Ali Köse’nin “Ömür Mirası” kitabının beni en çok etkileyen ikinci bölümü 1979-1986 dönemini, Kars’ın Tuzluca ilçesine bağlı Güllüce Köyü’ndeki zorlu Türkçe öğretmenlik yıllarını anlatıyor. Adeta bir polisiye romanı andıran bu çetin yıllar okuyucuyu olayların içine çekip adeta yaşatıyor. İnsan içinden “Neler çekmiş bu insanlar?” diyesi geliyor.

Genç ve idealist bir eğitimcinin bir köyün kaderini nasıl değiştirdiği ve okulu nasıl dönüştürdüğü ibretle okunuyor. Bunu yaparken halkla nasıl bütünleştiği ve ne gibi fedakârlıklar gösterdiği anlatılıyor. O günleri bugünlerle karşılaştırdığımızda nereden nereye geldiğinizi de görüyoruz.

“Ömür Mirası” kitabının üçüncü bölümünde Ali Köse’nin memleketine döndüğü, Çaykara’nın Karaçam Köyü’nde görev yaptığı 1986-1989 yılları anlatılıyor. Bu bölümdeki çevreye dair tespitler ve tahliller o zamanın Çaykara’sına ve yönetim anlayışına ışık tutuyor.

Ali Köse, “Ömür Mirası” kitabının dördüncü bölümünde Düzköy Lisesi’ne müdür olarak görevlendirildiği 1989-1992 arasında geçen yılları anlatıyor. Beşinci bölümde 1992-1995 yılları arasında Ali Köse artık memleketi Tonya’dadır ve Tonya İlçe Milli Eğitim Müdürüdür. Bir türlü yerinde durmayan Ali Köse, 1995-2002 seneleri arasında Kelkit’tedir ve Kelkit eğitiminin en başında, yani İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğundadır. Burada 7 yıl kaldıktan sonra Siirt Milli Eğitim Müdür Yardımcılığına tanır. 2 yıl kaldığı Siirt’ten yolu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak memleketi Trabzon’a evrilir. Nihayet durulmuştur. 2004-2015 yılları arasında11 seneyle en uzun görevini burada gerçekleştirir. Trabzon’dan sonra Karabük yollarına düşer. 2015-2019 yılları arasında da Karabük İl Milli Eğitim Müdürü olarak 4 yıl çalışır. Buradaki müdürlük görevinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Birimi ve Araştırmacılık görev sıfatıyla 2018-2021 yılları arasındaki başkent Ankara’daki, kendi deyimiyle atıl görev yılları başlar. Ali Köse, 2021 yılında emeklilik kararı alır. Bu yıllara ait izlenimler kitabın 11. bölümünde anlatılır. 12. ve son bölümde ise “Birikimler ve İzlenimler” başlığı altında son değerlendirmeler okurla paylaşılır. Böylece 66 yıllık dolu dolu bir ömrün görevlerle dolu serencamı tamamlanır.

Ali Köse’nin “Ömür Mirası” kitabını incelediğimde bir insanın disiplinli bir çalışmayla ve adanmışlık ruhuyla neler yapabileceğini gördüm. Ali Köse Hocam bu memleketin liyakat sahibi bürokratlarından biriydi. Bunun satır aralarını “Ömür Mirası”nda açıkça görüyoruz. Keşke bütün idareciler önce işim, sonra şahsî hayatım diyebilse; diyemeyecekse de idarecilik gibi ağır ve sorumluluk gerektiren bir işe talip olmasa!

“Ömür Mirası” kitabını okuyanlar, verimli ve başarılı bir hayatın nasıl yaşanması gerektiğine dair yüzlerce örnek hadiseye şahit olacaklardır. Bu kitap sadece Ali Köse’nin kişisel hayatını anlatmıyor, başarılı ve idealist bir yöneticinin nasıl olması gerektiğini de anlatıyor. Anlatılanlar şahsî bir hayatın yansımaları gibi görünse de, aslında başarılı olmak isteyenlere, hayatı verimli ve doğru yaşamak isteyenlere de bu anekdotlar örnek teşkil ediyor. Bu yüzden bu kalın kitabı sabırla okuyan kişiler ondan pek çok hayat dersi çıkaracaktır.

Ali Köse Hocam çok doğru bir karar vererek hayatını ve hatıralarını böyle kapsamlı bir kitapta bir araya getirmiş. Zira hepimiz fâni varlıklarız. Emrihak vaki olunca yaşadıklarımızın bir gün toprak olmasını istemiyorsak onları insanlarla paylaşmalı, tecrübelerimizden istifade etmelerini sağlamalıyız. Özellikle belli makam ve mevkilere gelen, hayatı dolu dolu yaşayanlar hayat ve hatıratını yazmayı ihmal etmemelidir. Bu kitaba belki bir de “Dostlarının Gözüyle Ali Köse” başlığı altında hatıralar eklenebilirdi. Fakat zaten çok kalın olan söz konusu kitap bu sefer normal kitap hacminden çok daha uzaklaşırdı. Yaşarken “bir ömrün hülâsası” diyebileceğimiz böyle kıymetli bir kitabı büyük bir cesaret örneği göstererek kaleme alan değerli bürokrat ve eğitimci Ali Köse’yi yürekten kutluyorum. Rabbim bundan sonraki hayatında kendisine sağlık, mutluluk ve esenlikler nasip eylesin.