Antalya’da gazeteci kim var dendiğinde ilk akla gelen isim Mevlüt Yeni’dir. Arkasından da kentteki Trabzonspor bayraklarına kafayı takmış İbrahim Okumamış..
Yazılı basının güçlü olduğu dönemde gazetelerde imzası çok çıkar ve Okumuş bir kişinin soyadı ‘Okumamış’ olunca dikkat de çekerdi.
Okumamış’ın son iki yazısını da okudum.
Diyor ki, ‘Antalya Yol Yapı İnşaat bu şehirde ekmek yiyor. Daha önce şirketin merkezindeki direkte Bordo-Mavi bayrak vardı. Bu doyduğunuz yere hakarettir’ yazınca bayrağı kaldırdılar. Şimdi ise OSB’deki şantiyelerine astılar. OSB kamunun malı Trabzonspor bayrağını oradan da indirmeliler.”

İbrahim beyin yazısından anlıyoruz ki, yazarın hassasiyetine saygı gösteren Antalya Yol Yapı İnşaatın başkan yardımcısı Kerim Albayrak bayrağı kaldırtmış.
Doğru, Antalya’nın birçok bürokratı Trabzonlu. Ancak, Trabzonlu bürokratların her biri Antalya’nın güvenliği, Asayişi ve Turizmi için canla başla çalışıyor, orada tatil yapmıyorlar! Trabzonlu olmanın çalışkanlığını orada ortaya koyuyorlar.
Trabzonspor şampiyon olduğu yıl başkanlığını eski Antalya Emniyet Müdürü Cemil Tonbul’un yaptığı Trabzon Kültür Derneği bir Organizasyon yapmış ve Trabzonspor taraftarları kolbastı oynayıp yürüyüş yaparak 38 yıl sonra gelen şampiyonluğu kutlamışlardı.
Bu hoşgörüyü Trabzonlular unuttu mu? Hayır.

Antalya’da son maç 1-1 bitmişken, Trabzonspor otobüsüne taş isabet etmiş iken Şehir dışında Organize Sanayi Bölgesindeki tesislerine Bordo-Mavi bayrak asan iş insanına ‘O bayrağı oradan indireceksiniz’ dersen o da sana ‘Orada dur..O kadar da değil’ der.
İbrahim kardeş evet orada dur. Eğer bir bayrak, flama veya renk bölücülük yapmıyorsa, Antalyalıyı tahrik edecek bir yerde asılmıyorsa ki, öyle bir tahrik amacı da yok. Sayın Albayrak o bayrağı neden indirsin ki?
Trabzon’da sık kullanılan bir söz vardır, ‘Musa, musa da o kadar da uzun boylu değil!’
“EL ELE ÇIKMAK CESARET İSTER”
Trabzonspor-Fenerbahçe… Bu iki kulübün adı yan yana geldiğinde artık sadece futbol konuşulmuyor. Yılların biriktirdiği öfke, kırgınlık ve güvensizlik sahaya iniyor.
Oysa bu hikâye böyle başlamamıştı. 95–96 sezonu öncesinde Trabzonspor’un iyi anlaştığı kulüp Fenerbahçe’ydi. Ne olduysa o yıldan sonra oldu. Rekabet sertleşti, sözler ağırlaştı, ilişkiler koptu.
2011 ise iplerin tamamen kopuşuydu. Öyle ki bu uğurda can verenler bile oldu. Trabzonspor’un haklılığı ağır basıyor. Dosyalar, belgeler, raporlar ortada.
Unutmamamız gereken bir gerçek var: Sahaya çıkan futbolcular 95–96’yı oynamadı. 2011’in aktörü değillerdi. Onlar sadece top oynamaya geliyor. Geçmişte yöneticilerin hatalarının hesabı mahkemelerde, bilirkişilerde sorulmalı.

Bu yüzden soruyorum: Trabzonspor ile Fenerbahçe sahaya el ele çıksa ne kaybederiz? Bu bir teslimiyet olmaz. Bu “unutuyoruz” demek değildir. Bu sadece şunu söyler: Artık sahada konuşalım.
Tribünde çılgınca alkışlayalım takımımızı. Sonuna kadar destekleyelim. Ama taşkınlık yapmayalım. Provokasyona gelmeyelim.
Kirli eller değil, iyi oynayan kazansın. Trabzonspor Anadolu’nun abisidir. Fenerbahçe bu ülkenin köklü kulüplerindendir. Bu iki camia düşman olmak zorunda değil; rakip olmak zorunda.
Biliyorum.. bunu yazınca tepki gösteren de olacaktır. Ama neresinden bakarsanız bakın doğru birdir. Bir yerden adım atılacaksa, Türkiye’nin en büyük maçlarından birinde, yarın atılsın. Belki de en cesur başlangıç budur.
NASIL KAZANIRIZ!
Cumartesi akşamı oynanacak olan maç Trabzonspor için çok önemli. Nedeni ise, Trabzonspor başkanlığına geldiği günden itibaren tek bir derbi galibiyeti olamayan bir Başkan ve Yönetim var. Yine Trabzonspor Teknik direktörü Fatih Tekke de benzer şekilde, halen İstanbul’un 3 büyük takımına karşı galibiyet alabilmiş değil. Hafta sonu oynanacak olan maç bu pencereden bakınca büyük bir fırsat.

