğan, Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı hem de Cumhurbaşkanlığı döneminde Sayan ailesine güvendi ve önemli görevler verdi. Erdoğan’ın uçağına en fazla binen milletvekili de Fatma Hanımdır.
Cumhurbaşkanı, Fon olayının patlak vermesinden sonra, Sayan Kaya ile görüşmeyerek tavrını koydu, istifasını istedi ve aldı.
Fatma Sayan Kaya’nın, eşiyle birlikte fondan aldıkları ödeme 2 milyar TL’nin üzerinde.
Bu parayı geri verdiği ifade ediliyor. Ancak, Fonlardan tüyo alıp böyle bir olaya girmenin bedeli, gelirin iki katının geri iadesini gerektiriyor.
AK Parti’nin gündeminde eski bakan var. Ya eşi ya da Fatma Hanım yargılanacak.
Asım Aykan gibi AK Parti kurucusu, Trabzon Belediye Başkanlığı ve Trabzon Milletvekilliğini 2 dönem yapmış bir isim, eleştirdi ve bunu da açık olarak paylaştı.
‘Eğer şimdi neşteri vurmaz isek, sandıkta bize neşteri vururlar’ dedi.
Asım beyin Facebook’taki açıklamasına yorum yağdı.
Bunlardan birisi İbrahim Çavdar isimli takipçisinden.
Bu takipçi diyor ki, “Asım bey, bunların kat, kat fazlası karşı cenahta oldu. Onların Belediye Başkanlarını eleştirdiklerini gördünüz mü? Suçluluk psikolojisi ile karşı tarafa koz vermemek lazım. Kol kırılır yen içinde kalır.”
Bu cevabın ardından, Fatih Erol’dan Asım Aykan’a tam destek geldi:
“İbrahim kardeşim kol kırılsın, yen içinde kalsın diyorsun da kol yenin içinde ne olacak? Ya kangren olacak ya da orada kalıp kırılan kol eğri kaynayacak. Asım bey, kangren olmadan önlem alınsın istiyor.”
Yorumlara bakıldığında üzerine gidilmesi ve Fatma Hanımın da yargılanması yönünde bir beklenti var.
Ancak şu ince noktayı da atlamamak lazım.
Özellikle AK Parti’nin kuruluşunda, herkes kaçarken davayı sırtlayan ve zaman içinde de kendini kenarda bulanların eleştirilerini daha fazla görüyoruz.
Bülent Arınç’ın sık, sık çıkıp eleştiri yapmasının sebeplerinden birisi de budur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Köksal Toptan, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, İsmail Kahraman, İsmet Yılmaz, Binali Yıldırım, Mustafa Şentop’a, istişare kurulundan görev vermesi bile, siyasetin duayeni bu isimleri kesmiyor!
Fikir sunan değil, talimat vermek istiyorlar.
Bu Demirel’le Özal’la, Mesut Yılmaz’la siyaset yapanlarda böyle değil mi idi? Daha fazlası vardı.
Ben yoksam gerisi tufan olsun diyenleri çok gördük biz!