Siyaset bu ya, gözümüze baka baka :"Karadeniz'e tren gelecek ve Güney Çevre yolu da yapılacak " diyorlar... Ama çıkmaz ayın son perşembesine demiyorlar. *** Evet Tren gelecekmiş. Oysa biz daha Trabzon'un olmazsa olmazı "Güney Çevre Yolunu" pro

Siyaset bu ya, gözümüze baka baka :"Karadeniz'e tren gelecek ve Güney Çevre yolu da yapılacak " diyorlar... Ama çıkmaz ayın son perşembesine demiyorlar. *** Evet Tren gelecekmiş. Oysa biz daha Trabzon'un olmazsa olmazı "Güney Çevre Yolunu" proje safhasına getirtememişiz. Yıllardır yakarıyoruz... Sonuç: Hiç... *** Çünkü şifa başbakandadır. Onun ağzından çıkacak "olsun" sözcüğüdür çözüm. Yoksa gerisi yalan değilse de oyalamacadır... *** Bakın daha dündü 3. Boğaz Köprüsü, yada Yavuz Sultan Selim Köprüsü mevzu edilirken şimdilerde hızla yükselmeye başladı ve bir kaç yıla kalmaz bitiverir. Ama biz tren yolunu ve güney çevre yolunu daha kaç boğaz köprüsü bekleriz, Allah bilir... *** Oysa bizler onlarca yıldır illa da Güney Çevre yolu ve tren yolu diyoruz. Bunu şehrin gelişmesi, genişlemesi ve sahil geçişinin gerektirdiği hıza erişmesi için istiyoruz. *** Yani bu sahil yolu ve tren yolu sadece Trabzonlunun meselesi değil, tüm Karadeniz'in; bu bölgeyle gönül hukuku olanların, hatta bölgeyle işi gücü olanların ihtiyacıdır. *** Ancak, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: "Trabzon Çevre yolunu yapmak çok  pahalı; onun için vazgeçtik" diyor. Nedense bu şehir ve bu bölge  koca Türkiye Cumhuriyetine pahalı gelmektedir. Onun içindir ki, bu şehir ve bu bölge gitgide  tüy sıklet kalmıştır. Tüylenememiştir. Yani şehrin ve bölgenin sahil bandında yer yoktur daha fazlasına. Onun içindir ki; İn aşağı Ganita, çık yukarı Boztepe. *** E, canım "Büyük Şehir" oldunuz ya. Büyüdük de başımız göğe mi erdi? Şehirden göçler mi durdu? Sanayi yatırımları gelmiş ve oğullarımız, kızlarımız iş güç sahibi mi oldular? Metrolarımız... Mavi mavi Trenlerimiz... Troleybüslerimiz mi oldu? Raylı sistem ulaşım araçlarımız. Kıyılarımızda iskeleler, yolcu vapurlarımızla mı oldu? Sahilde gazino ve kafeteryalarımız... İçlerinde cepleri paralı mutlu müreffeh kimselerle mi oldu? *** Evet, bu şehir  bu ülkeye pahalı geliyor. Bu şehir çok şey istiyor(!) Güç sahiplerinin sinirini bozuyor bu şehir. *** Oysa lezzetli Akçaabat köftemiz. Tonya peynirimiz var. Vakfıkebir ekmeğimiz var. Ve de dünya çapında horonumuz. *** Yani demeleri odur ki: Susun! Oturun oturduğunuz yerde.... Yiyin ekmeğinizi, peynirinizi, köftenizi... Vurun kemençenin yayına/Bakmayın trenine, rayına...