Fenerbahçe’nin de ligde şu ana kadar oynadığı en kritik maç. Fenerbahçe eğer yenilir veya berabere kalırsa Galatasaray iyice kopacak. Ve kalan 11 hafta da skorlar çok değişmeyecek. Onun için Fenerbahçe saha içi saha dışı gücünü kullanacak. TFF ve hakemlerdern yana bir sorun olacağını sanmıyorum. Bu kadar insanı Bahis oynadığı için al içeri at, sonra da Fenerbahçe maçında kate kule yapmaya çalış. Bu kesinlikle kabul edilemez. Gözümüz hem Orta hakemde hemde VAR’da olacak.
Maçta Onana’nın performansını çok merak ediyorum. Onana kritik kurtarışlara imza atarsa Trabzonspor maçtan galip çıkabilir.
AKDENİZ HAZIR..

Trabzonspor Fenerbahçe maçının heyecanı tüm Türkiye’ye yayıldı. Pahalı olsa da biletlere yoğun ilgi var. Antalya’da Trabzon Kültür Derneğinin Başkanı Cemil Tonbul Müdür de kaşkolunu taktı ve maç akşamını bekliyor. Sürpriz yapıp maça da gelebileceği öğrenilen Cemil Tonbul, ‘Derbi maçı kazanmak için artık bekleyecek zamanımız yok. En uygun gün, en uygun ortam ve en sorunsuz Trabzonspor. Çıkın oynayın ve kazanın’ dedi.
ŞAŞKINIM..
Olacak iş değil. Fenerbahçe, Galatasaray ve diğerleri. Şimdi de Efes fırtınaya tutulacak. Trabzonspor Basketbol takımı her halde sadece beni değil, tüm Türkiye’deki sporseverleri şaşırtmıştır. Tam 10 maçta 10 galibiyet.
Basketbol şubesi yeniden kurulurken şöyle demiştim: ‘Ya bu işe neden yine girdiler. Trabzon’da bu iş olmuyor. Sonra şube kapanıyor, al sana borç yığını!’
Anormal işler oldu.
Bu kadroyu nasıl kurdular, bu kadar etkili oyun nasıl oynadılar doğrusu bende şaşkınım. Şimdi Hayri Gür’ün tribünleri de doluyor. Bu takım Efes’i de devirirse muhteşem bir iş olur. 41 kere Maşallah.
BU SAVAŞI DA KAZANDI!
Kamil Büyükdağ. Trabzon’daki Bayburt Gençlik Boks Kulübünün Başkanı. Pelitli Mahallesinde uzun süredir aradığı yeri sonunda Başkan Ahmet Metin’in de ilgi ve desteğiyle buldu. Çocuklarla yeni bir salonda yeni bir sürece yelken açarken bana da bir mektup göndermiş:

“Sevgili Yusuf abi, Pelitli Sahil Camii altında bize tahsis edilen salonda Pazartesi, Salı. Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri saat 17.00 ile 19.00 arası çocuklarımızla Boks antremanımızı yapıyoruz. Çocuklarımız yakın ilgi alaka sevgiden dolayı beni çok seviyor. Aileler de ‘bu işi kimse yapamaz hocam senden Allah Razı olsun” diyor. Biz çalışıyoruz. ‘Sen çocuklarımızı almadan evden onlar gelemez, bizde getiremeyiz.” diyorlar. Evlerine bırakıyorum. Bu hizmetin bir tek yapılabilirliği var, Allah için yapılır. Ben o minik yavrularımıza Sporla eğlenceyle Namazı da sevdiriyorum. Ailelerde bundan dolayı çok, çok mutlu ve bana teşekkür ve dua ediyorlar. Bugün meydanda yeni Valimizi gördüm. Sohbet ettim, ziyarete geleceğini söyledi. Mutlu oldum. Sevindim. İl Müftümüz Kuran-ı Kerim hediye ederek, Ortahisar Müftümüz Özcan beyle tatlı alarak çocuklarımızı ziyarete geleceklerini söyledi. Yeni gelen Emniyet müdürümüz de Fenerbahçe maçını atlatalım geleceğim dedi. Siz değerli TAKA gazetesinin yeşerttiği hizmet ateşinin yandığı güzel gelişmeler beni daha fazla çocuklarımıza ulaşarak onların gönüllerine girmeme öncü oluyor. Taka gazetesi ailesine, gençlere ve çocuklarımıza hizmete öncülüğünüz ve hassasiyetinizden dolayı teşekkürlerimi arz ederim.’
BİRAZ DA NOSTALJİ

Trabzon Yavuz Selim Stadı. Trabzon futbolunun ağabeyi Kıllı Recep, Hatay Yurdakul ve Nihat Usta aynı karede. Osman Diyadin önde oturuyor.